Ağız kokusunu önleme
Siz de konuşurken elinizle kapatma ihtiyacı duyuyorsanız, insanlar siz konuşurken geriye çekiliyorsa hemen harekete geçmeli ve kokunun nedeni her ne ise ortadan kaldırılması için destek almalısınız.
Ağzınızın kokup kokmadığını tespit etmeniz zor değil, eşinize dostunuza sorarak bile koku olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ancak net bir sonuç alabilmek için hekimler bazı cihazlardan destek alırlar. Bu iş için geliştirilmiş gaz kromatograflar ve özel sülfit monitörleri var. Bunlar nefesin yapısını kesin olarak gösterebiliyorlar.
Halitozis adı verilen ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür içerikli ürünlerinden ortaya çıkar. Ağız sağlığına ve hijyenine yeterince dikkat etmeyen bireylerde hidrojen sülfür üreten bakteri sayısı artar bu da kötü kokuya neden olur.
Nefesin kötü kokması genellikle ağız içinden kaynaklanır. Ağızdaki bir enfeksiyon, dişeti hastalıkları veya ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kötü kokulara neden olurlar.
Ancak koku sadece diş ve ağız kaynaklı olmayabilir. Akciğer iltihabı, sinüzit, şeker hastalığı (aseton kokusu), mide bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği (balık kokusu), karaciğer ve metabolizma bozuklukları da ağız kokusuna sebep olurlar.
Ağız kokusundan kurtulmanın ilk adımı, kokunun kaynağının tespit edilmesidir. Kokunun nedeni bulunduktan sonra ise tedavisi yapılır.
Nefesiniz ağız içi kaynaklı bir nedenden kötü kokuyor ise yolunuz mutlaka bir diş hekiminden geçmelidir. Diş hekimi, tüm çürüklerinizi, varsa diş eti hastalığınızı tedavi edecek. Diş taşlarınızı temizleyecek, gömük ve yarı gömük 20 yaş dişlerinizi çekecektir.
Ağız içinden kaynaklanan kokuların yüzde 90’nı başarıyla tedavi edilebilmektedir. Bunun için kişinin kendisine de önemli görevler düşüyor. Çoğu ağız kokusunun tedavisine dilin fırçalanması ile başlanır. Ağız kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah şiddetli ağız kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek sonrası fırçalanması ile sorun kontrol altına alınabilir. Her öğünün ardından dişler en az 3 dakika fırçalanmalı, mutlaka fırçalamanın ardından diş ipi kullanılmalıdır. Ağız kokusu genellikle ağız hijyeninin düzeltilmesiyle ortadan kalkar.
fake plastic trees
Dönmene sevindim, kabuğumuza çekilme şansımız çoğumuzun zaten yok sanırım. Çalışan, okuyan dolayısıyla sürekli hayatın içinde olan bireyleriz. Çok azımız evde. Zaten evdeyken olay bu kadar üzüntü verici olmaz galiba.
Kendimizi bırakma şansımız istesekte istemesekte yok, ama olaya bir imtihan gözüyle de bakarsak sıkıntımız bir nebze azalır bence.
Problemim 1-2 aydır hat safhada. Herkes aynı tepkiyi veriyor. Dolayısıyla ben konuşurken ne dediğimden çok sadece karşımdakinin yüz mimiklerini okuyorum. Zaten anlıyorum ki o anda ne dediğimi pek de önemsemiyor.
Okyanus suyu aldım, kullanıyorum. Boğazımı tuzlu suyla epeyce gargara yapıyorum sabahları. Ama bir nebze olsun azalmadı. Boğazımda ve burnumda hissediyorum kokuyu. Bişey keşfettim geçenlerde TARÇIN biraz bastırıyor gibi kokuyu, ama geçici oda. Bu arada reflü dönemsel olarak koku yapıyor. Yani reflüyü bence gözardı edelim. Çünkü tedavisini olsak bile problemimiz geçmeyecek bunu biliyoruz
Ben evde dinlenme halinde problemim minimuma iniyor hatta hiç kalmıyor.
Ne zaman uzunca saatler çalışsam uykusuz kalsam, otobüs yolculuğuna çıksam, kapalı alanlarda kalsam, resmen boğazımda biyerler çürümeye başlıyor.
Odama nemli ortam sağlamak için nemli havlu vs asacağım.
size tavsiyem sakın konkanızı aldımayın.sanki konkamı aldıdıktan sona daha beter oldum.bunum acayip ağrıyor içi kuruyor.özellikle klima ve kalorifer yanında.birde sindrim sistemimden geliyor koku dışkı kokusu gibi.ikisi çok beter oluyor.bende ölümü bekler gibi bekliyoum artık.gençlğim geçip gidiyor.durumum gerçekten içler acısı.
memo,
Ağız kuruluğuna yol açan etkenleri düşündüğümde aklıma ilk olarak tükürük bezlerinin tıkalı olması, bazılarının çalışmaması gibi bozukluklar geliyor. Forumlarda dolanırken 1-2 kişinin çocuğunda kabakulak sonrası halitosis başladığını okumuştum. Burundaki kuruluğu da düşünecek olursak vücüdumuzda mukoza ve tükürük salgılamamızı engelleyen hormonel, yapısal bir bozukluk olabilir diye düşünüyorum ama bilimsel hiç bir dayanağım yok. Yanlış da ifade ediyor olabilirim zira doktor değilim. Konuyla ilgili şöyle bir şey buldum. Aşağıda alıntılıyorum.
”İyi günler ..ben bazı rahatsızlıklardan dolayı Romatoloğa gittim ,muayene sonrasında benden kan-idrar testleri istedi, sonuçlarına göre ya Lupus yada Sjögren olduğumu söyledi ve bunu kesşnleştirmek için tükrük bezi biyopsisi yapılmasına karar verdi.
