Ağız kokusunu önleme

Siz de konuşurken elinizle kapatma ihtiyacı duyuyorsanız, insanlar siz konuşurken geriye çekiliyorsa hemen harekete geçmeli ve kokunun nedeni her ne ise ortadan kaldırılması için destek almalısınız.

Ağzınızın kokup kokmadığını tespit etmeniz zor değil, eşinize dostunuza sorarak bile koku olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ancak net bir sonuç alabilmek için hekimler bazı cihazlardan destek alırlar. Bu iş için geliştirilmiş gaz kromatograflar ve özel sülfit monitörleri var. Bunlar nefesin yapısını kesin olarak gösterebiliyorlar.

Halitozis adı verilen ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür içerikli ürünlerinden ortaya çıkar. Ağız sağlığına ve hijyenine yeterince dikkat etmeyen bireylerde hidrojen sülfür üreten bakteri sayısı artar bu da kötü kokuya neden olur.

Nefesin kötü kokması genellikle ağız içinden kaynaklanır. Ağızdaki bir enfeksiyon, dişeti hastalıkları veya ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kötü kokulara neden olurlar.

Ancak koku sadece diş ve ağız kaynaklı olmayabilir. Akciğer iltihabı, sinüzit, şeker hastalığı (aseton kokusu), mide bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği (balık kokusu), karaciğer ve metabolizma bozuklukları da ağız kokusuna sebep olurlar.

Ağız kokusundan kurtulmanın ilk adımı, kokunun kaynağının tespit edilmesidir. Kokunun nedeni bulunduktan sonra ise tedavisi yapılır.

Nefesiniz ağız içi kaynaklı bir nedenden kötü kokuyor ise yolunuz mutlaka bir diş hekiminden geçmelidir. Diş hekimi, tüm çürüklerinizi, varsa diş eti hastalığınızı tedavi edecek. Diş taşlarınızı temizleyecek, gömük ve yarı gömük 20 yaş dişlerinizi çekecektir.

Ağız içinden kaynaklanan kokuların yüzde 90′nı başarıyla tedavi edilebilmektedir. Bunun için kişinin kendisine de önemli görevler düşüyor. Çoğu ağız kokusunun tedavisine dilin fırçalanması ile başlanır. Ağız kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah şiddetli ağız kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek sonrası fırçalanması ile sorun kontrol altına alınabilir. Her öğünün ardından dişler en az 3 dakika fırçalanmalı, mutlaka fırçalamanın ardından diş ipi kullanılmalıdır. Ağız kokusu genellikle ağız hijyeninin düzeltilmesiyle ortadan kalkar.

4.525 Comments

  1. bilmiyorum

    arkadaşlar nidazol veya flagyl gibi ilaçlar kısa cozum saglarlar..zamanla etkisini yitirirler ve bir daha etkisini göstermezler…..şu dil var ya arka tarafı orda koku oluyo herkesın genel problemi bu ..ama cozum yok doktorlar bile nidazolun gecirdigine sasırıyorlar …allah yardımcımız olsun ..bence onemlı olan kısım evlılık kısmı..bana gore agzı kokan erkek ve kız tanısmalı ve evlenmelı bu sıteler sayesinde..

  2. gökan

    arkadaslar mrb artık kımse yazmaz oldu,,sanırım ben bu sorunu çözdümm 5 gün oldu o lanet kokuda eser yokk emın olmak ıcın bı r sure daha beklıyecemm

  3. Kaan

    Nasıl çözdün gökhan kardeş şuan koku yokmu

  4. bennn...

