Hertürlü

Konuşlanmış bilgi öbeği
Sanal Tur
_

Her insan gün içinde terler. Şüphesiz vücudunuz daha fazla efor sarf ettikçe terleme miktarı da buna bağlı olarak artmakta. Büyük kentlerde iç içe yaşayan insanların birbirleriyle fiziksel etkileşimleri daha fazla olduğundan ter kokusu önemli bir sorun haline gelebiliyor. Hiç kimse içinde bulunduğu toplumdan ter kokusu yüzünden dışlanmak istemez.Genel olarak terlemeyi önleyen formüller aransa da, tıbbi olarak insan vücudunun terlememesini sağlayacak bir uygulama yoktur ve mevcut olan uygulamar ise insan sağlığını bozmaktan başka bir işe yaramaz.

Yazının devamını oku..

Yağlı cilt tipi, günümüzde hazır yiyecek tüketiminin bir alışkanlık haline dönüşmesiyle her geçen gün daha da fazla insanda görülen bir cilt tipi olmaktadır. Yağlı cilt tipine sahip insanlar özellikle ergenlik döneminde çok yoğun sivilce problemi yaşar ve bu dönemde sivilcelerin sıkılmasıyla ilerleyen dönemde yüz bölgesinde akne lekesi sorunlarını yaygın olarak yaşarlar.

Yazının devamını oku..

Yapılan araştırmalar sonucunda normal cilt tipinin, her geçen gün daha az sayıda insanda görüldüğü gerçeği ortaya çıkmıştır. Dünyamızın her gün biraz daha kirlenmesinin bir sonucu olarak hava şartlarının başka cilt olmak üzere tüm insan vücuduna zarar vermesi, normal cilt tipine sahip insanların sayısının sürekli olarak azalmasına neden olmaktadır. Normal cilt tipi; bilimsel olarak ideal cilt olarak kabul edilen ve yaşlılık etkilerinin diğer cilt tiplerine göre nispeten daha az görüldüğü bir cilt yapısı biçimidir.

Yazının devamını oku..

Kadınların en büyük problemlerinden biri olan saç kırıkları, özellikle saç uzatmak isteyen neredeyse tüm kadınların yaşadığı bir sorundur. Saçlar uzadıkça kırıkların artması, kuaföre gidilerek kırıkların aldırılmasına neden olur. Böylece de uzatılmaya çalışılan saçlar kesilerek, tekrar kısalmış olur. Saç kırıklarından korunmak için tüm kadınların yapmayı asla unutmaması ve bir alışkanlık haline getirmesi gereken ilk konu, saçların her zaman ıslakken taranmasıdır.

Yazının devamını oku..

Hastanelerde ve doktor çevrelerinde sıkça duyulan “Hipokrat Yemini” birçok insanın merak ettiği bir konudur. İnsanlar zannettiği gibi bu yemin gizli kapaklı bir konu değil aksine, oldukça açık ve her hekim tarafından edilen bir yemindir. Hipokrat yemini okulunu bitiren her hekimin, diplomasını aldıktan sonra ettiği sembolik bir yemindir. Hipokrat yemini her ne kadar sembolik bir durum olsa da, her şeyin ötesinde hekimini vicdanen bağlayan bir yemindir. Bu yeminin tarihsel açıdan incelenmesi sonucu; M.Ö. 1. yüzyılda yaşayan, tıp bilimi ile ilgilenmiş bir düşünür olan Hipokrat tarafından kaleme alındığı tespit edilmiş ve bu nedenden dolayı “Hipokrat Yemini” olarak anılmıştır.

Yazının devamını oku..

Ülkemizde genel olarak her insanın sağlık hizmetleri ile sorunu vardır ve çoğu zaman haklarını tam olarak gözetilmediğinden şikayet ederler. Hasta hakları; her insanın doğumundan itibaren sahip olduğu, karşılanması insanlık hakları çerçevesinde zorunlu olan haklar ve ihtiyaçlardır. İnsanların öncelikle kendi haklarının ne olduğunu tam olarak bilmesi, hastanelerden ve hekimlerden beklenen hizmetin doğru şekilde sağlanabilmesi açısında oldukça önemlidir.

Yazının devamını oku..

Saçkıran hastalığı her ne kadar saç ile anılsa da, bir cilt hastalığı olduğu için vücudun tüm bölgelerinde görülebilir. Saçlarda meydana geldiğinde estetik görünüm üzerinde olumsuz bir etki doğurduğundan, saçkıran olarak adlandırılmıştır. Saçkıran hastalığı üzerinde yapılan araştırmalar, bağışıklık sisteminde meydana gelen bazı işlevsel bozuklukların saç ve kıl dökülmelerine neden olduğunu göstermiştir. Saçkıran hastalığı kesin tedavisi olan ve hastaların neredeyse tamamının iyileşebildiği bir cilt rahatsızlığıdır.

Yazının devamını oku..

Mide kanseri hastalıkları, son yıllarda tüm dünya genelinde oldukça büyük bir artış göstermiştir. Modern tıbbın tüm gelişmiş imkanlarına rağmen mide kanseri, hala ölümcül kategoride sayılan ve oldukça tehlikeli bir kanser türüdür. Mide kanseri üzerine yapılan araştırmalar, bu hastalığın buzdolabı kullanımının yaygın olduğu ülkelerde daha az görüldüğünü ortaya çıkartmıştır. Bu nedenle oda sıcaklığında kalmış yiyecekleri tüketmenin, mide kanserine yakalanma ihtimalini arttırdığı düşünülmektedir.