Bunun kolay bir işlem olduğunu söyledi. Sorularım şunlar : Acaba tükrük bezi nerede oluyor ? parçamı alacak,sıvı mı ? canım yanarmı ? ( yapılırken ve sonrasında..) (uyuşturucağız ve iğneyle parça alacağız demişti )
Acil yanıtlarsanız çok sevinirim,teşekkür eder,iyi çalışmalar dilerim
sayın; hekimonline.com kullanıcısı
Sjögren hastalığında dış salgı bezlerinin yapısının bozukluğu ve bunun sonucu olarak da xerostomi (ağız kuruluğu) ve xeroftalmi, keratokonjuktivitis sicca (göz kuruluğu) görülür. Otoimmün hastalık grubundan bir bağ dokusu hastalığıdır. Bu hastalıkta major ve minör (Büyük ve küçük) tüm tükrük bezleri etkilenir ,tanı tükrük bezi biopsisi ile konulur.
Major tükrük bezleri parotis, submandibular ve sublingual tükrük bezleridir. Parotis bezleri kulaklarımızın alt kısımlarında çene eklemimize yakın yerleşim gösterirler. Submandibüler bezler çene altında bulunurlar, sublingual tükrük bezleri ağız tabanında bulunurlar. Minör tükrük bezlerimiz ise ağız mukozası içinde ve damakta her alanda bulunurlar.
Genellikle tutulmuş olan büyük tükrük bezlerinden basit bir işlem sonucu,ince iğne aspirasyon biopsisi ile önce lokal anestezi verilip bölge uyuşturularak ağrısız bir şekilde parça alınır. Alınacak parça, ancak bir iğnenin içine sığabilecek kadar,yani çok küçüktür, mikroskopikdir.
Bu biopsi patolojide mikroskop altında değerlendirilir ve reaktif kronik yangısal infiltrasyon gözlenerek tanıya gidilir. Yapılan işlem sonrasında da hastanın ağrısı hafif olur ve ağrı kesici tedavi ile giderilebilir.”
Kaynak: http://www.hekimonline.com/yenisite/moduller/sorular/index.php?id=203
Sorun alerjik de olabilir. Eğer öyleyse durum biraz daha karışık bir hal alacaktır. Neyse uğraşalım bakalım.
selamlar!!!!
Yıllardır bende bu dertle gark olmuş durumdayım.Evlenme yaşım çoktan geldi geçti fakat ben bu ağız kokusu denen illetden dolayı kimseyle olamıyorum.Kendime tahammülüm yokken karşımdakini hiç düşünemiyorum.Denemediğim ne ağız spreyi kaldı nede başka yollar….Çok çaresizim bu konuda ne yapacağımı bilemiyorum….
arkadaslar merhaba,
ben bugün yine kbb doktoruma gidiyorum, ameliyat sonrasi bana sinüzitlerden iltihapli akintin var demisti, gecmez ise gel demisti. aktinim yine yogun, simdi büyük bir ihtimalle yine antibiyotik yazacak. ben de daha ne yapacagimi bilemiyorum, aslinda tekrar antibiyotik kullanmak da hic istemiyorum. sanki son zamanlarda koku bende biraz azalmis gibiydi, simdi yine basladi. cok kivamli bir aktinim var, bazen konusurken bile tikanip öksürüyorum, o denli yogun.
sevda hanım lazer tedavinizin sonucunu merakla bekliyorum.bu arada nerede hangi hastanede yaptırıyorsunuz?
http://akademicerrahi.com.tr/cerrahi/index.php?option=com_content&view=article&id=104:rehber
pediyatri,
Ankara hastanesi akupunktur doktoru Hüseyin Aslana lazer tedavisini ayrı ayrı dönemlerde 10 ar senastan 3 kez yaptırdım sadece ilk yaptırdığım tedaviden geçici olarak sonuç aldım , geçenlerde bu doktorla tekrar görüştüm benden bıktığı için herhalde nisan ya da mayıs ayında gel tekrar deneyelim dedi, baharda dahamı etkili oluyor lazer bilmiyorum ama o zamana çağırdı! aslında artık bu işin peşini bırakmayı düşünüyorum 25 yıldır bununla uğraşan biri olarak artık emekli! olmaya karar verdim,daha fazla yıpranmak istemiyorum,ben başaramadım ama inşallah siz kurtulursunuz..
deselerki bir kaç ay ömrün kaldı o kadar mutlu olurumki.
Sevda sana katılıyorum. Bende vazgeçmek üzereyim artık çok yoruldum. Sanırım hayatımız boyunca bu kokuyla yaşamak zorunda olduğumuzu kabullenmek zorundayız.Tıpkı bir özürlü gibi…
selam arkadaşlar.memo daha önce boğaz kültürü yaptıran oldumu diye sormuşsun.ben boğaz,geniz ve dil kültürü yaptırtım.sonuçlar temiz geldi ama bu sende de temiz geleceği anlamına gelmez.çünkü ben neslihan hanıma gittiğimde ağız kokusuyla başvuran hastalarından birisinde dil kültüründe bağırsak florası üremiş.öncelikle kültür yaptırmamış olan arkadaşlar önce kültürlerini yaptırsın.helicobakter şikayeti olan arkadaşlar antibiyotik kullanmadan önce dişlerini temizlettirsin.çünkü bu bakteri tartarlarada yapışıyo.ben bademcik ameliyetı olmaya karar verdim.bende bademcik taşı var ve gerçekten ağız kokusuna yol açıyo.bademcik taşlarını temizlediğimde ağzımın içinde bir rahatlama oluyor.belki sadece kaynağı bu değil ama bu soruna yol açan bir etkenden daha kurtulmuş olucam.ağzımın içinde süreklü kötü bir tat var ve bunun kaynağıda bademcik taşı eğer bademcik taşınız varsa mutlaka aldırın .bu arada dilinizi karbonatla temizleyin uzun bir süre temiz durmasını sağlıyor.bademcik ameliyatından sonra size gelişmeleri haber veririm.bu arada 20 lik dişi olan arkadaşlar bu sorunuda halletsin.ben 20 lik dişimi çektirdiğimde o kadar kötü bir koku yayıldıki.altı olduğu gibi enfeksiyon olmuş.kendinize iyi bakın.ümitsizliğe düşmeyin.
