Ağız kokusunu önleme
Siz de konuşurken elinizle kapatma ihtiyacı duyuyorsanız, insanlar siz konuşurken geriye çekiliyorsa hemen harekete geçmeli ve kokunun nedeni her ne ise ortadan kaldırılması için destek almalısınız.
Ağzınızın kokup kokmadığını tespit etmeniz zor değil, eşinize dostunuza sorarak bile koku olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ancak net bir sonuç alabilmek için hekimler bazı cihazlardan destek alırlar. Bu iş için geliştirilmiş gaz kromatograflar ve özel sülfit monitörleri var. Bunlar nefesin yapısını kesin olarak gösterebiliyorlar.
Halitozis adı verilen ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür içerikli ürünlerinden ortaya çıkar. Ağız sağlığına ve hijyenine yeterince dikkat etmeyen bireylerde hidrojen sülfür üreten bakteri sayısı artar bu da kötü kokuya neden olur.
Nefesin kötü kokması genellikle ağız içinden kaynaklanır. Ağızdaki bir enfeksiyon, dişeti hastalıkları veya ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kötü kokulara neden olurlar.
Ancak koku sadece diş ve ağız kaynaklı olmayabilir. Akciğer iltihabı, sinüzit, şeker hastalığı (aseton kokusu), mide bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği (balık kokusu), karaciğer ve metabolizma bozuklukları da ağız kokusuna sebep olurlar.
Ağız kokusundan kurtulmanın ilk adımı, kokunun kaynağının tespit edilmesidir. Kokunun nedeni bulunduktan sonra ise tedavisi yapılır.
Nefesiniz ağız içi kaynaklı bir nedenden kötü kokuyor ise yolunuz mutlaka bir diş hekiminden geçmelidir. Diş hekimi, tüm çürüklerinizi, varsa diş eti hastalığınızı tedavi edecek. Diş taşlarınızı temizleyecek, gömük ve yarı gömük 20 yaş dişlerinizi çekecektir.
Ağız içinden kaynaklanan kokuların yüzde 90’nı başarıyla tedavi edilebilmektedir. Bunun için kişinin kendisine de önemli görevler düşüyor. Çoğu ağız kokusunun tedavisine dilin fırçalanması ile başlanır. Ağız kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah şiddetli ağız kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek sonrası fırçalanması ile sorun kontrol altına alınabilir. Her öğünün ardından dişler en az 3 dakika fırçalanmalı, mutlaka fırçalamanın ardından diş ipi kullanılmalıdır. Ağız kokusu genellikle ağız hijyeninin düzeltilmesiyle ortadan kalkar.
Arkadaşlar,
Halen Gıda alerji testini yaptıramadım, hem biraz gülelim hemde hastanelerin ne durumda olduğunu anlamanız için bugün yaşadığım olayı sizinle paylaşmak istedim.Geçen hafta bu test için sabah erken saatte İbni Sina hast.ne gittiğimde göğüs hastalıkları bölümünün Cebeci Tıp Fak.nde olduğunu söylediler, dün bu hastaneyi aradığımda sabah erken saatte gelip sıra alabileceğimi söylediler, bu sabah 6.30 da düştüm yollara 7 de hastaneye gittim ilgili bölüme gittiğimde 40 kişilik sıranın bittiğini ve daha önceden telefonla randevu almam gerektiğini söylediler durumumun acil olduğunu ve doktorun notunu gösterince 2.katta Adem bey diye biriyle görüşmem gerektiğini söyleyerek beni ona yönlendirdiler orda bir beye adem beyi sorduğumda 8 den sonra geleceğini dışarda beklememi söyledi bende o kişinin kim olduğunu nerden bileceğim dediğimde şu ilerdeki kişi diye bana kolidorda paspas yapan hizmetliyi gösterdi, ama beyfendiyle görüşmek istediğimde 8 den sonra görüşebileceğini söyleyerek beni makamına! kabul etmedi, bende diğer beye bekleyemiyeceğimi söyleyince Adem beye gidip doktorun verdiği kağıdı gösterdi ve elindeki paspası bırakan adem bey kaşını kaldırarak yazıyı uzun uzun okudu ve (oysaki 2 satır yazı)4 Nisana kadar randevuların dolu olduğunu söyleyerek beni postaladı yani anlayacağınız adem bey uygun görmediği için muayane olamadım,artık gülermisin ağlarmısın diyerek ben ağlamayı tecih ettim çünkü; sinirlerim bozuldu, şimdi diyorum adem beye güzel bir mob paspas alıp gitsem acaba bana yakın tarihte randevu verirmi? işte böyle arkadaşlar, eğer bu testi yaptırırsam ki artık bu hastaneden ümüdimi kestim çünkü; telefonla rendevu aldıktan sonra sabah gidip isim yazdıracaksın, sonra tekrar sıra alacaksın, sonra adem bey görecek dermişim şaka ondan sonra testi yaptırıyorsun, bu arada yaralama ya da darp olayına karışmazsanız tabii ki Adem bey engelini aşıp testi yaptırırsam size bilgi veririm…..
Alın size kokunun burun olduğuna delil;
“Koku olduğu anda nefesinizi kibarca,nazikçe,her zaman olduğu gibi değil;derinden,sertçe,hızlıca alın….Tabii burundan….Öyle ki oıksijen en derine gitsin…Bunu o yelerin
ferahladığını hissedrek anlayın…
Kokunun geçtiğini hemen göreceksiniz…
Burun kaynaklı diyecektim…Forumda da düzeltme yapılamıoyr…Büyük bir eksiklik…
Sevda, yazdıklarına hem üzüldüm hem çok güldüm. Umarım bir daha ki denemede daha başarılı olursun. Kolay gelsin.