    Arkadaşlar mrb….Sonunda ameliyat oldum…hem deviasyon ameliyatı oldum hem de konkaları yaktırdım….Bugün perşembe…pazatesi günü olmuştum…Size gelişmeleri yazacağım…

    Koku olayını sorarsanız hiç bir koku almıyorum şimdilik…koku alırsam yazacağım…Ama farkediyorum ki iyi olmuş diye…

  5. m_cesur

    Tekrar herkese merhaba. Yaklaşık bir sene önce bazı tavsiyeler vermiştim. Ama bazı arkadaşlar dikkat etmemiş ya da mesajımı görmemiş olabilirler. O yüzden tekrar etmek istiyorum. Eğer benim gibi sinüzit ve dil gerisinden dolayı ağız kokusu çeken arkadaşlar varsa çözümü tekrar yazıyorum. KLORHEX GARGARA. Yaklaşık bir seneden beri kullanıyorum ve Allah’a şükür benim ağzım kokmuyor. Sadece bir kere deneyin bir hafta boyunca asla pişman olmazsınız. Günde bir kere dişlerinizi ve dilinizi fırçaladıktan sonra KLORHEX gargara kullanın. Sadece bu kadar. Eğer deneyen olursa sonuçları buraya yazarsa sevinirim.

  6. m_cesur

    Tekrar herkese merhaba. Yaklaşık bir sene önce bazı tavsiyeler vermiştim. Ama bazı arkadaşlar dikkat etmemiş ya da mesajımı görmemiş olabilirler. O yüzden tekrar etmek istiyorum. Eğer benim gibi sinüzit ve dil gerisinden dolayı ağız kokusu çeken arkadaşlar varsa çözümü tekrar yazıyorum. KLORHEX GARGARA. Yaklaşık bir seneden beri kullanıyorum ve Allah’a şükür benim ağzım kokmuyor. Sadece bir kere deneyin bir hafta boyunca asla pişman olmazsınız. Günde bir kere dişlerinizi ve dilinizi fırçaladıktan sonra gargara kullanın. Sadece bu kadar. Eğer deneyen olursa sonuçları buraya yazarsa sevinirim.

  7. m_cesur

    Bu arada bennn… isimli arkadaş bende senin gibi aynen deviasyon ve sinüzit ameliyatı oldum yaklaşık iki sene önce. Ama sorunum devam etti. Doktor sinüzitin tekrar ettiğini söyledi. Ayrıca Klorhex gargarayı tavsiye etti. Sende bu ilacı deneyebilirsin. Bir dene, denemekten zarar gelmez belki senin de sorunun çözülür.

  8. silver

    gokan merhaba,
    nasil kurtuldugunu bize de aciklarmisin?

  9. bilmiyor

    gökhan yazarmısın

  10. bennn...

    cesur o kadar acı cektim.insallah yaramıştır diye düşünüyorum…bi bakayım yaralarım iyileşirse koku durumu az çok belli olur…
    Bazen kokuyu alır gibi oluyorum moralim bozuluyor bazen hiç almıyorum…Sizi haberdar ederim….Burnum hala tıkalı bazen koku ondan oluşuyor diye zannediyorum…

  11. bennn...

    ha bu arada eğer bu çözüm olmazsa eğer bundan sonra yasamak istemiyorum.çok ciddiyim.bi çö züm de istemiyorum tedavide…hepimizi karantinaya alıp kireçle yaksınlar gitsin…

  12. Sevda

    Bir çoğumuzun şikayetçi olduğu ve ilacı bulunamadığı için her yıl çekmek zorunda kaldığı sinüzit hastalığının ilacını Türk Bilim Kadını Eda Alemdar buldu. Makedonya’da Goce Delcev Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyan Eda Alemdar, kendi uğraşlarıyla bulduğu ilacın patentini almak için Patent Enstitüsü’ne başvurdu. Alemdar’ın patent başvurusunu inceleyen Patent Enstitüsü, Türkiye’de daha önce böyle bir buluş olmadığını tespit ettikten sonra Avusturya Patent Enstitüsü’ne gönderdi.

    Patent Enstitüsü tarafından başvurusu kabul edilen ve ilan edilen buluş, patent panding adı verilen patent koruma programı kapsamına alındı.