evet bizde özürlüyüz ama kimsenin saygı duymadığı ve hoşgörmediği.
selam. benim de ağız kokum var ve işim gereği (doktorum) insanlarla sürekli yakınlık halindeyim.hergün rezil olmaktan bıktım.şu aralar biraz rahatım kullandığım bi ilaç sayesinde.reklam olur mu bilmem o yüzden yazmadım buraya ama istek gelirse yazarım.bi de ekleyeyim bu rahatsızlığın herhangi bi ameliyatı yok kendinize işkence etmeyin.denedim ordan biliyorum.son kullandığım ilacın işe yaradığını ise samimi olduğum arkadaşımdan teyit ettirdim.sağolsun beni kırmaz istediğim zaman nefesimin kokup kokmadıgını ona soruyorum.siz de birine açılın bu dertle tek başınıza duramazsınız sonunda tükenirsiniz.
selam. benim de ağız kokum var ve
işim gereği (doktorum) insanlarla
sürekli yakınlık halindeyim. hergün rezil
olmaktan bıktım.şu aralar biraz
rahatım kullandığım bi ilaç
sayesinde.reklam olur mu bilmem o
yüzden yazmadım buraya ama istek
gelirse yazarım.bi de ekleyeyim bu
rahatsızlığın herhangi bi ameliyatı yok
kendinize işkence etmeyin.denedim
ordan biliyorum.son kullandığım ilacın
işe yaradığını ise samimi olduğum
arkadaşımdan teyit ettirdim.sağolsun
beni kırmaz istediğim zaman
nefesimin kokup kokmadıgını ona
soruyorum.siz de birine açılın bu
dertle tek başınıza duramazsınız
sonunda tükenirsiniz.
arkadaşlar bugün işten geldigimden beri okuyorum yazdıklarınızı sankihepinizi uzun zamandır tanıyorum gibi hiseettim.bende liseden beri çekiyorum şuan 23 yaşındayım.normalde çok sıcakkanlı insanım çok konuşurum ama yakın mesafeye kapalı ortama gelince herşey bitiyor. sakız makızda bieyre kadar ve tedaviye gelince bende ümitsizlige kapıldım hiç doktora gitmedigim halde.çünkü yorum yapan herkes birşeyler denemiş hastanelerde ama sonuç yok 1 2 kişşi onlarınkide farklı benimkinden heralde. bende hep bi yutkunma problemi var gibi oluyor genzimde.20 lik dişlerdenmi bademcikteki taşlardanmı neyden kaynaklandığını bilmiyorum.ama iç etkenler oldugunu düşünüyorum.yemek borusu kalın bagırsaklar falan. benim kesin iptal olmuştur onlar.ben çayı çok içerim ve sogumadan kaynar durumdayken içerim arkadaşlar ya da ailemdekiler 1 bardak bitirene kadar ben 3 bardak bitiririm.küçüklükten beri böyle. bazı arkadaşlar kabakulak demiş ortaokulda geçirdim ama hatırlamıyorum o dönem varmıydı agız kokum :S lisede başladıgını hatırlıyorum ama.ne olacak böyle bilmiyorum ya :S insnalara bakıyorum 15 cm mesafeden konuşuyorlar merak ediyorum yaa hiçmi koku çıkmaz ben bi sogan yerim ertesi gün akşama kadar kokusu gitmez agzıma dilime yerleşir:S birde sizdede oluyormu merak ediyorum ben normal insanlara göre daha çok terliyorum elim ayagım falan sizdede varmı böyle bişey ?
Erhan arkadaşında teyidiyle hastalık lise yıllarında yani ergenlik yıllarına denk gelen yıllarda başlamış…Hazır aramıza bir doktorda katılmışken sortım:Hocam ergenlik yıllarına denk gelen yıllarda baş bölgemizde insanda farklı olrak gelişen bir kemik doku ne bileyim bi şey var mı?Onu merak ettim…
arkadaslar,
dil, bogaz ve geniz kültürünü ankarada nerde yaptırabiliriz? bilen varsa söyleyebilir mi?
sorayım derken sortım çıkmış özür dilerim…Düzeltme imkanımız da yok..Tekrar özür dilerim…
@bennn önceki yorumlarını okudum burnuna yapmaya çalıştığın şey çok tehlikeli. çok fazla kanlanan bir yerdir burun içi sakın bunu evde deneme. soruna gelince ergenlik büyüme hızının çok arttığı bir dönemdir.bu dönemde bazı insanlarda yüz ve burun orta hat kemiğinin (septum) büyüme hızları farklı oluyor.septumun normalden hızlı büyümesi veya yüz kemiklerinin normalden yavaş büyümesi sonucu septum kemiği eğriliyor( buradaki kıkırdakla birlikte) sonuçta burnun deliği tıkanıyor ve gece uyurken ağzın açık olmasına neden oluyor.bu da ağızda anaerobik bakterilerin yerleşmesine neden oluyor.normalde ağızda streptococcus salivarius olması lazım.fakat ağzı açık uyuyunca ağızda anaerobik bakteriler kalıcı olarak yerleşiyor.burun kemiği ameliyatı (septum deviasyonu) maalesef kokuya çözüm olmuyor çünkü bozulan ağız florası kokunun asıl kaynağı.bunun için streptococcus salivarius bulmamız lazım fakat ben preparatını bulamadım.yani ameliyat ağız kokusunu giderecek diye kesin birşey yok.bozulan ağız florasını da düzeltmek gerek.bunun yanında ağız kokusunun daha birçok nedeni var.ilerleyen mesajlarımda birçok şey yazacağım ve umuyorum ki bazı arkadaşların sorunu tamamen çözülecek. SAYGILARIMLA…
hocam bekliyoruz ozamn önerilerinizi bilgilerinizi.ben bu hafta içi 20 likleri çektirerek başlıycam artık :S 4 5 yıldır çıkmadılar yarım yamalak etin altında duruyorlar.
doktor bey siz ne ameliyatı oldunuz?bu arada kullandığınız ilacın ismi nedir?ilaç ismi veren arkadaşlar olmuş daha önceki yazılanlara bakarsanız.