Farkındamısın bilmiyorum ama her hastalığın hastanelerde bir bölümü var. fakat ağız kokunun yok.Daha doğrusu bu hastalık yok sayılıyor.Bunun için ne yapabiliriz onu düşünmemiz gerekiyor.Sürekli yazıp çiziyoruz fakat sonuç sıfır bu yazdıklarımız bilgi paylaşımı ile kaç kişi sorununa çözüm bulabildi. ben söyliyeyim bir elin parmak sayısından az.Onun için öncelikle sağlık bakanlığına konu ile ilgili araştırma hastanelerin de bölüm açılması için baskı yapmamız gerekiyor.Bu mail ile olabilir.fax,telefon olabildiğince uğraşmamız gerekiyor.Şuna eminim bu siteyi ilk çıktığından beri takip eden ve hiç görüş bildirmeyen binlerce insan olduğuna eminim.bu çoğunluk ile bir şeyler yapabiliriz. bunu denesek ne kaybederiz
veya daha farklı düşünceleri ve çözüm yolları olan arkadaşlar var ise yazabilir
Ya hastanelerde bunu açsan ne işe yarayacakki adam yine afedersin ama mal mal bize dilin yüzeyini fırçala, gargara yap falan filan diyecek.şimdi küfrettircekler ya sanki biz bunların farkında değiliz.yani bunları açmaları için ilk önce bununla ilgili bir üniversitelerde uzmanlık alanı oluşturulması lazım.bu illete dünyada da çözüm bulunamadı.Hatta buna türkiyedeki üniversite hastaneleri çözüme ulaştırsa dünyada ismini duyuracak.zaten hocaların kendileride diyor”daha buna çare bulamadık diye”.nerdeyse hergün yabancı sitelere giriyorum aynen ordada çaresizler.Kaldı ki bu işi en düzgün yapanlardan biri Murat aydın hocamız var şimdi size soruyorum acaba burdan bu hocamıza gidipte çözüme ulaşanların yüzdesi kaç??ya işte böyle kendi halimize terkedilmiş durumumuz var.bizi anlayan burda bi KENDİNDEN TİKSİNEN ADAM vardı o da iyileşti artık hiç bakmıyor yada fırsat bulamıyor.artık psikolojik acayip bozuldu.insanlardan hep uzak durur hale geldim.yaşım olmuş 24 arkadaş çevrem evlilik işleriyle uğraşırken ben daha bir insanın yüzüne bile bakamıyorum.ya neyse bu konu yine uzayıp gidecek…
serhat pardon araştırma hastaneleri yazdığını sonradan gördüm aynı şeyden bahsetmişim.zaten sitemim sana değildi 🙂
@serhat,
ağız kokusu bir hastalık olmadığı için polikliniği mevcut değil. ağız kokusu bir habercidir ve sebepleri ağız içinden kafa tasına, gırtlaktan bağırsaklara kadar geniş bir alanda mevcut olabilecek rahatsızlıklardan kaynaklanır. her bir bölge de farklı uzmanlık alanlarına girer. burada ki sıkıntı tamamen hastanın ilgisine kalmıştır.
sabah uyandınız, kahvaltı ettiniz. dişlerinizi fırçalayıp evden çıktınız. (gerçi çok azımız bu lükse sahip, masa başında kahvaltı yapmaktan bıktım) sizin alamadığınız fakat karşınızdakinin aldığını düşündüğünüz ağız kokunuz var;
1-) sorun psikolojik —-> psikiyatri,
2-) sorun çürük, diş eti iltihapı vs… —-> ağız sağlığı,
3-) sinüs, boğaz vs… kaynaklı —-> kbb
şimdi sayamadığım birkaç uzmanlık dalını ilgilendirecek birkaç sebepten ötürü bu durum söz konusu olabilir.
şimdi bu kişiyle kim ilgilenecek? maalesef bu durumda hasta önce şanslı olacak, diş doktorundan itibaren doğru yerlere yönlendirilecek, ikincisi hasta bilgili ve azimli olacak!
ağız hijyenimiz, dış hijyenimiz tamam ama koku var ve hasta hissediyor… gelde çöz bu işi. diyelim ki bende olduğu gibi h.pylori çıktı, gel de tedavi et! hasta yılmamalı, 2’li antibiyotik tedavisinden sonra 3’lüyü, ardından 4’lüyü deneyecek. bu bakteri öyle kaçıp gitmiyor hemen… hatta hiç gitmiyor ama sürekli üzerinde durmak gerekiyor! hangi doktor yapacak bunu ? kısacası olay çok geniş. bu iş için devlet hastanelerinde sıra beklemek maalesef zaman kaybı ve umut yitirmekten başka birşey değil. ben bir ton para harcamak zorunda kaldım. sonsuza kadar rahat olmayacağım ama belli aralıklarla antibiyotik tedavileriyle, ağız hijyeniyle, yediklerime dikkat ederek, alkol ve sigaradan uzak durarak, bitki kürleri uygulayarak sıkıntımı %90 oranında azalttım. sizlerde bunu yapacaksınız; bir doktorun, aktarın veya ninenin al bunu iç iyi olursun demesini beklemeyin! çünkü ağız kokusu bir hastalık değil, bazı hastalıkların habercisidir!
oncelıkle merhabalar telefondan yazıyorum bu yuzden kısa konusacagım ben bır ogretmenım ve her zaman agız kokumu dusunmek zorundayım ben duzenlı olarak sabahları dıslerımı ve dılımı temızlıyorum fakat kızım yapmıyor cok zorlasam ayda 1 ve ondada yıne dılını temızlemıyor ne yapabılırım yardımcı olun 🙂
Kelimeler kifayetsiz kalıyor………
Bi kurul kurulması lazım…Öyle kıytırık doktorlarlardan değil…Uzman ve özellikle halitozisi olan doktorlardan…Hocanın ağaçtan düşme meselesi yani…
esselamunaleyküm kardeşlerim insanlık hali sizde bu sorun çözümü olan sorundur peki çözümü olmayan hastalıkla karşılassaydınız allah korusun! Öncelikle şükür edin duanızı edin sonrada doktara verdiklerı talimatlara uyun bizim türk toplumu uymaz doktora sonra şikayet eder vah efendim niye iyileşmedim bazı şeyleri abartmayın düşùnùnki sizden baska değerli hicbirsey yok kimseye takmayın bu bunu der bi ağız kokusundan doğruları bile sölemekten çekinenler oluyor son olarak size tavsiyem sabah aç karnına 1 kaşık bal 1 kasık elma sirkesi az ılık suyla karıstırıp icin 1ay boyunca devamlı insallah allahın şafi ismiyle şifa bulursunuz selametle.
benimki ağızda değil tam ben kokmuyor sanarken burnumdan herkes alıyor.daha beter rezil oluyorum.
