Ağız kokusunu önleme
Siz de konuşurken elinizle kapatma ihtiyacı duyuyorsanız, insanlar siz konuşurken geriye çekiliyorsa hemen harekete geçmeli ve kokunun nedeni her ne ise ortadan kaldırılması için destek almalısınız.
Ağzınızın kokup kokmadığını tespit etmeniz zor değil, eşinize dostunuza sorarak bile koku olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ancak net bir sonuç alabilmek için hekimler bazı cihazlardan destek alırlar. Bu iş için geliştirilmiş gaz kromatograflar ve özel sülfit monitörleri var. Bunlar nefesin yapısını kesin olarak gösterebiliyorlar.
Halitozis adı verilen ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür içerikli ürünlerinden ortaya çıkar. Ağız sağlığına ve hijyenine yeterince dikkat etmeyen bireylerde hidrojen sülfür üreten bakteri sayısı artar bu da kötü kokuya neden olur.
Nefesin kötü kokması genellikle ağız içinden kaynaklanır. Ağızdaki bir enfeksiyon, dişeti hastalıkları veya ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kötü kokulara neden olurlar.
Ancak koku sadece diş ve ağız kaynaklı olmayabilir. Akciğer iltihabı, sinüzit, şeker hastalığı (aseton kokusu), mide bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği (balık kokusu), karaciğer ve metabolizma bozuklukları da ağız kokusuna sebep olurlar.
Ağız kokusundan kurtulmanın ilk adımı, kokunun kaynağının tespit edilmesidir. Kokunun nedeni bulunduktan sonra ise tedavisi yapılır.
Nefesiniz ağız içi kaynaklı bir nedenden kötü kokuyor ise yolunuz mutlaka bir diş hekiminden geçmelidir. Diş hekimi, tüm çürüklerinizi, varsa diş eti hastalığınızı tedavi edecek. Diş taşlarınızı temizleyecek, gömük ve yarı gömük 20 yaş dişlerinizi çekecektir.
Ağız içinden kaynaklanan kokuların yüzde 90’nı başarıyla tedavi edilebilmektedir. Bunun için kişinin kendisine de önemli görevler düşüyor. Çoğu ağız kokusunun tedavisine dilin fırçalanması ile başlanır. Ağız kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah şiddetli ağız kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek sonrası fırçalanması ile sorun kontrol altına alınabilir. Her öğünün ardından dişler en az 3 dakika fırçalanmalı, mutlaka fırçalamanın ardından diş ipi kullanılmalıdır. Ağız kokusu genellikle ağız hijyeninin düzeltilmesiyle ortadan kalkar.
http://www.disdoktorunuz.org/tgrt.html
http://www.disdoktorunuz.org/cine5.html
sevda,
Son verdiğim linkte sizin daha önce yazdığınız israilde ki dr rosenberg ‘ten bahsediyor.Kendisiyle çalışmış.
Ayrıca tükrük tahlili yaptırdınız mı?
SEBEPLERDEN BİR TANESİ: DİLDEKİ TABAKA
Ağız kokusuna sebep olan faktörler arasında çoğu zaman vücudun hazm etme mekanizmasındaki sorunlardan kaynaklandığını düşünülüyor ve önlem olarak da bağırsak temizleyici maddeleri terapi olarak kullanmaya kalkışıyorlar. Yine bir başka kesim ise, dişlerin ağız kokusunun sebebi olduğunu düşünürler ve pahalı elektronik hijyen aletleri almaya kalkışırlar.
Ancak gerçek şu şekildedir: Vakaların %90’ında ağız kokusu gerçekten ağızdan kaynaklanıyor ve müsebbihi orada duruyor. Tel Aviv Üniversitesinden Prof. Mel Rosenberg bunu belirttikten sonra ana faktörlerin de dilin arka kısmında yuvalandığını vurguluyor.”Bu tabaka tükürük tarafından tam olarak temizlenemiyor” diyor. “Üstelik ufak buruşukluklar arasında da rahatça bakteriler yerleşebiliyor”. Besin açısından da dilin arka kısmı çok uygun bir ortam oluyor nikroplar için.
Zira bu kısma sadece yemek artıkları gelmiyor, aynı zamanda nefes borunlarından gelen sekret sıvıları da buraya düşüyor. Bu kesintisiz besin kaynağını mikroplar örneğin çürümüş yumurta kokusuna sülfirik hidrojene dönüştürüyorlar. Ya da ayak ayak kokusunu hatırlatan izo valeryan asitine ve hatta hayvan kadavlarında bulunan kadaverine dahi dönüştürebiliyorlar.