@mertcan benim burnumda da orta hat eğriliği ve dolayısıyla burundan nefes alamama sıkıntısı vardı.olduğum ameliyat da bunun düzeltilmesi içindi.ameliyatın adı septum deviasyonu ameliyatı.kullandığım ilaca gelince aslında ilaç değil bir çeşit maya(yani faydalı mantar=saccromyches boluardii) adı REFLOR.bütün eczanelerde var asıl amacı diareyi ve bazı sindirim sistemi rahatsızlıklarını düzeltmek.yönteme gelince öncelikle eczaneden oksijenli su ve reflor’u alıyoruz.(sgk karşılamıyor ikisini de parayla almalısınız.) öncelikle ağzımı %3 lük hidrojen peroksit ile gargara yaptım.(eczanelerde oksijenli su adıyla satılıyor.%3 olmasına dikkat edin fazlası yakar.)gargara yaparken köpürmesi normaldir.bu arada sakın yutmayın.bu gargarayla amacımız anaerobik bakterileri yok etmek.gargara için birçok madde var fakat hidrojen peroksit ortama oksijen vererek anaerobik bakterileri yok eder dolayısıyla faydalı bakterilere bişey olmaz.ardından yeni aldığımız diş fırçasıyla (burası önemli eski fırçamızda bakteriler olduğu için tekrar bulaşacaktır)15 dakika sonra reflor’u ılı suya katarak ve ağzımızda bir dakika kadar tutarak yavaş yavaş içeceğiz.burda amaç bu mayanın anaerobik bakteri gelişmesini önleme etkisi.kutuda 10 şase var tamamını bu şekilde kullanıyoruz.bu yöntemle yaklaşık bir aydır koku yok.tabi tekrar oluşur mu bilemiyorum zaman göstericek.başka şeyler de var zaman buldukça yazıcam. SAYGILAR
@kendinden tiksinen adam peki hocam bunu siz hergün mü kullanıyorsunuz ve bunu sürekli kullanmanın vücuda bir zararı yok mu
hocam tşkr ediyoruz zamanınız oldukça yazın bize.
hocam aynı şekilde lütfen iletişimi koparmayın, merakla bekliyoruz yazılarınızı.
hocam mrb,
oksijenli suyu inceltmeden kullaniyorsunuz sanirim, hergun mu kullaniyorsunuz, gunde kac kere gargara yapiyorsunuz, hergun kullanimi dil yuzeyine ya da dislere zarari olur mu, mayayi nasil kullaniyorsunuz? yemekten once ya da sonra farkeder mi? tesekkurler…
Hocam, size cok tesekkür ederim. Yazdiginiz yöntemi hemen denicem, bana cok mantikli geldi. Oksijenli su tedavisini baska bir forumda da okumustum, Amerika da yasayin bir bayan bu yöntemi uyguladigini ve cok faydasini gördügünü yazmisti.
Ayrica ben artik sabah aksam düzenli olarak özel dil fircasiyla dilimi iyice temizliyorum ve fircayi kokladigim zaman igrenc bir koku oldugunu fark ediyorum. Dili temizledikce koku azaliyor, fakat bir sonraki gida alimimla birlikte tekrar olusuyor. Gidadan gidaya da fak ediyor bence, dildeki koku bilhassa tatlilar, kekler, yani sekerli gidalar ve cikolatalardan sonra olusuyor. Birde geniz eti ve konka ameliyati olmama ragmen halen cok yogun bir geniz akintim var, bogazimda dügüm oluyor o denli yogun ve konusurken tikandigim ve öksürdügüm bile oluyor. KBB doktorum da bu olayi cözemedi. Ve bu geniz akintinin kokusunu da zaman zaman hissediyorum, o da farkli bir koku.
Hepimizde gercekten bircok nedenden dolayi agiz kokusu oluyor, diger arkadaslarin da yazdiklarina bakarak sadece bir tek nedene bagli degil bizdeki agiz kokusu.
Sanki cözüme biraz daha yaklastik gibi geliyor bana, birden heyecanlandim.
Hepimizi acil sifalar diliyorum.