@okanokan verdigin linki incelem firsatim oldu, tuz onemli bir antiseptiktir, bakteri uremesini onemli bicimde azaltir ama yok etmez. urunlerin salamura edilerek saklanmasi bu yuzdendir, karbonatta onemli bir antiseptiktir, hatirlarsaniz ‘kendinden tiksinen adam’ hocamiz bahsetmis bu konuda. ama ne tuzu ne de karbonati uzun sure mesela bogazin gerisinde ya da dilmizde ya da kokunun kaynagi burunsa sinuzitlerde tutmamis mumkun degil. ama mesala ayak kokusu ya da koltuk alti icin bir numarali tavsiyem korbanat olacaktir, banyodan sonra mesela bir tutam karbonat surun koltuk altiniza o gun butun gun en iyi koltuk altindan daha fazla ise yarayacaktir. ama bizim sorunumuzda maalesef karbonati dilin gerisinde tutmamis mumkun olmayacaktir, kaldi ki fazla kullanimi dislere ve bobreklere de zarali olacaktir. tuz da ayni sekilde, ama yine de deniz suyu kullaniminin ozellikle geniz akinitisi ve sinuzite faydali oldugunu bizzat kendim denedgim icin soyleyebilirm. mesela ben hafta da iki kez dekendi yaptigim macunla (tuz, karbonat, gliserin (marketlerde bulabilirsiniz), ve bir miktar nane esansi ile hazirladigim) macunla fircaliyorum, ozellikle dis eti hastaligi olanlari icin cok faydali olacaktir.
gecici cozum soranalr olmus, simdiye kadar deneyipte faydasini gordugum tek sey “oksijenli su”. ben daha once doktorun onerdigi reflorle denemedim ama tek basina oksijenli su en az 3-4 saat agiz kokusunu maskeliyor ben de. yalniz mutlaka dikkat edin seyreltimis oksijenli su kullanacksiniz. 35% satilanlar var. KESINLIKLE onunla degil, eger eczaneden 3% luk oksijenli temin edebilirseniz. onu bile yari yariya seyreltmenizi taksiye ederim, mesela 1 kasik oksijenli su ile bir kasik normal suyu karistirip, onunla bogazin gerisini ve agzi 2 dakkayi gecemeyecek sekilde gargara edin. sonrasinda agzinizi iyice calkalayip,ozellikle disleriniz elinizle fircalayin. tum siviyi turukdugunuzden emin olun. insallah faydasi olur.
maalesef günü kurtarmak adına yaptığım şeylerde işe yaramıyo artık.Ama bugün şunu farkettim ki;ağzımda karanfil varken insanlar bu karanfilin kokusunu alıyorlar, hatta birisiyle konuşurken ya karanfil kokuyo burası dedi.ama ne yazıkki burundan çıkan koku şiddetini o kadar arttırdıki kendim bile bu kokuyu alabiliyorum.artık tüm ibreler buruna yöneldi.en yakın sürede konka ameliyatı olup kurtulmam lazım lakin biliyorumki bu da fayda etmeyecek gibime geliyo…
@silver deniz suyundan kastın burun için olanmı?birde şu kendin hazırladığın diş macunu hakkında ayrıntılı bilgi verirmisin.diş eti hastalığı nasıl bişey olabiliyor pek bilmiyorumda kusura bakma.
okan ben konka ameliyatı oldum eskiden burnumdaki kokuyu kimse anlamazdı şimdi daha beter nefes kokusu oldu odada hissediliyor.tavsiyem sakın olma
@pediyatri benim şu anda burnumdan koku geliyor ve hatta hiç ağzımı açmadan yanımdaki insanı çok kötü rahatsız edebiliyorum. şunu da söyleyeyim insanlar ağzımdaki karanfilin kokusunu rahat alabiliyorlar ben konuşurken ama burnumdan gelen kokuya engel olamıyorum.geçenlerde tuzlu su kullanıyordum iyi geliyordu ama artık o da etkisini göstermiyor.acaba senin dışında bu ameliyatı olan varmıdır burada?pediyatri bi sorum olacaktı acaba bu ameliyat için ne kadar para verdin ve ne kadar süre sonra normal hayata döndün?
araştırmalarım sonucu bunu buldum http://www.saglik.im/kronik-atrofik-rinit-ozena/ hastalığımız bu olabilir mi yani doktorlar acaba nadir görülen bir hastalık olduğundan bu hastalığı bilmiyolar da mı teşhis koyamıyorlar yoksa tedavisini bilmiyolar da bu teşhisi koymak işlerine mi gelmiyor yoksa gerçekten sorun bu hastalık değil mi bilemiyorrum ama en azından benim yaşadığım duruma benzer bi hastalık
bu arada ”Hastalar genellikle bu kokuyu almazlar, çünkü genellikle koku alma duyuları zayıflamıştır” böyle bi yazı geçiyor ama ben o kokuyu alabiliyorum ya da koku almam yavaş yavaş zayıflayacak bilemiyorum
bir de bunları buldum bunlar google translate ten tükçeye çevrilmiş yabancı siteler gerçekten onlar da çaresiz gibi duruyor
http://translate.google.com.tr/translate?hl=tr&langpair=en|tr&u=http://www.medhelp.org/posts/Respiratory-Disorders/bad-smell-from-nose—help-me-please/show/284982
http://translate.googleusercontent.com/translate_c?hl=tr&langpair=en|tr&rurl=translate.google.com.tr&u=http://www.medhelp.org/posts/Respiratory-Disorders/Bad-Smell-in-my-nose/show/284169&usg=ALkJrhj0ZTGX9I-jKkaQe5B3UgXLRt4MXw
okan ben memur olduğum için hiç para vermedim.ilk gün tampon kaldı.soluda sağıda tıkıyorlar.tabi sabaha kadar ağızdan nefes aldığım için farenjit oldum. ertesi gün tampon çıkarıldı .çıkarılma esnasında bayağı bir canım yandı.2 günde iyileşiyorsun sonrasında sprey ve krem var onunla bakım sürüyor.sadece rahat nefes alıyorum ordan tek faydası bu.ameliyat öncesi waters tomografi çekilmişti.koku var deyince dr bile yaklaşmak istemiyor inanın.