    Eda Alemdar, ilaçta dışa bağımlılığı azaltmak ve zaman içinde sona erdirmek için milli ilaç üretimini destekleyen hükümetin kendi buluşuna destek olmasını istiyor. Projesinin TÜBİTAK teşvikiyle bu aşamaya geldiğini ifade eden Alemdar, kendi bireysel çaba ve araştırmalarıyla buluşu yaptığını belirterek, “Yaptığım çalışmalar sonucu sinüzit hastalığına çare olacak ilacı yaptım. Kronik bir sinüzit hastası olmam, bu yönde çalışmama katkı sundu. İlacı kendimde denedim ve tek doz uygulamasında olumlu sonuç aldım.” şeklinde konuştu. Buluşunun yurt dışından beyin göçünü ülkemize çekmek isteyen hükümet tarafından sahiplenilmesini isteyen Alemdar, bu buluşunun gelişmesi ve yeni ilaçlarının keşfine destek olunmasını istedi. Kendi imkanlarıyla bu işe girdiğini ifade eden Eda Alemdar, “Uluslar arası patente başvurmak için büyük miktarlarda para gerekiyor. Üniversitenin sunduğu imkanlarla araştırmalarımı sürdürüyorum” dedi.

    İlaç hakkında da bilgi veren Alemdar, sinüs kanallarının enfeksiyonla kapanması yüzünden bu hastalığın oluştuğunu, geliştirdiği ilacın kanalları bir daha tıkanmamak üzere açtığını ve hastalığı sona erdirdiğini ifade etti. İlacın ayrıca solunum yolu enfeksiyonları, baş ağrısı hastalıklarına (migren) da iyi geldiğini ifade eden Alemdar, osteoporoz (kemik erimesi), sonsuz hücre bölünmesi ve beyin lobları transplasyonu üzerinde çalışmalar yaptığını da kaydetti.

  13. bennn...

    Arkadaslar bugün ameliyaımın yaklaşık 10. günü…İlaçsız diyetsiz yani normal bir insan gibiyim…Koku yok…Bu arada herhangi bir antibiyotik de kullanmıyorum…..Yani onlardan da değil…Yarabbim inanamıyorum….Ama yine de tam emin değilim…Bugün burnum iyice açıldı…koku tamamen olmasada %80 yok…Yine de yazarım…

  14. bennn...

    Arkadaşlar koku aynen devam…Boşuna ameliyat olmayın….

  15. bennn...

    Arkadaşlar tekrar mrb….Bir önceki mesaj için özür dilerim….Bir daha özür dilememek için şimdiden söyliyim…

    Şu an sabahın 8 buçuğu…Ve uykudan uyandım…Koku yok…Ameliyatımın yaklaşık olarak 20.günü…En son dün olarak burnumun sol tarafı tamamen açıldı ve koku birden yok oldu…Ve bende tam nefes almaya dikkat ediyorum…Yani derinden…Ama nefeslerim sonradan kendiliğinden düzeliyor zaten ben farketmiyorum tabii…Ve koku yok arkadaşlar…Ağız kokusu bitti…
    Ben Muş’ta Özel bi hastanede Şenol Hocaya ameliyat oldum…Deviasyon ameliyatı ve radyofrekansla konkaları yaktırdım..B uadar detaylı yazıyorum ki merak eden arkadaşlar yararlansın diye…

    Ve sonuç AĞIZ KOKUSU TAMAMEN BİTTİ!!!!!!!!!!!!!))))))))))))))))))):::::::::::::::::::

  16. bennn...

    İnşallah bi daha tekrar etmez tabiii…Ara ara yazarım…Bol şifalar…

  17. gökan

    antep ıslahiyeden arkadasım sıyah üzüm getırmıstı cekırdegınıde cığneyerek yedımm ertesı gun kokudan eser yoktu tam 1 hafta sürdü diş fırcalamasam bıle koku yoktu ama sonradan yıne basladı ,sizlerınde denemsını tavsıye edıyorum arkadaslarr,,ha bıde yanında incirde vardı lakın üzümün cekırdegının ıyı geldıgını dusunuyorum ben,,sızınde denemenızı tawsıye edıyorum

  18. şükür

    bu kaçıncı diyerek başladığımız hayal kırıklığı.allahın sabrı tükenmez.sabır deyip yola devam etmek gerek