@sonsuz, reflor’un içinde 10 adet şase var.ve bu işlemi 10 gün boyunca akşam yemeğinden sonra yapıyoruz.bi de bu işlemden sonra su hariç bişey yiyip içmiyoruz. refloru 10 günden fazla kullanmayın. @sonsuz, reflor’un içinde 10 adet şase var.her akşam yemek yedikten bir-iki saat sonra önce ağzımızı oksijenli su(%3’lük hidrojen peroksit) ile gargara yapıyoruz.(sakın yutmayın kazara yutarsanız bol su için.tadı metaliktir dolayısıyla gargara yaparken miden bulanabilir ve normaldir.bu arada oksijenli suyla gargara yaparken köpürmesi normaldir) ardından yeni alınmış bir fırçayla dişlerimizi fırçalıyoruz.(gargara ile diş fırçalama arasında 5 dakika olmalı.) ardından ılık suya bir şase reflor katarak içiyoruz(ağızda bekletip yutman daha faydalı olur)bu işlemi her akşam bir kez olmak kaydıyla 10 gün boyunca her akşam yapıyoruz.akşam yapmamızın nedeni bu faydalı mayanın daha fazla ağız içinde kalması içindir.(bu işlemlerden sonra su hariç hiçbirşey yiyip içmiyoruz.mümkün olduğu kadar ağzımız kapalı uyumaya çalışıyoruz).oksijenli suyla gargara hakkında ise birkaç sitede uzun süreli kullanımda dil üzerindeki kabartıların (papilla) normalden biraz fazla kabarabileceğinden bahsetmişti.diğer hiçbir sitede ise bir sorun olmayacağı yazıyor.açıkçası bir zararının olacağını sanmıyorum.eğer olursa kullanmayı kesiniz.diş etlerinizde ve dilinizde bir sorun olmadığı sürece kullanmanızda bir sorun olacağını sanmıyorum. @erhan, rica ederim elimden geldiğince yazacağım. @memo, yarın da yazacaklarım var zamanım olursa. @silver, evet inceltmeden kullanıyorum.bu derişimde bir zararı yok.eğer gargara yapmakta zorluk çekerseniz yarı yarıya su ile seyrelterek %1.5′ luk yapıp kullanabilirsin.reflor’un içinde 10 adet şase var.her akşam yemek yedikten bir-iki saat sonra önce ağzımızı oksijenli su(%3’lük hidrojen peroksit) ile gargara yapıyoruz.(sakın yutmayın kazara yutarsanız bol su için.tadı metaliktir dolayısıyla gargara yaparken miden bulanabilir ve normaldir.bu arada oksijenli suyla gargara yaparken köpürmesi de normaldir) ardından yeni alınmış bir fırçayla dişlerimizi fırçalıyoruz.(gargara ile diş fırçalama arasında 5 dakika olmalı.) ardından ılık suya bir şase reflor katarak içiyoruz(ağızda bekletip yutman daha faydalı olur)bu işlemi her akşam bir kez olmak kaydıyla 10 gün boyunca her akşam yapıyoruz.akşam yapmamızın nedeni bu faydalı mayanın daha fazla ağız içinde kalması içindir.(bu işlemlerden sonra su hariç hiçbirşey yiyip içmiyoruz.mümkün olduğu kadar ağzımız kapalı uyumaya çalışıyoruz).oksijenli suyla gargara hakkında ise birkaç sitede uzun süreli kullanımda dil üzerindeki kabartıların (papilla) normalden biraz fazla kabarabileceğinden bahsetmişti.diğer hiçbir sitede ise bir sorun olmayacağı yazıyor.açıkçası bir zararının olacağını sanmıyorum.dilinizin üzerindeki kabartılarda, dişlerinizde ve diş etlerinizde bi sorun olmadığı sürece bir sakıncasının olacağını sanmıyorum. @lara, yiyeceklerimizin koku üzerindeki etkisi çok fazla.mesela ağızda koku yapan bakteriler asidik ortamı severler dolayısıyla limon, portakal, kola vb. asidik şeyler yememeli ve içmemelisin.bütün bakterilerin en çok sevdiği şey olan şekerden uzak durmalıyız.dişlerimizi fırçaladıktan sonra su hariç hiçbişey yememeli ve içmemeliyiz.geniz akıntına gelince sana tavsiyem bir bardak ılık suya bir çay kaşığı tuz ve bir çay kaşığı karbonat katıp bu çözeltiyi burnuna çekip sümkürmen iyi gelicektir.(biliyorsundur ama yine de yazayım karbonatın paketinin üzerinde içindekiler kısmında sodyum bikarbonat yazar bu zaten karbonat demektir.marketlerde pasta malzemelerinin satıldığı (vanilya vs.) reyonda rahatlıkla bulabilirsin.kenton markalı olanlar tavsiyemdir) SAYGILAR
arkadaşlar kusura bakmayın cepten yazmaya çalıştığım için mesajım biraz karıştı ama hepinizin sorularının cevapları içinde var.bütün gün hastanede geçirince yorgunluktan oluyor böyle şeyler:)tekrar özür dilerim. SAYGILAR
Slm arkadaslar..uzun zamandir yazmiyodum buraya cunku gercekten umidimi kaybettim simdide degisen bisey yok ama yazmak istedim.ilaclar dismacunlari vs bence denemeyin.cunkuben nekadar ilac varsa bu agiz kokusunu gidermeyle ilgili hepsini denedim sayilir.HİCBİR İSE YARAMİYOR.kulak buruna gittim Doktor geniz akintim oldunu syledi sinuzit vs.acaba kokunun sebebi bu olabilirmi bir fikriniz var mi akadaslar?
@kendinden tiksinen adam peki hocam siz kokunun 1 aydır olmadığını söylemşsiniz bu yöntemle yani bu ilacı 10 gün kullandınız ve o 10 günden sonra kullanmadığınız halde mi koku olmadı bir de bu ilacı on gün hiç ara vermeden mi kullanmalıyız yoksa 3 gün kullanıp 2 gün kullanmasak ve sonra tekrar kullansak ilacın etkisi azalır mı ki? şimdiden cvbınız için teşekkürler
Bu sorun bende de lise döneminde başlamıştı. 16 veya 17 yaşındaydım.
Bir de tükürük salgımın az olması dişlerimi de etkilemeye başladı. Ağız hijyenime normal bir insandan çok daha fazla özen göstermeme rağmen hafif sarılık var.
Madem doktorumuz var ben de bir soru sormak istiyorum. Buradaki insanların çoğunun şikayetlerinin antibiyotik kullanımı sonrasında geçici olarak çözüldüğünü okumuşsunuzdur. Yıllar evvel amoksisilin kullandığımda koku tamamen ortadan kalkmıştı ve tükürük salgımda artış hissetmiştim. Bunun yanında yutakta gün boyu hissettiğim kötü, acı tat kaybolmuştu. Tükürüğün koyu ve yapışkan kıvamda olması sorunum geçmişti. Tabi ilaçla tedavi sona erdikten kısa süre sonra koku tekrardan belirmişti.
Şunu merak ediyorum: Bakteri kaynaklı, tükürük bezlerini tutabilecek bir hastalık var mı?
yolculuk yaparkn hiç konuşmuyorum gene herkes benden rahatsız oluyor.koku burnumdan çıkıyor
birde dr bey(kendinden tiksinen adam) nefesteki dışkı kokusu neden olur onu sorabilirmiyim?
pediyatri, sana ibrahim gökçekin gökçek iksir adındaki sarmısaklı karşımını (ayrıca gökçek tonik)şiddetle ama şiddetle tavsiye ederim. Kullan. Pişman olmayacaksın ve dua edeceksin. özellikle belirttiğin şikayetin için çok iyi gelecek. fayda ediyosa sen niye kullanmıyosun diceksin. ben kullandım ve yıllar önce yaşadığım problem şimdi çok çok azaldı. ama belli bir süre kullan çok uzun zaman kullanma. özellikle iksiri kullan.
ben aç kalınca, çay kahve içince koku tavan yapıyor. neden bilmiyorum.