KRONİK ATROFİK RİNİT-OZENA: Ozena, nedeni henüz kesin olarak bilinmeyen bir burun hastalığıdır. Hastalığın erken devrelerinde burun mukozasında müzmin (kronik) bir iltihap görülür. Bu bölgede zaman zaman burun damarları sertleşir. Bu olaydan sonra mukozanın epitel tabakası normal özelliklerini kaybederken, mukozada da aşırı miktarda lifli (fibroz) bir doku ortaya çıkar. Böylece bu bölgede mukoza anormal ve burun için uygun olmayan bir yapı kazanır, Bilindiği gibi, normalde burun mukozasının epitel dokusu çok katlı kolumner epitele sahiptir, En yüzeydeki epitel hücreleriyse “silia” denilen uzantılara sahiptir. Ozenada epitel dokusu “skuamöz epitel”e dönüşür. Bilindiği gibi bu tip epitel dokusunun yüzeysel hücreleri çekirdeklerini kaybedip, keratin adlı bir proteinden çok zenginleşirler.
Keratin daha sonra skuamöz epitel dokusunun yüzeyini örten kabuklara dönüşür. Ozena bazı özgün belirtilere sahiptir. Bu hastaların nefesi kokar. Yukarıda belirttiğimiz kabuklar ne kadar fazlaysa nefes o kadar çok kokar. Hastalar genellikle bu kokuyu almazlar, çünkü genellikle koku alma duyuları zayıflamıştır . Burun temizliğini uygun biçimde yapan hastalarınsa nefesi hiç kokmayabilir. Kabuklar çoğaldığında, sümüğün de kurumasıyla burun tıkanıklığı gelişebilir: Bu kabuklar soyulduğunda alttan cerahatli ve sümüklü bir akıntı gelebilir bazen kanama da olabilir. Sert kabukların yumuşatılarak soyulması gerekir. Uzun yıllar sonra kabuklaşma, nefes kokması kaybolabilir. Hastalığın belli bir tedavisi yoktur. Günde 2-3 kez sodyum bikarbonattı ya da tuzlu suyla burun boşluğunun yıkanması kokunun önlenmesi bakımından gereklidir. Bazı araştırmacılar, buruna birkaç ay östrojenli bir ilaç püskürtülmesi tedavisini uygulamaktadır. Bu çalışmalardan bazı olumlu sonuçların elde edildiği bildirilmiştir. Kğer hastalarda ek olarak sinüzit de varsa bunun ,da tedavisi gerekmektedir..
Bizdeki belirtiler burda var gibi…
@okanokan
evde dis macunu icin (dis eti kanamasini ve cekilmesine ben de oldukca faydasi oldu)
3 kasik deniz tuzu yoksa sofra tuzu da olur
1 kasik karbonat
2-3 damla gliserin
bir kac damla nane yagi (koku vermek icin)
gliserini eczanelerde ya da marketlerde bulabilirsin(pastalara tatlandirici olarak konuluyor). ayni zamanda antibakteryel ozelligi var.
gliserin miktarini kendin belirleyebilirsin kivam vermek icin kullaniyorum ben. az miktarla baslayip dis macunu kivamina gelene kadar ekleyebilrisin. tuz miktarida cok tuzlu gelirse azaltabilirsin.
hazriladigin dis macununundan bir mercimek buyuklugunde fircana surup kullan (yeni bir firca ile baslamani tavsiye ederim). agzini calkalarken de agzindaki siviyla gargara yapabilirisin. icinde noldugunu bilmedigimiz bir suru yabanci madde kullanilan macundan daha iyi oldugnu dusunuyorum.
Bennn
Yazı çok ilginç geldi okudum okudum nefes kokusu çıkıcak bir yerde dedim. Ve evet sana katılıyorum. Belirtiler var. Karbonatlı tuzlu suyu yapıyorum. Ama kendim kokuyu alamadığım için azalıp azalmadığını bilemiyorum.
Yazı bana da ilginç geldi.Bizde burnumuzun kuruduğunda kokunun tavan yaptığından yakınıyorduk.Hatırlarsınız nezle olduğumuzda kokunun gittiğini söylüyorduk…DEmek ki o kabular çözülüyor…
Ama canımı sıkan şey bu hastalığın belli bir tedavisinin olmadığı söyleniyor…Bilmem,bilemem…
Bu aralar felçle ilgileniyorum…Bazı başarılı denemelerde bulundum…Bir öğrecimiz vardı…Kızcağızın bir gözü kolu ve bacağı perişan bir halde…Gözü kaymış,eli aaz tutuyor,ayağı kendisiyle nerdeyse sürünüyor…Annesi ile falan görüştüm defalarca ameliyat geçirmiş ama daha da bozmuşlar boyu devriseliceler…Kız iyice engelli olmuş…
Benimde kolum ve bacağım hissizleşip çekilince bu konuya merak sardım…Eski bir dindar olmama rağmen bir gün Tebbet suresini tesadüfen okudum…Surede peygamberin amcası Ebu Lehebin ellerinin kurumusandan bahsedilir…Ve birde boynuna takılmış bir ipten…
Bende bunun ışığında modern tıbbta biraz inceleme yaptım…Modern tıpta boyun düzleşmesinden bahsediyor…Biraz daha incleyince vücudun ateşinin normalin çok istemesinden dolayı beynin kendisin koruma harektinden sonra bu felç olayının oluştuğuna kanaat getirdim…Bugünde kızcağızın boynuna elimi verdim.Baktığımda gerçektende boynunun sol tarafı inanılmazdı…Hayrete düştüm…Sol tafaı belirgin bir şekilde yıpranmıştı…Araştırmaya devam ediyorum…Ama bunlar dedim ya çaresizlikten kaynaklanan amatörce araştırmalar…
yine lal olduk….
günaydın arkadaşlar diş köprüm yenilendi agzıma bakım yapıldı ama antibiyotik tedavim devam ediyo muhtemelende 3 hafta kadar daha sürecek bu arada koku inanılmaz azaldı ama 3 öğün diş fırçalıyorum diş ipi kullanmaya başladım birde fırçalamanın ardına gargara yapıorum çok iyi gelio antibiyotikte bitsin bakalım son durum ne olacak yine yazacagım umarım kurtulutum….