İlk bakışta bunları okuduktan sonra dilin arka kısmındaki bu bakteri istilasına karşı antibiyotik kullanımı mantıklı gelebilir. Oysa bu ‘terapi’ bir çok sorunu da beraberinde getiriyor. Bu ilaçlar sadece kısa süreli olarak dildeki tabakayı gideriyor ve ayrıca radikal etkisiyle de orada bulunan mantarların ‘bakteriyel karşıt maddelerini’ de yok ediyor. Sonuç: dil tamamen yoğun bir mantar tabakasıyla kaplanıyor. “İşte bu noktadan sonra işler ciddileşiyor” diye ikaz ediyor Dr. Rosenberg.
Ağız suları bakım antibiyotiğe göre daha az risk barındırsa da, sonrasındaki etkisi ve efekti de ona göre pek yok; eterik yağların, da ‘örneğin çok sevilen nane yağı gibi’ etkisi fazla abartılıyor.
yerg;
senin burnun da koku geliyor mu?
uğur 8051,
ağız içine oranla az da olsa var gibi pek de emin değilim siz de var mı?
Nadir olarak. Ağız kokusuna ağız dişı etkenler sebep olabilmektedir. Bu nedenlerin başında sinüzit, polip gibi burunla ilgili hastalıklar gelir. Bu oluşumlar burundan hava girişini engelleyerek burun mukozasının kurumasına yol açarak burada kötü kokunun oluşmasına neden olur. Bu durumda kötü koku ağızdan ziyade burundan gelmektedir.
vincent anjini de ağız kokusuna sebep oluyor.bilginize;
Vincent anjini
Ender raslanan bir hastalıktır.
Bademcik üstüne yerleşmiş bir yaralaşmayla nitelenir; işlevsel belirtiler, özellikle de ağrı, önemli değildir. Daha çok beden direnci azalmış kişilerde görülür. Evrim sırasında ateş yükselmesi görülmez.
Başlangıçta kuşpalazı görünümünde olan yaralaşma, daha sonra soluğun kötü kokmasına da yolaçan kesin .bir yara halini alır. Bazen irinli dişeti iltihabı, diş etleri üstünde yara ve iltihap zarları görülür.
Boyunda lenf düğümü büyümesine sık rastlanır.
Teşhis kolaydır. Bademcikte frengi şankrı olasılığını ayırdetmek gerekir. Bakteri incelemesi fiğ biçimi bakteriler ve spiroketler) teşhisin konmasını sağlar.
Tedavi özellikle 1/30′luk kromik asit gibi zayıf bir yakıcıyla yaranın badanalanmasına dayanır; günümüzde penisilin öğütlenmektedir. Gerek yerel olarak, gerek ağız yolundan alınan sülfamitler de son derece etkilidir.
Bademcik az çok şişmiş, çukurcuklarına sarımsı renkli ve kötü kokulu peynirsi tıkaçlar dolmuştur. Damak ön kemerine bastırmakla, çukurcukların içindeki bu tıkaçlar (özellikle bademcik üstü çukurunun üstünden) dışarı çıkarılabilir. Belirtiler çok az, çoğunlukla bütünüyle gizlidirler ve ancak sistemli muayeneyle ortaya çıkarılırlar.
Bazı hastalarda soluğun kötü kokması, sık sık ivegen bademcik iltihabı tekrarlamaları, bazen ses değişiklikleri, hattâ peynirsi tıkaçlar atıldığı zaman apansızın yiten refleks kulak ağrıları vardır.
Süreğen bademcik iltihabının başlıca ihtilatlarının bir bölümü yerel, bir bölümü de geneldir:
— bölgesel ihtilaf ar, ya aralıklı ivegen bademcik iltihabı tekrarlamaları ya da bademcik apsesidir;
— genel ihtilatlar, bademcik iltihabı tekrarlamaları sırasında romatizma alevlenmesine ve böbrek iltihaplarına yolaçan enfeksiyon odağına bağlıdır; bu durumda, bakteri incelemesi, hastalık yapıcı bir streptokoku ortaya koyar.