Bu arada hocam bişey sormak istiyorum.
Oksijenli su zamanla ağız florasında bir değişikliğe neden olabilir mi acaba?
@sonsuz, evet 10 gün ara vermeden kullandım ve daha sonraki günlerde normal macunla dişlerimi fırçalamak hariç ekstra birşey yapmadım ve yaklaşık bir aydır koku yok.gargarayı ve ilacı aralıksız (10 gün boyunca) yapman gerek(günde bir kez akşamları yemekten sonra). ara verirsen zararlı bakteriler (anaerobik) tekrar çoğalma şansı bulabilir. @fake plastic trees, öncelikle şunu belirteyim ki vücuttaki her yere bakterilerin yerleşmesi mümkündür fakat tükrük bezleri (en önemlisi parotis bezidir ) bunun en az görüldüğü bölgeden biridir. zaten bu bezin iltahaplanması şişmesine ve ağrımasına neden olur. daha sıklıkla tükrük bezlerinin otoimmun inflamasyonu görülür ve bu durum amoksisilinin kokuyu azaltmasını açıklayamaz. çünkü otoimmün hastalıklar bakteriyel değildir.(eğer emin olmak istiyorsanız parotis bezinin ağız içine açıldığı kanalı bir yakınınıza kontrol ettirebilirsiniz. bu kanalın ağız içine açıldığı delik üst 2. azı dişinin hizasında yanak iç duvarında bulunur. bakteriyel iltahaplanma durumunda bu kanalın açıldığı deliğin çevresi belirgin olarak kızarıktır) bana göre asıl neden dil kökünüzde ve sinüslerinizdeki iltahaptır. antibiyotik alınca bilhassa sinüslerinizdeki bakteriler azalır ve daha sonra tekrar artar. tükrüğünüzün daha sulu ve akışkan hale gelmesinin nedeni de antibiyotiğin ağız içindeki ve bilhassa sinüslerdeki bakterileri dolayısıyla onların metabolik artıkları olan yapışkan maddenin oluşmasının önlenmesidir. bana göre sizin ve birçok kişinin ağız kokusunun esas nedeni dil kökü ve sinüslerdeki bakteriler. tabi başka sebepler de var. @pediyatri, kuvvetle muhtemel senin ağız kokunun nedeni reflü. dışkı kokusunun nedeni yemek borusuna kaçan kısmen sindirilmiş yiyecekler tabi beraberinde dışkıya kokusunu veren bakterilerin boğazına kadar gelmesi ve bir süre sonra buraya yerleşmesi olarak tahmin ediyorum. buna neden olabilecek bir sürü şey var fakat en önemlisi mide hernisidir (fıtığı) . mide diyafram üzerindeki delikten yukarıya doğru fıtıklaşır ve göğüs boşluğuna kayar. tahminimce arasıra midenizden yukarı doğru acımsı ekşimsi bir sıvı yükseliyor. eğer böyleyse yatmadan 4 saat önce yemek yiyin ki erkenden bağırsaklarınıza gitsin. bi de yatmadan 15 dk önce su içip 10 dakika kadar ayakta beklerseniz midenizi boşaltma şansınız artar. reflü de azalmış olur. (dışkı kokusuna neden olan bakteri e. coli bakterisidir) kokunun burundan çıkmasının nedeni de bu bakterinin boğaza yerleşmesidir. dolayısıyla burnunuzdan nefes verirken de koku gelir.
@memo, antiseptik veya dezenfektan hertürlü madde uzun süreli kullanımda florayı bozabilir. fakat bizim ağız floramız zaten bozuk olduğu için kokuyor. bütün bunlarla birlikte uzun süre kullananlar olmuş fakat yine de bir aydan fazla kullanmanızı tavsiye etmem. bazı kullananlar dildeki kabarıklıklarda artma oldğunu bazıları da diş etlerinin çekildiğini yazmış. siz her ihtimale karşı bir aydan fazla kullanmayın.
@kendinden tiksinen adam cevaplarınız için teşekkür ederim.
Bir süre önce taşıdığım belirtileri sıralamıştım. Tekrar yazmakta fayda var.
– Ağız ve yutakta kuruluk (sürekli)
– Yutkunmada zorluk ve boğazda ağrı (sık sık)
– Sağ veya sol kulağa vuran ağrı (bazen)
– Burun ve nazofarenksde kuruluk hissi (sürekli)
– Diş eti ağrısı,düzenli hijyen sağlanmasına rağmen dişlerde sarılık ve leke oluşumu, dişlerin üzerinde sarımsı bir tabaka oluşması.
– Tükürüğün koyu, yapışkan bir kıvamda olması. (sürekli)
– Fiziksel aktivite sonrası, sıcak havalarda ağız ve yutakta rahatsız edici kuruluk hissi.
– Mide asidinin yemek borusuna çıkması (reflü) (sık sık)
– Gün boyu ağızda oluşan kötü tat hissi (sürekli)
– Gün boyu artarak veya azalarak burunda hissedilen fekal koku hissi (dışkı kokusu)
Amoksisilin geçici olarak problemi ekarte edebiliyor ama daha uzun süreli bir çözüm için sinüslerin cerrahi müdahaleyle boşaltılmasını doktordan talep etmemin ve operasyonun bir faydası olur mu? Onlarca KBB uzmanına gittim ve onlarca paranazal sinüs tomografisi çekildim, kimisi sinüzit var dedi, kimisi yok dedi. Amoksisilin, klaritromisin, azitromisin ve hatırlayamadığım antibiyotikleri kullandım bunlardan sadece amoksisilin işe yaradı.