Yazının devamını oku..

Horlama sorunu; horlayan kişinin uyku esnasında bilinçsiz olması nedeni ile horyalanı değil, daha ziyade horlayan kişinin çevresindekilerin rahatsız olduğu bir sorundur. Horlamanın nedenleri ile ilgili uzun zamandır yapılan araştırmalar, horlamaya birçok farklı durumun neden olabildiğini ortaya çıkartmıştır. Bu nedenden ötürü horlama sorunu yaşayan kişilerin çözüm arayışlarına, öncelikle uzman bir hekime başvurarak başlamaları gerekir. Hekim endoskopik muayene yaparak horlamanın kesin nedenini belirleyerek, tedavinin doğru şekilde yapılmasını sağlayacaktır.

Yazının devamını oku..

Sivilceler; cilt yüzeyinde çıkarak insanların dış görünümünü olumsuz yönde etkilemesinin dışında, daha sonra geride bıraktıklar izler ile de büyük bir sorun yaratmaktadır. Sivilcelerin iyileşmesinin ardından deri üzerinde lekelerin, çukurların ya da pürüzlü bir görünümün kalması kuşkusuz oldukça kötü bir görüntüye neden olmaktadır. Çoğu insan bu sivilce lekelerinden kurtulmak için pek çok yöntem denemesine rağmen kalıcı bir çözüm bulamamaktadır.

Yazının devamını oku..

Prostat hastalığı tüm erkeklerin korkulu rüyası hale gelen ve ilerleyen yaşlarda oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır. Prostat hastalığı ile ilgili halk arasından yaygın bir inanış olan; ayakta tuvalet ihtiyacını gidermek prostat hastalıklarına yakalanma ihtimalini arttırır, şeklindeki düşünceler tamamen yanlıştır. Bilimsel olarak ayakta tuvalet yapmak ile prostat bezinin büyümesi arasında hiçbir bağlantı yoktur çünkü prostat bezinin büyümesi apayrı bir sistemdir. Ancak ayakta tuvalet ihtiyacını gidermek idrarın bir kısmının idrar yolunda kalması nedeni ile daha farklı sorunlara yol açabilmektedir.

Yazının devamını oku..

Evlerde görülen yanık vakaları elektrik çarpması, kaynar su, aşırı derecede ısınan cisimler ve kimyasal maddeler gibi birçok farklı sebepten olabilir. Deride küçük kaşıntı ve kızarıklıklar şeklinde görülen birinci derece yanıklar, en hafif sayılabilecek yanık türüdür. Yaz aylarında güneş ışığına fazla maruz kalınması sonucu oluşan yanıklar, birinci derece yanıklar kategorisine girmektedir. Birinci derece yanıklar; herhangi bir tıbbi müdahale gerekmeden, birkaç gün içinde kendiliğinden iyileşir.

Yazının devamını oku..

Özellikle ergenlik döneminde her insanın sinirlerini bozan ve özellikle yüz gibi estetik görünümün en önemli olduğu bölgede yaygın olarak çıkan akneler, ergenlik çağının sona ermesi ile büyük oranda azalır. Ancak aknelerin sayısındaki bu azalma çoğu insana akne lekeleri olarak bazı miraslar bırakarak gerçekleşmektedir. Aknelerin cilt yüzeyinde oluşturduğu lekeler, zaman içerisinde kalıcı hale gelerek dış görünüm üzerinde muazzam derece olumsuz etkiler oluşturmaktadır.

Yazının devamını oku..

Çoğu insan bitkisel yağların mı, yoksa hayvansal içerikli yağların mı daha yararlı olduğunu merak eder. Yararlı yağlar olarak adlandırılan yağ çeşitleri, tamamen bitkisel içeriğe sahip besinlerde bulunur. Bitkisel besinlere örnek olarak; ayçiçeği, fındık, zeytin ve mısırı gösterebiliriz. Bu besinlerden elde edilen doğal yağlar, vücudumuzda sindirime uğradığı zaman yağ olarak depolanırak saklanır. Ülkemizde bu tür doğal besinlerin tamamından yağ üretimi yapılan, geniş bir sanayi oluşmuştur. Özellikle ayçiçeği yağı ve zeytinyağı kullanımı alışkanlığımız, uzun yıllardan beri oldukça yüksek orandadır.

Yazının devamını oku..

Kolesterol; her insanın bebekliğinden itibaren ürettiği ve bazı hormonların yapısında kullanılan yağ yapıda bir maddedir. Karaciğerde üretilen kolesterol, vücut sistemlerinin çalışmasını kontrol eden hormonların üretildiği bezlere iletilir. Ancak kanda bulunan kolesterolün vücutta ihtiyaç olan yere ulaşması için protein bazlı yapılar gereklidir. Lipoproiten denen bu yapılar, kandaki kolesterol maddesini taşımak ile görevlidir. Birçok farklı türde lipoprotein olmasına rağmen en önemlileri, ldl ve hdl lipoproteinlerdir.

Yazının devamını oku..