Tedavi, antibiyotiklerle evrimin engellenmesine dayanır. Daha sonra, eğer süreğen bademcik iltihabı enfeksiyon odağının gerçek nedeniyse, girişimden önce ve sonra antibiyotikler verme koşuluyla, bademcikler ameliyatla çıkarılır.
evet.benim burnumdan da koku geliyormuş.ben hissetmiyorum maalesef.ama murat aydın bey yaptığı ölçümlerde tespit etti.o yüzden kafam çok karıştı.sinüzitim de yok.sadece septum deviasyonu var ve de buna koku yapıcı bir etken tanımlaması getirmiyor birçok hekim…
üğur 8051,
burun içi mukozasının kuruması,oluşan kokunun burundan verilmesiyle de hissedilebiliyormuş.ama dr un da dediği gibi bu durumda her deviasyonu olan kişinin aynı sorunu yaşaması gerekir.
sebeplerden bir tanesi olabilir belki ama ana sorun bu değil tabii ki.sayısız sebepleri var.
dr.metin ağca tedavi sırasında dil kökünü önce temizliyor sonra hastanın rıtin temizlik alşkanlığına devam etmesini öneriyor.bu bana mantıklı geldi.yaza doğru kendisini ziyaret etmeyi düşünüyorum.
uğur 8051,
dr.murat aydın’ın tedavisinden memnun kaldınız mı?Sonuç ne oldu?
ugur8051 dr murat aydın a mı gidiyorsunuz? tedaviniz ne aşamada bende gitmiştim dr murat aydın a.ne dedi size?
Arkadaşlar ben aranızda yeniyim
Kbb doktoruna gittin devisyondan ötürü koku oluşuyor
ameliyet olursan geçer dedi
konu ile ilgili amaliyat olupta iyileşen oldumu ?
meli
siz murat bey’in tedavisini sonuçlandırdınız mı?
slm arkadaşlar;
evet ben de murat bey e gittim .öncelikle şunu söylemek istiyorum murat bey çok değerli müthiş biir insan.onu tanımak bile benim için bir şans..kendisine tekrar teşekkür ediyorum buradan..murat bey ile önceleri internet vasıtasıyla konuşuyorduk şikayetlerimi ona mail yoluyla anlatıyordum ve kendisinin istanbul a geleceğini öğrenince randevu talep ettim.murat bey bana epey vakit ayırdı.gerekli ölçümlerin bazılarını kendisi yaptı diğerleri için de bana güvenebiliceğim adresler verdi.mide ve sindirim testlerimin sonucu temizdi.daha önceden de ben zaten endoskopi yaptırmıştım ve bu sonucu da ona gösterdim bu tetkik de ağız kokusu yapabilecek bir sonuç içermiyordu.elimde bir de yine daha önceden yaptırmış olduğum sinüs tomografisi vardı.onu da inceledi murat bey ve kokuyu bu tomografinin sonucuna bağladı.tomografi raporunda septum deviasyonu ve nazal konka hipertrofisi olduğu yazılıydı ve nihayetnde murat bana uzman bir kbb hekimi önerdi.ben bu hekimle de görüştüm ilgili hekim de ameliyat olmam gerektiğini söyledi.ancak benim için esas problem burda başladı.ddaha önce gittiğim hiçbir hekim bana bu problemin ağız kokusuna neden olmayacağını söylediler.aklım karıştı.ve de bu şikayeti yaşayan kişilere sorduğumda da ameliyatın çözüm olmadığını belirttiler.ancak ben tabiki murta bey in ve uzman doktor un görüşüne saygı duyuyorum.ancak ameliyatı son planda değerlendirmek istedim.ayrıca bu operasyon özel bir hastanede gerçekleşeceği için fiyatı da oldukça yüksek.kafam çok karışık bu yüzden….ne yapmam gerekiyor bilmiyorum?
bu yüzden soruyordum size sayın melis neden yazmıyorsunuz diye.ikimiz ortak yönü murat beye gidiyor olmamızdı
Uğur8051,
ben geçen sene 2 kez “nazal konka hipertrofisi ve sinüzit” nedeniyle ameliyat oldum burun etlerimi küçülttüler ve burun etinin büyük olmasının da geniz akıntısına sebep olduğunu söylemişti doktorlar, bende onlara güvendiğim için (bu devirde babana bile güvenmeyeceksin ama, ne alakaysa 🙂 ) ve de garanti verdikleri için bu ameliyatları oldum ama elde var sıfır, kesinlikle hiç bir şekilde bir faydasını görmedim, yinede sen bilirsin ama ben sonuç alamadığım için sana bu ameliyatı önermiyorum, bence sadece para tuzağı..