Burundaki eğriliğin giderilmesi için (septum deviasyonu) ameliyat oldum. Bir gastroenteroloji uzmanı endoskopiye ihtiyaç dutmadan H.pylori tedavisi için helipak yazdı. Tabi sonuç alamadım. Tekrardan Sinüslere yoğunlaşayım o zaman.
benim sliding herni var.bu herni değilde divertikülde olabilirmi.birde dr bey sizin uyguladığınız kür bana faydalı olabilimi.ayrıca safra kesemede baktırayımmı.karnım çok şişiyor.
birde ben endoskopi yaptırdım antral gastrit çıktı.özofagus normal.
hocam merhaba,
ben iki gündür oksijenli su ve ilaci uyguluyorum ve inanilmaz bir rahatlama görüyorum. artik kokunun agiz icinden ve dilden kaynaklandigina yüzdeyüz inanmaya basladim. 10 gün boyunca devam edecem. ben oksijenli suyu inceltiyorum ve sabah aksam uyguluyorum. ne dersiniz?
hocam bendede yıllardan berı nefes kokum problemım var,,ayrıca dışkım cok pis kokuyo(üre) yanı bu kokunun nefes kokusuyla ılgısı varmı,varsa ilacı varmıdır ayrıca sizin yazmış oldugunuz oksıjenlı su ve reflor banada ıyı gelırmı,şimdiden tşkr.
selam arkadaşlar.şimdi kültür yaptıracak olan arkadaşlara bazı tavsiyelerim olacak.öncelikle antibiyotik kullandığız bir dönemde kültür yaptırmayınız.sonuç yanlış çıkar.dil kültürü aldıracağınız vakit dilinizi fırçalamayın çünkü doktor zaten o tabakayı kazıyo.önce kültürlerinizi yaptırın.ete gömük 20 lik dişlerinizi çektirin.bademcik taşı olanlar bademciklerini aldırsın.bir de kbb ye gittiğinizde sizde atrofik rinit olup olmadığını öğrenin.dişlerinizi muhakkak temizlettirin.bütün bunları yaptırıp sorunu geçmeyen arkadaşlar var mı?onu merak ediyorum.cevaplarsanız çok sevinirim.
@fake plastic trees, saydığınız belirtiler ( bilhassa koyu kıvamlı tükürük ve kuruluk hissi) sinüzit olma ihtimalini kuvvetlendiriyor. .reflü ve dışkı kokusu da var demişsiniz bildiğiniz üzere reflü tanısı sadece semptomlarla konabiliyor. tahminim barsak içeriğinizin özefagusta yükselmesi sonucu dışkı kokusu geliyor. 40 yaşın altındakiler için alarm semptomları (kilo kaybı, anemi vs) olmadığı sürece endoskopi istemiyoruz. fakat h.pylori varlığını anlamak için üre nefes testi, dışkıda antijen aramak gibi non-invaziv testler istiyoruz. size bunlar yapılmadan helipak verilmiş galiba. bir de eklemek gerekirse her ne kadar literatürde bu bakterinin ağız kokusuna neden olduğu yazılsa da ben buna inanmıyorum. çünkü toplumumuzda h.pylori taşıyıcılığı %90 ‘ın üzerinde. eğer bu bakteri kokuya neden olsa ülkemizdeki insanların tamamına yakınının ağzının kokması gerekirdi ama gerçek öyle değil. sizin ağzınızda oluşan dışkı kokusunun asıl nedeni reflü içeriğiyle gelen e. coli bakterisi(normal dışkıya kokusunu bu bakteri verir) kulak ağrınıza gelince sanırım sadece sinüzit değil otitiniz de var. açıkçası ben sinüs drenajının çözüm olacağını sanmıyorum ve önermiyorum. bunun yerine antibiyotik kombinasyonu denemenizi öneririm çùnkü sinüzit kroniktir ve alevlenme dönemleri vardır ve drenaj dahi tamamen kurtulmanìzı sağlamaz. tabi karar sizin önce reflünüzü tedavi ettirip ardından sinüs tedavisine başlamanız daha mantıklıdır.(amoksisilinin etkili olması normaldir çünkü spektrumu çok geniştir.azitromisin, klaritromisin gibi antibiyotikler anaerobik bakteriler için tercih edilmez) sinüsleriniz için kombinasyonlu antibiyotik kullanıp tekrar alevlenmesini önlemeniz şikayetlerinizi azaltır. reflüden tamamen kurtulabilirsiniz fakat sinüzit kroniktir ve sadece alevlenme döneminde antibiyotik kullanmanızı tavsiye ederim. @pediyatri, benim mide hernisinden kastım sliding herniydi (kafa karıştırmamak için tıbbi kelimeleri azaltmaya çalışıyorum ama pek gerek yok galiba araştıra araştıra baya ilerletmişsiniz:) bu durum gastrointestinal kaynaklı ağız kokusunun önemli sebeplerindendir ve ilerde ağız kokusu dışında başka hastalıklara neden olacaktır. bu herniyi düzelttirmenizi tavsiye ediyorum tabi alanında uzman insanlara. antral gastritinizin olması h.pylori ‘nin midenizde olduğunu gösterir ve tedavi edilmezse ülserlere neden olacaktır. bunun için helipak veya trio denen 3’lü ilaç tedavisi var belki olmuşsunuzdur ama yine yazayım. söylediğim kürü kullanmanızda bir sakınca yok ayrıca karnınızdaki şişkinlik hissinin nedeni eğer barsak florasının bozulması ise (reflorun asıl endikasyonu budur) reflor bunu düzeltecektir. bunun dışında neden inflamatuar barsak hastalıkları (crohn hastalığı, ülseratif kolit…) polipler, safra kesesinin iltahabı gibi bir sürü şey olabilir. eğer reflor şişkinliğinizi gidermezse bir uzmana hem herninizi hem de şişkinliğinizi tedavi ettirmenizi öneririm.