  19. Sevda

    Ağız kokusunun çeşitli sebepleri olmakla beraber, % 90 oranında ağız kaynaklı nedenler ile ortaya çıkmaktadır. Ağızdan kaynaklanan kötü kokunun esas kaynağı uçucu sülfür bileşikleridir. Sakız, şeker gibi ağız kokusuna karşı geçici ürünler sülfür bileşiklerini yok edememektedir. Bu problemi analiz eden Helba İlaç’tan Oderol Solüsyon ürün müdürü Selda Avcı, şeker, sakız gibi geçici ürünlerin gün içerisinde ortalama 30-40 kere tüketilmesiyle ancak gün boyu bu problemden kurtulabileceğini belirtti. Amaçlarının bu kötü kokuları bastırmak yerine kökten çözüm üretmek olduğunu belirten Avcı, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek çinko ve klorheksidin içeren Oderol Solüsyon formunu geliştirdiklerini belirtti. Bu iki etken madde bir arada, uçucu sülfür bileşiklerinin ortamdan uzaklaşması için kullanılmaktadır.

  20. … Deneme olsun diye yazdım öncekini özür dilerim.
    Öncelikle şunu söyleyeyim beni burda daha önce yazanlar hatırlarlar. Ben bu illeti yaklaşık 10 senedir çekiyordum. Özellikle son 2 yılda yoğun bir şekilde işimide engelleyecek kadar rahatsız edici bir durum oluşturmuştu. Neyse velhasıl artık yaşta geldi 26ya malum artık evlilik düşünüyorum ama kimseye açılamıyordum. Açılmayı bırak normal insanla bile konuşurken çok rahat konuşamıyordum . Sonra birgün şeytana uydum internetten bir kızla tanıştım. Tanıştığımın ilk günleri çok dikkat ediyordum ağız bakımıma ve nerdeyse günde 5 kez fırçalıyordum. Ayrıca burda yazdığımı hatırlayanlar olacaktır limon kabuğu yiyin diye (İbn-i Sinanın tavsiyesidir unutmayın). Ben sürekli kızla buluşmaya giderken limon kabuğu yiyordum gizlice. Tanıştık kızla aylar geçti tabi hayatımda çıktığım ilk kızdı ve de internetten tanışmıştım. Tahmin edeceğiniz gibi kız aslında çok düzgün ayak değildi. Kaç kez başkalarıyla (benle beraberken) başka erkeklerle konuşurken yakaladım. Ayrılldım sonra gönül el vermedi devam ettirdik rahat 5 kez ayrılıp birleştik. Affınıza sığınarak şunu da söylemek istiyorum hayatımda yaptığım en büyük hatalardan biriydi, kızla belkide bizim için hayal bile sayılacak bir eylemi gerçekleştirdim öpüştüm. Evet yanlış duymadınız ve süreklide böyle devam etti. Tamam insan o esnada şeytana aldanıyor ama belkide hayal bile edemeyeceğiz bir eylemdi bizim için. Artık o olayları yaşadıktan sonra dedimki kendi kendime ya benim ağzım kokmuyormu, ki benim ağzım kokarken insanlar yanıma yaklaşamıyordu. İçinizden belki diyeceksiniz ki ya kız belli ettrimiyordur ama şunuda farkettim insanlar bana eskisi gibi davranmıyor. Ama şurası bir gerçekki özellikle depresyona girdiğim o dönemlerde kullanmadığım ilaç ve gitmediğim doktor kalmadı, kimisi ameliyat dedi korktum gitmedim . Bu işi ben kendim çözecem dedim herhalde bir başarıya ulaştım sanırım.
    Kokusu olan arkadaşlara en başta şunu tavsiye edeyim zeytinyağlı yiyiceklere ağırlık verin ve nrmal yağ tüketimini ve kızartmayı hayatınızdan çıkartın. Sebze (özellikle havuç) ve meyveye ağırlık verin. Son olarakta en önemlisi spor yapın, unutmayın vücudun tüm iç organlarını temizleyen oksijendir eğer siz oksijen almadıkça vüccudunuz temizlenmemiş bir şekilde çöp yığını gibi olur ve öyle kirli kalır. En önemliside şu ki klasik olacak ama kokuyu dert etmeyin, dert edince gittiğini zannediyorsunuz ama yanılıyoruz.
    Neyse çok uzattım ama işin en acıklı tarafı ne biliyor musunuz arkadaşlar, Yüce Allah bir insana bişey vermişse kesinlikle o insan için en hayırlısıdır, bazen düşünüp diyorumki bir anlık bir zevk için yaptığım şeye bak diyorum sonra şunu diyor insan keşke o ağız kokum devam etseydide bunları yaşamasaydım ama insanoğlu çok nankördür illa yaşamak istiyor bende yaşadım, Allahtan çok riskli bişey yapmadım ama vicdanım sızlıyor. Neyse cümleten selamlar Allah yardımcımız olsun