Arkadaşlar bi gelişme yok mu?İnsanın aslında bihaber uyuması ne kadar acı…
Bugün arkadaşlarla sohbet ederken ağzı kokusu problemimin olduğunu söyledim…Bi arkadaş”Bende size bunu söyleyecektim” dedi.Gerçekten çok kötü oldum…Ben zannediyordum ki geçmiş kendiliğinden….Veya psikolojik…Veya abartıyorum diye…Ama varmış…Ne kadar kötü oldum…Demek çalıştığım yerdeki herkes hissediyormuşta çekinip söylemiyrlarmış…Ben bahsedince onlarda söylediler…Belki üzmek isetemedikleri içindi söylemiyorlardı…Çok kötü oldum…Dışarıda çıkmak istemiyorum…Kapandım içeriye…Mecbur olmasam dünya sıkıntısı olmasa işe de gitmezdim…Ne yapayım ne edeyim bilmiyorum…
Benn gerçekten çok iyi anlıyorum. Bende bir antibiyotik , yeni bir macun vs. kullanınca geçti zannediyorum ama insanlar tepki verince çok kötü oluyorum. Yani hep geçtiğine dair bir umut istiyoruz ama malesef geçmesini bırak hafifletemiyorum.
çok kötüyüm arkadaşlar saat gecenin ikisi ve bunları paylaşabileceğim sizden başka kimsem yok 4 aylık eşim benimle aynı odada yatmak istemediğini söyledi gözyaşlarım sel oldu böyle sonuçlanacağını biliyodum ama belki dedim belki… böyle yaşamak istemiyorum artııık birşeyler yapalımmm…
deniz seni çok hemde çokkk iyi anlıyorum benim eşimde bu konuda anlayışsız bunun bir hastalık olduğunu benim çabaladığı görmüyo sadece kendine bakmıyorsun dio aynı şeyleri emin ol bende yaşıyorum çok zor bir durum anlayış lazım ama nerde…..
Arkadaşlar şimdi size daha da üzüldüm…Bir an kendimi unuttum…Evlisiniz tahminen de bayansınız…Doktora gidip durumu olduğu gibi anlatın…çektiklerinizi…Ben bir daha gidecem…Mümkünse özele gidin…
Evlilerin işi gerçekten daha zor.Ben şu anda evlenme çağına gelmiş birisi olarak kesinlikle düşünmüyyorum bunu zaten.Allah yardımcınız olsun.Artık kaderimiz böyleymiş ne yapalım…
Arkadaşlar belki mideniz bulanacak belki canınız acıyacak ama ağzınız koktuğu bir anda parmağınızı burnunuza sokarak -eğri olan taraftan-kemiği biraz itmeye yani düzeltmeye çalışın…Bakın bir fark oluyor mu?
Ben bunu yaptığımda bariz bir fark hissediyorum…Bir de siz deneseniz…
benn sende burunda et filan var mıydı?
ben şunu fark ettim burnumu nemli tutmayı başarabilirsim koku önemli ölçüde azalıyo hatta kalmıyo diyebilirim ama kuruduğunda tavan yapıyo bence burnun içini nasıl sürekli nemli tutabiliriz onu düşünmeliyiz bennn sende bundan bahsetmissin doktora giittiğimde bunu dicem burnumu sürekli nemli tutmak için bana bişey önerin tabi bol bol su içmek dışında…
Hepimizin burnunda et var okan:))))Burası şaka tabii….
Benim ve tahmini hepimizin sol tarafımda konkalar yani etler daha büyük…Bence sebebi burun kemiği soladoğru eğri olduğu için yeterince hava alamadığı için öyle…Tabi varsayım benimkisi…Ama parmağınızı o kısma bastırırsanız belirgin bir şekilde kemiği hissedersiniz…Hatta endoskopimiydi neydi doktor televizyon gibi bir şeyde izletmişti o sol taraftaki eğri kısım aldığım oksijen çarpa çarpa beyazlamıştı…Doktor göstermişti bunu…SAğ tarafın yolu açık hiçbir engele çarpmıyor ama sol taraf öyle değil..O eğri tarafa çarpıp yön kaybediyormuş nefes…
Ve bencede kokunun kaynağı orası…Hatta doktor daha aşağılara inmişti tahmini yutağın oralar veya dilin köküydü belki…Şey gibiydi…Mantarlı ayak olurya beyazımsı öyle işte…Doktor onu anlamamıştı…Göğüs doktoruna bi görün falan demişti bende gitmemiştim…
Bence bide siz görünseniz…ucunda kamera olan bi makine var..Onu burnunuza sokacak…Bi sizde sorun yutak civarında veya geniz kısmı tam bilmiyorum yerini bi beyazımsı tabaka olacak…İşte evimizi yıkan şey o….Bi sorun bu niye böyle diye…
Ben doktoru ikna edememiştim…Hocam işte bu mantar..Yani boğazım mantar(bakteri)kaplamış demiştim…İşte kokunun kaynağı bu demiştim…Adam bana inanmadı…Göğüs doktoruna görün dedi…Bende çıkıp bi daha gitmedim…Çok o da büyük bir olasılıkla dahiliyeye o da dişçiye velhasıl top gibi oyanayacakalrdı benimle…
Bi de siz deneseniz…
benn o espri benimde aklıma geldi yazdıktan sonra,ama yapmazsınız dedim :)))
o dediğin ucunda kamera olan aleti doktor benim burnumada soktu.aynen dediğin gibi o da konka var dedi ve boğazıma soktuğu zaman benim doktorda ne olduğuna anlam veremedi ardından ismimi aldılar, ameliyat için biz sizi arıyacağız dedi ama 4 aya oldu hala haber bekliyorum.Acaba diyorumki özel hastanede mi yaptırsam diyorum hatta deviasyon filan de yapmayı düşünüyorum fakat özel hastanelerde çok para isterler diye tahmin ediyorum.aslında bilsemki kurtulcam hiç parasında değilim ama ys bu da gol olmazsa:)
ben de geldim:(
midem bir ara sakindi.
şimdi yine mahvoldu. ağzım kavruluyor asitten.