mrb dr bey benim fıtığım için ne önerirsiniz.tek çare cerrahi yöntemmi.ki bu yöntemdede tekrardan nüks ediyormuş.kendim diyaframımı derin nefes egzersizi ile genişletmeye çalışıyorum .fakat gene sıvı şeyler çıkıyor yemek boruma.asit gelmiyor sıvı.üstelik bir ara çok derin anemim vardı.demir eksikliği anemisi.şu an kanım yükseldi.fakat gene koku geçmedi.helico bakter testi negatif çıktı.dr bana ilaç yazmadı.üstelik fıtığı hiç önemsemedi.sadece yüksek yastıkta yat dedi.benim rahatsızlığım çok erken yaşlarda başladı.bu arada sorularımıza cevap verme inceliği gösterdiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Hocam öncelikle aramıza hoşgeldiniz diyorum. Belirttiğiniz ilacı internette araştırdım. İshal tedavisinde kullanılır diyor. Doğrumudur yoksa ilacın başka çeşitlerimi var? Ben bu güne kadar kullandığım ilaçlardan sadece flagyl isimli ilaçtan fayda gördüm. Burunun üst kısmına yerleşen bir çeşit mantar türünü yok ediyormuş. Ancak kullanmayı bıraktığım zaman tekrar başlıyor koku. Belkide aslında hiç geçmiyorda bana faydası oluyormuş gibi geliyor. Ne bileyim artık iyice psikolojim bozuldu…
@lara, işe yaramasına sevindim. oksijenli suyu seyrelterek ve sabah akşam günde iki defa kullanabilirsin. aynı şekilde reflor’ u da günde iki defa kullanabilirsin. @gökan, yazdıklarından idrarının koktuğu sonucunu çıkarttım yanlışsam düzeltin lütfen. idrarın kötü kokması büyük ihtimalle alt idrar yolu enfeksiyonundan kaynaklanır.(sistit, üretrit) üst idrar yolu infeksiyonları (pyelonefrit gibi) da kokuya neden olabilir fakat bu durum genelde böbrek hizasında şiddetli ağrıyla, bulantıyla, kusmayla… seyreder sizde böyle bir durumun olduğunu düşünmüyorum (böyle bir şikayet yazmadığınız için) .hem alt hem de üst idrar yolu enfeksiyonu tedavi edilebiliyor.yalnız alt idrar yolu enfeksiyonunun tedavisi daha kolaydır ve kısa sürer. buradan ilaç önermek istemem çünkü kokunun tam olarak nedeni belli değil ( kokunun sebebi veziko-üretral reflü, mesane içi kitle, bazı amino asit metabolizma bozuklukları… olabilir) kesin nedeni öğrenmen gerek çünkü bu durum tedavi edilmezse uzun vadede sorulara neden olur. idrar kokunuzun nefes kokunuzla ilgisi olduğunu sanmıyorum çünkü kötü kokulu idrar sık görülen bi durumdur ve çoğunlukla bakteriyeldir. bu arada ağız kokusu için önermiş olduklarımı kullanabilirsiniz. @pediyatri, rica ederim. antral gastritinizin h.pylori kaynaklı olmadığını yazmışsınız.bu sonuca biyopsi alınarak mı varıldı yoksa üre-nefes testi ile mi? (testten önceki bir-iki haftalık dönemde antibiyotik kullanımı da negatif sonuç verebilir) antral gastritin bakteri dışı nedenleri arasında kötü beslenme, aşırı mide asit salınımı(en sık etken stres) ,uzun süre aspirin vb. non-stereoid anti inamatuar kullanımı var. sizde bunlardan biri var mı veya gastritinizin nedeni söylendi mi? herniniz için tabi ki cerrahi son seçenek. tavsiye edebilecegim şeyler ise: yatmadan önceki dört saat içinde bişey yemeyin (yani saat onda yatıyorsanız saat altıdan sonra bişey yemeyiniz) ,yatmadan yirmi dakika önce su için ve daha sonra 10 dakika kadar ayakta bekleyin bu mide içeriğinizin barsaklara geçişini kolaylaştırır, yatarken sağ tarafınızın üstüne yatın ki mide içeriğiniz oniki parmak bağırsağına daha kolay geçsin, yemeklerden sonra elinizin avuç içi kısmıyla kaburgalarınızın göğüs kafesinizdeki birleştiği noktanın altını (sternum kemiğinin bir parmak kadar altını ) hafifçe masaj uygulayın, asidik şeylerden kesinlikle uzak durun, yastığınızı yüksek tutun, … aklıma gelenler bunlar. bunun dışında önceden demir eksikliği aneminiz olduğunu yazmışsınız. bunun nedeni belirlendi mi? bunun için herhangi bir ilaç kullandınız da mı düzeldi yoksa kendiliğinden mi? bunları sormamın nedeni şu: aksi belirtilmedikçe (aşırı kan kaybettiren bir kesik veya yara, demirden fakir beslenme, aşırı menstural kanama, bazı sendromlar…) demir eksikliği anemisi gastrointestinal sistemde bir malignite işareti olabilir. aneminiz süresince dışkınızda kan var mıydı? size tavsiyem bir gastroenteroloji uzmanına veya iç hastalıkları uzmanına görünmenizdir. dışkıda gizli kan ve bazı görüntülemeler isteyecektir.hafife alınacak bir durum değildir. cevaplarınızı beklemekteyim…
@ayşe123, hoşbulduk. evet reflor ishal tedavisinde kullanılıyor (doğru ilaca bakıyorsunuz). bir çeşit maya (faydalı mantar) bozulan barsak florasının normale dönmesi için kullanılıyor. bu ilaç vücudumuzdaki bozulan florayı anaerobik bakterilerin gelişmesine engel olarak( birçok ishal anaerobik bakteri kaynaklıdır ve ağız içi kaynaklı ağız kokusu da anaerobik bakteri kaynaklıdır.) normale çeviriyor. kullanılışını daha önceki mesajlarımdan bulabilirsiniz. açıkçası ben baya faydasını gördüm. sizde de işe yarayacağını umuyorum.