  21. KABUS

    Herkes kurtuldu galiba kimse artık yazmıyor:-(

  22. okanokan

    Arkadaşlar herkese önerim bol bol spor yapın ve yaparkende sürekli nefes alıp verin. Neden diyecek olursanız sürekli içinize temiz oksijen çekip vücudunuzun içini temizlersiniz. Bunun için bence bir spor salonuna yazılın

  23. burak

    Mrb arkadaşlar,
    Bende çoğunuz gibi ağız kokusu Sorunuyla bogusuyorum,
    Gitmiyor. Yaklaşık 6-7 senedir var. utaniyorum, kimseye
    soyleyemeye de cesaret edemiyorum. duzenli disimi
    Fırçaliyorum ancak daha doktora gitmedim, cunku
    Ilgisiz davranacaklarını biliyorum. Birkaç antibiyotik
    İsmi gördüm, çözüm antibiyotik mi? Yoksa ameliyatmi?
    Artık insanlardan utanıyorum ve kendimden öğreniyorum.
    Lütfen yardım edin.

  24. Sevda

    CB12 Gargara 250 ml

    CB12 Oral Care Agent güvenli bir nefes için ağız bakım ürünü gargara, ağız kokusuna neden olan süreçleri nötralize eder

    Patentli formül özgün bileşimi sayesinde nefes kokusuna neden olan maddeleri nötralize eder ve oluşumunu önler. Oslo Üniversitesi tarafından araştırılan bileşim yalnızca CB12 ürünlerinde yer almaktadır.

    CB12’nin etkisi uzun sürelidir.

    CB12 ağız boşluğundaki dokuya kimyasal olarak bağlanabilmesi sayesinde 12 saat boyunca etkisini sürdürür. Geliştirilen bu ağız bakım maddesinin etkisi dünyada yalnızca birkaç adet bulunabilen özel olarak tasarlanmış bir gaz kromatografı (sülfür gazları içeren maddeleri saptayabilen özel olarak geliştirilmiş bir cihaz) aracılığıyla değerlendirilmiş ve belgelenmiştir.

    CB12 florür içerir

    Pek çok kişi CB12’yi dişlerini fırçaladıktan hemen sonra kullanmayı tercih ettiklerinden, koruyucu bir önlem olarak ürüne %0.05 oranında sodyum florür eklemeyi uygun gördük. Ağzın günlük olarak florür içeren ürünlerle çalkalanmasının diş çürüğüne karşı olumlu etkisi belgelerle kanıtlanmıştır ve florürlü diş macununun tamamlayıcısı olarak etkindir.

    CB12 İskandinav ülkelerinde SB12 adıyla piyasaya sürülse de, ürün tam olarak aynıdır.

    CB12 nasıl kullanılır?

    Yarım veya bir dakika boyunca ağzınıza 10 ml CB12 ile gargara uygulayın ve ardından tükürün. CB12 uzun etkili olduğundan, 12 saatlik bir etki için ağzınızı günde bir kez veya 24 saat koruma için iki kez çalkalayabilirsiniz. CB12’nin içeriğinde %0,05 oranında bulunan sodyum florür diş minesini güçlendirir ve çürüklere karşı koyar.

    Öneri: Sabahları taze bir nefesle uyanmak için yatmanda önce dişlerinizi fırçaladıktan sonra CB12 ile çalkalayın.

    Kullanımı:

    1. Şeffaf mavi kapağın alt kenarındaki şeridi yırtın ve kapağı çıkarın.
    2. Şişeyi aşağı doğru eğerek sıvının şişenin ağzından akmasını sağlayın.
    3. Şişenin ağzını kapağın veya bir bardağın üzerine hizalayın. Sıvı kesilene kadar kırmızı düğmeye basarak basılı tutun.

Bir Cevap Yazın