@cagangureli seni ekledim msn e, aynı sorunları paylasan biri olarak tavsiyelerini bekliyorum ve simdiden cok tesekkurler.
burun kurudugu zaman kokonunu arttigna kesinlikle katiliyorum, sanirim o sirada burundan da koku geliyor ve uzak mesafeden de olsa hissediliyor, ayni zaman da bulunulan odanin bile kokusunu degistirecek kadar agir olabiliyor, evli olan arkadaslarin yakinmlari bu sebepten, yoksa agiz kapali uyurken bu kadar koku olmasi mumkun deil.
burnu nemli tutmak icin iki tavsiyem var ikisi de ben de ise yaradi. birinci susam yagi, digeri gliserin. ikincisini eczanlerden bulabilirsiniz ya da marketlerin un, seker tuz reyonlarinda (sivi bir madde ama tatlandirici olarak kullaniliyor), kullanimi icin kulak pamugunu susam yagi ya da gliserinle islatip burun delikleri duvarina iyice suru. agiz kurulugu olanlara da gliserini oneririm, bir pamugu islatip dilinizi bununla silin (dildeki beyaz tabakayi da aldigigin farkedeceksiniz), insallah ise yarar…
ben izninizle bir anket baslatmak istiyorum, tahmin ediyorum hepimizin benzer ozellikleri olacak,
yas:30
ilk ne zaman agiz kokusunu fark ettiniz: lise yillarinda
dilde beyaz tabaka: var
geniz akintisi: var
cocukluk yillarinda antibiyotik kullanimi, bogaz enfeksiyonu: oldukca fazla
dis curugu, dolgusu: yok
alerji: var (polen)
sabah kalktiginda burun kapali mi: evet, genelde sag taraf
gun icerisinde burun kapali mi: hayir, hasta olmadikca ve alerji mevsimi degilse acik
tukrugun durumu: yogun (ozellikle gun sonuna dogru akiskanligi cok az)
su tuketimi:3-4 bardak
bademcik tasi: arada sirada oldugunu hissediyorum, o zaman ozellikle koku burnumdan da geliyor
mide sikayeti: yok
kabizlik: yok (oldugun da agiz kokusu artiyor)
Geniz akıntısı ile alakalı.. http://www.uzmantv.com/geniz-akintisi-nedir
Arkadaşlar çoook önemli bir soru soracağım.Ben bu geniz akıntısı olayını pek bilmiyordum ve önemsemiyordum nasıl oluşuyor diye.Benim küçüklükten beri her sabah uyandığımda ağzım afedersiniz balgam dolu olur(yani tükürük).Acaba geniz akıntısı buna sebep olabilir mi diye düşündüm?ve bu bendeki durumu yaşayan başka arkadaşlar var mı?
okanokan geniz akintisi kesinlikle sebplerinden biridir. genzin gerisine akan sivi proteini yuksetir. dilingerisinde ya da bademciklerde magralarda (bunlar bademcik tasini da neden olur) biriken yemek artikalriyla beraber bakteriler tarafindan agiz kokusuna neden olur. ozellikle sabah kalktiginda ki yogun kokunun en onemli sbeebi budur. disleri ve dili fircalamak bir nevi kokuyu azaltsada geniz akintisi oldugu surece koku olacaktir. O yuzden yabanci sitelerde kronik (suregelen/gecmeyen) agiz kokusunun sebeplerinden bahsederken geniz akinitisini (post nasal drip) en basa koyarlar. burna tuzlu su (1cay kasigi tuzu bir birdak ilik/sicak suda) karistirip burna cekmek iyi gelecektir (ama tedavi etmeyecektir). nedenlerine gelince yillardir bununla yasayan biri olarak allerji birinici sebebi(polen ya da gida (ki ben de gida alerjisi de oldugunu dusnuyorum (ozellikle sut urunleri ve tahil urunulerini yedigim de artiyor)). daha once verdigim dis macunu formuluyle gargara yapmakta(agzi fircaladiktan sonra calkalamadan once agizdaki suyla beraber) iyi gelecektir.
silver verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.MaşaAllah bu konularda bilgilisin.peki bunun tedavisi yok mudur hiç?diğer sorum ise vermiş olduğun diş macununda nasıl gargara uygulayacaz anlamadım?
degerli arkadaslarr. bu sorunla yaklasık 15 yıldır mucadele ediyorum. 6 ayrı diş doktoruna gittim. çünkü dişlerimdede ileri derecede sorun vardı. ben koku sebebi olarak dişlerimi gorurdum. en son cekilmesi gereken butun dişlerimi cektirdim. dolgu yapılması gerekenleri dolgu yaptırdım.koku hala devem ediyor. doktor bu defa dişlerimidogru fırcalamadıgımı soyledi. doktorun gosterdiği şekilde fırcalama yaptım yine gecmedi.VESONRA AYNI DOKTORUM SORUNUMUN ÖYLEYSE DİŞ ETLERİMDEN KAYNAKLANDIGINI SOYLEDİ. O ZAMAN TEDAVİ EDİN DEDİM.BANA DİŞ ETİ FARKLI BİR İHTİSAS TIR DEDİ VE ***PERİODONTOLOG*** A GİTME Mİ İSTEDİ. NEYSE DİŞ ETİ DOKTORUNU BULDUM. MUAYENE ETTİ. VE DİŞ ETLERİMDE İLERİ DERECEDE İLTİHAPLANMA TESPİT ETTİ.BU İLTİHAP KOKU YAPARMISS. CÖZÜM OLARAK AMELİYAT ONERDİ.HER İKİ CENEDEN DE SORUNLUYMUSUM.DİŞ ETLERİMDEN AMELİYAT OLMAYA KARAR VERDİM. ONCE ÜST CENEMDE OLMAK İSTEDİM. AMELİYAT YAKLASIK 1 BUÇUK SAAT SÜRDÜ.KORKANLAR İÇİN SOYLUYORUM. ASLA ACI HİSSETMİYORSUNUZZ. EN SON DİKİŞ ATILIYORR. 1 HAFTA KADAR TAM GULEMİYORSUNUZZ. VE COK CİĞNEMEYİ GEREKTİREN YİYECEKLER TUKETEMİYORSUNUZZ. HATTA BİR HAFTA SONRA DİKİŞLERİ KENDİNİZ BİLE ALABİLİYORSUNUZZ.COK BASİT BİR AMELİYATLAA BU SORUNUMDAN KURTULDUMM. HALA AZ BİR KOKU VAR AMA O DA ALT CENEMDEN KAYNAKLANIYORR. AMELİYATIN SADECE BİR DEZAVANTAJI VAR. DİŞ ETLERİNDE 3-4 MİLİMETRE CEKİLME OLUYORR.ARKADASLARR LÜTFENN ***PERİODONTOLOG*** A BASVURUNN.
——ALINTI——-
Böyle bir yorum gördüm bu sitede.Benimde mesela diş etlerimde aşırı iltihaplanma var.hatta şöyle söyleyeyim ne zaman diş doktoruna gittiysem bana hep diş etlerin çok iltihaplanmış diyordu doktor.Asıl önemli soru şu :”Diş eti iltihaplanması kokuya sebebiyet verir mi?”
okanokan,
isnallah faydali olabiliyorumdur, agiz kokusunun tedavisinin zor olmasinin nedenlerinden biride nedeninin bilinmemesi, bircok sey buna sebep olabiliyor. dis eti hastaligi/iltihaplanmasi da gaiz kokusu yapar, bunun icin senin de aliniti da verdigin gibi periodontist ya da bu konuda uzman bir dis hekimine gitmek gerekiyor. deep cleaning (derin temizle) me dedikleri ameliyat sanirim senin verdigin alinitida bahsedilen. eger imkanin varsa periodontiste gorunebilrisin. verdigim sim macunu formulu de dis etleri icin iyi gelcektir. gargara icin bahsettigim disini o macunla fircaldiktan sonra, macun agzindayken bir miktar da su alip gargara yapman.
daha once de yazmistim y.dsiinda yasiyorum ben ozel saglik sigortam var o yuzden gidip ben de su var alerji var oburu var dis etlerimden dolayi agiz kokum var diyip kolayca bakilamiyorum (ozel oldugu icin sigorta da karsilamiyor), en basit bir doktor ziyareti bile trukiyenin 3-4 misli fiyati, o yuzden insallah yazin memlekete dondugum de yaptiracam bu testleri.
turkiye de zor oldugnu biliyorum, devlette bakilmanin zorlugunu gittigin de doktorun yuzune bile bakmadigini burda da belirten arkadaslar olmus. ha keze ozele gidince de fazla birsey degismiyor, insallah birgun hakkaten kendini bu ise adamis amaci para kazanmak degil de insanlara yardim etmek icin calisan bu konuda tecrubeli hekimler olur da bizlerde rahatca gideriz. murat hocam disardan takip ettigim kadariyla bu konuya kendini adamis bir insan. ama onun da alani sadece agiz ici ile sinirli, maalesef ben de cok sukur dolgum bir tane dolgum bile olmadigi halde koku oluyor. benim durumumun geniz akinitisi ve bademcik tasi oldugnu dunsuyorum.
bu arada 1 haftadir yeni bir sey uzerinde calisiyorum, insallah faydali sonuclarini gorunce sizlerle de paylasacam. kisacasi vucudu alkalize etme formulu. iki gundur geniz akintim oldugu halde kokunun cok az oldugnu hissediyorum.
geniz akinitisi icin yabanci bir forumda bir formul vardi, uygulayanlar basarili oldungu soylemsilerdi, antibiyotik tabletini suda eritmek onu burna cekmek gibi biseydi. 1-2 gun de akinitinin durdugun soyleyenler vardi. ben deneyemedim y.disinda antibiyotik yazdirmak cok zor. onu da yaza erteledim 🙂
simdilik bu kadar insllah bulduklarimi sizlerle de paylasacam,
Dişeti iltihabı (piyore) nedir?
Periodontitis ya da halk arasında bilinen adı ile ‘piyore’ dişleri saran kemik ve dişeti dokularinin iltihabıdır. Dişler ağız içinde görebildiğimiz kron kısmı ve çene içine gömülmüş ‘kök’ten oluşmuştur. Kökler kemik için de ince lifler yardımı ile tutunmaktadır. Bunun yanında çene kemiğinin iç yüzünü saran pembe dişeti’de dişin boyun kısmına yapışır. Dişeti iltihabı sadece gözle görülen dişetini değil, kemik dokuyu da etkileyeceğinden kontrol altına alınmayan bir dişeti rahatsizlıgı sonuçta çürüksüz dişlerin sallanmasına ve çekilmesine neden olacaktır.
Dişeti iltihabı nasıl baslar?
‘Dental plak’ da denilen mikrop tabakasının dişler üzerinde birikmesine izin verilirse bu tabaka içinde yaşayan bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba yol açar. Dişeti hastalığının bu erken dönemine ‘gingivitis’ denir. Gingivitis aşamasi Resim 1′de görüldüğü gibi hafif kızarıklıkla kendini belli edebileceği gibi görüntü olarak daha hafifte olabilir.
Dental plak nedir?
‘Dental plak’ dişler üzerinde düzenli olarak biriken mikrop tabakasıdır. Bu tabaka istenmeyen 2 şeyi oluşturur.
Diş çürüğü
Dişeti hastalığı
Dental plak yumuşak ve renksizdir. Bu nedenle belli bir kalınlığa ulaşmadan görülemez. Yoğun olarak dişlerin araları ve dişeti-diş sınırında birikir. Bu tabakanın oluşumu engellenemez, ancak hergün düzenli dikkatli ve yeterli diş fırçalamak ile diş ve dişetlerine zarar verecek miktarda birikmesi önlenir. Diş araları gibi fırçanın ulaşamadığı bölgelerdeki plak, diş ipi ile temizlenir.
Sağlıklı dişeti nasıl görünür?
Saglıklı dişeti pembe ve dişleri sıkıca sarar durumdadır.
Dişeti hastalıklarına sık rastlanılır mı?
Evet diş çürüğünden daha sık. Neredeyse tüm erişkinler bir dereceye kadar bu hastalıktan etkilenir ve birçok vak’a da hiç çürüğü olmayan dişler sadece sallandıkları için çekilirler.
İltihaplı dişeti’nin görünümü nasıldır?
İltihaplı dişeti kırmızı ve / veya sis görünümündedir. Fırçalarken kanayabilir.
Dişeti iltihabının belirtileri nelerdir?
Dişeti rahatsızlıkları bazen fark edilemeden çok ilerlemiş olabilir. Bununla birlikte aşağıdaki belirtilerin bir ya da birkaçının birarada gözlenmesi dişeti rahatsızlığı olasılığını akla getirmektedir.
Ağiz kokusu
Kırmızı ve sis dişetleri
Ağızda tat bozukluğu
Dişetlerinin çekilerek diş kökünün açığa çıkması
Sallanan dişler
Zamanla eğilen ya da çarpıklaşan dişler
Dişeti kanaması (diş fırçalarken ya da kendiliğinden)
Dişeti iltihabı tedavi edilir mi?
Evet. Ancak tedavi iltihabın ne derece ilerlediğine bağlıdır. Sadece ‘gingivitis’ safhasında yapılan tedavi yüksek başarı sağlar. Tedavi süresince, diş hekiminiz dişlerinizi diş taşından arındırıp diş fırçalama tekniğinizi en iyi hale getirecektir. Bundan sonraki sorumluluk size düşmektedir. Usulüne uygun yaptığınız temizlik, dişetlerini, pembe ve sağlıklı görüntüsüne kavuşturacaktır. Ancak tedavi’ye en kısa sürede başlanması şarttır.
Ağızdaki tüm dişler iltihaptan eşit olarak etkilenir mi?
Hayır. Temiz tutulabilen dişlerin etrafında dişeti rahatsızlığı görülmez. Hastalık, genellikle temizlenmesi zor olan arka dişler ve diş aralarında gözlenir.
Dişeti iltihabı nasıl yayılır?
Zaman içinde diş yüzeyine tutunan dental plak dişeti seviyesinin altına uzanır ve iltihabı olayı yayar. Bu durum genellikle çok yavaş ilerler ve dişe destek olan kemiğin harabiyeti ile birlikte diş ile dişeti arasında, normalde çok sığ olması (1-2 mm.) gereken bir boşluk oluşumuna neden olur. Bu ‘periodontal cep’ İltihabın yayılması ile daha da derinleşir.
İşte ‘periodontitis’ dişeti hastalıgının bu dönemine verilen addır. Yıkıma uğrayan kemik miktarı arttıkça dişler artan oranda sallanmaya başlar. Dişeti ceplerinin derinleşmesi çogu zaman beraberinde dişeti apselerinin oluşumuna neden olur. Bazı durumlarda da kemiğin erimesini takiben dişeti çekilir ve kökler görünecek şekilde ortaya çıkar. İltihabın bu derece ilerlemesi genelde ağrısız oldugu için hasta, olayın farkında olmayabilir.
İlerlemiş diseti hastalığı (periodontitis) tedavisi nasil yapilir?
Tedavi size uygun diş firçalama ve dişipi kullanma tekniklerinin öğretilmesi ile başlar. Daha sonra ki basamak ise doktorunuz tarafından dişleriniz üzerindeki diştaşı ve ‘dental plak’ın temizlenmesidir. Bu işlem genellikle birkaç randevu gerektirir. Tedaviniz bittikten sonra, üzerinize düşen diş ve ağız temizliğini yaparsanız dişetlerindeki kırmızılık ve sisliğin ortadan kalktıgını ve sallanan dişlerinizin çene kemiğinize daha iyi tutundugunu izleyebilirsiniz. Bazı ileri durumlarda ameliyat olmanız doktorunuz tarafından önerilebilir. Böyle bir öneri ile karşılaştıysanız detaylı bilgi almak için lütfen dişeti uzmanımız ile görüşünüz.
Dişeti ameliyatından sonra neler beklemeliyim?
Dişeti ameliyatları ve diştaşı temizliği işleminden sonra dişeti iyileşmesinin doğal sonucu olarak dişetleri bir miktar küçülürler. İşte bu nedenle bazi vak’alarda dişler uzamış gibi görünür. Tedavi öncesi hastalık ne kadar ileri ise bu küçülme miktarı o kadar fazladır. Bu durum hastaları sadece estetik olarak değil sıcak-soğuk hassasiyeti şeklinde de rahatsız eder. Bu hassasiyet zamanla kendiliğinden azalabileceği gibi yüksek flourür içeren diş macunlarının kullanılması ile de ortadan kaldırılabılır. Dişeti ameliyatlarından sonra dişler eskisine göre daha fazla sallanma gösterebilirler ancak bu 2-3 ay içinde tamamen ortadan kalkar.
Dişeti hastalığının tek sebebi ‘dental plak’ mıdır?
Hem evet, hem hayır. Bazi insanlarin vücut savunma mekanızması çok gelişmiştir ve dişlerini fırçalamasalar bile çok ciddi boyutta dişeti rahatsızlığına yakalanmazlar. Bazıları ise diğer her yönden çok saglıklı olsalar bile, dişeti rahatsızlığına karsı dirençleri düşüktür ve ancak çok iyi bir ağız temizliği alıskanlığı ile hastalığa karşı koyabilirler.
Dişlerimi düzenli fırçalamama rağmen neden dişeti hastalığına yakalandim?
Büyük olasılıkla fırçalamayı tam ve etkin olarak yerine getiremiyorsunuz. Çoğumuz dişler ile dişetlerinin birleştigi bölgeyi tam anlamıyla temizlemenin ne kadar zor oldugunu bilmeyiz. Bu nedenle belki de fırçalama tekniğiniz ve sürenizin bir uzman yardımı ile düzeltilmeye ihtiyacı vardır. Ayrıca diş fırçasının kıllarının dişler arasına giremeyeceği, buraların ancak diş ipi ile temizlenebileceğini hatırlamalısınız.
Tartar ile plak aynı şey midir?
Hayır. Tartar ya da bilimsel adı ile kalkülüs dental plagin değişik bir şeklidir. Tartar, tükürük içinde bulunan kalsiyum’un dental plak ile birleşip, sertleşerek dişler üzerine yapısması halidir. Tartar en sık alt ön dişlerin arka yüzeyinde birikir. Bir kez oluşması halinde tartar ancak diş hekimi ya da dişeti hastalıkları uzmanı (periodontolog) tarafından temizlenebilir. Anti-tartar özelliği olan dişmacunlari olusmuş tartarı ortadan kaldıramaz. Bir kalınlığa ulaşmadan görülemez. Yoğun olarak dişlerin araları ve dişeti-diş sınırında birikir. Bu tabakanın oluşumu engellenemez, ancak hergün düzenli, dikkatli ve yeterli diş fırçalamak ile diş ve dişetlerine zarar verecek miktarda birikmesi önlenir. Diş araları gibi fırçanın ulaşamadığı bölgelerdeki plak, diş ipi ile temizlenir.
OKUDUM PAYLAŞMAK İSTEDİM
benim gittiğim diş dr u da senin diş etlerin tedavi edilmeden köprü yapılmış buda kokunun kaynagı olmuş dedi
şu an antibiyotik alıyorum düzenli fırçalıyorum koku yok denecek kadar azaldı birde dr bana el ve ayaklarımda yanma varmı dieee sormuştu iltihap el ayak yanması yaparmış bende var sizde de var mı?
Nedense bu tür uzun yazılardan sonra bi umutsuzlaşıyor ve yazmıyoruz…