Yerg, ben reflüden dolayı mide ameliyatı oldum ama boğaz reflüsüyle ilgili bütün belirtiler var bende “Boğazda takılma ve yabancı bir madde varmış hissi, yutkunma güçlüğü, sık boğaz ağrısı, aralıklı veya sürekli ses kısıklığı ve diğer ses problemleri, boğazda yabancı bir madde veya şişlik varmış hissine bağlı sık sık boğaz temizleme alışkanlığı, nedeni bulunamayan müzmin öksürük ve ağız kokusu, geniz akıntısı boğaz reflüsünün habercisidir” demiş doktorun biri ve ilaç olarakta “Lansoprol”ü önermiş bir haftadır kullanıyorum, ama fark eden bir şey olmadı bu arada kefire de başladım 🙂 yeni birşeyler duyarsam onlarıda denemeyi düşünüyorum, doktorlarrdan fayda yok, böyle çaresisiz işte..
ugur8051
nerede gidiyorsunuz murat aydına adana mı , istanbul damı gidiyorsunuz??
Arkadaşlar bende 3 gündür kefir içiyorum ama ‘içim’ in küçük şişelerinden bulabildim.yardımcı olabilirmisiniz kefir içen arkadaşlar ??
Sevgili Elf sen taktin bu marka olayina:))) Elf cim ne marka olursa olsun farketmez bende eker in kefirini iciyorum…Kucuk sise buyuk sise farketmez yani:)) sen icte gerisini bosver…Ben de zor buluyorum ama bazi marketlerde var… tabi market isimleri sehirden sehire degistigi icin o konuda bilgim yok malesef sen ara sor ama sise buyukmus kucukmus markasiymis ide takilma:)
Diger sitedeki arkadaslara gelince benim mailim var birtane onu okumamissiniz sanirim arkadaslarim herseyyyy ama herseyyyy sizinkiyle ayniii bende sizin gectiginiz her tetikten gectim hersey temiz cikti artik bir ara dua ediyordum insaalh bisey cikarda bari sonuca varir die… Bakin arkadaslar inanin banaki bu olayin tamamen ne oldugunu ben buldum…Bu olay midedeki mikropla alakali ve midedeki mikroplar herzaman doktorlar tarafindan anlasilmiyormus…cok yakin tanidigimda cikmisti ondada ayni ben gibi kou vardi…. olay budur yani olay mikrop ve bu mikrop kokusma yapiyor yedigimiz besinlerde yani bakteri uruyor…sora bu kefirin icindede bakteri var aslinda probiyotik denilen bir bakteri ve vucuttaki bakteriyle savasan bir bakteri bu.. buda allahin buyuklugu iste tezat olanla saglik verior koruyor…Bundan mantiklisi varmi arkadaslarim bence yok diorum ben…
ve size kulaktan dolma degil birinci agazdan direk kendimde soyluyorum benim kokum tamamen bitti…Sabahlari ac karnina iciyorum ben bir bardak bide gece yatarken bazen aksam yemeginden sorada iciyorum…Bu arada bir bilgi aktarayim kefiri yemekten once icince tokluk hissi veriyor ve kilo verdirior ama yemekten sora alirsaniz kilo aldirior mus haberiniz olsun…Sormak istediginiz baska bisi olursa cvplarim herzaman yeterki iyileselim allah herkeze sifa versin insallah…
Birde ben diger kefir icen arkadaslar varsa soramk isterim sizede iyi geldimi? yada soradan tekrarmi basliyor bir muddet sonra die…Cunki korkuyorum vucut kefire bagisiklik kazanirda tekrar baslar koku diye cunki suan masallah cok mutluyum ve bu bozulsun istemiorummm:(
sevda,
söylediğin belirtiler faranjitle de uyumlu lfr tanısı koymak için kbb tarafından videolarengoskopi ile bakılması gerekiyor.siz böyle bir muayene oldunuz mu?
Fakat ben lfr olduğunuzu düşünemiyorum bir türlü.çünkü eğer mide ile yemek borusu bileşkesi ameliyatta yeniden yapılandırılıyor bu durumda asit kaçağı nasıll oluyorda mideden boğaza kadar gidebilecek.Acaba sizde nüks mü oldu ameliyatın üzerinden ne kadar zaman geçti ayrıca greft (yama) uygulandı mı?
uğur 8051,
Murat Bey, size halitometre ile ölçüm yaptı mı?Yaptıysa değeri kaç çıktı?
yerg;
murta beyin yaptığı ölçümde 1068 di diye hatırlıyorum.nidazol kullanınca bu değer 150 ye düştü….
uğur 8051,
Ben de ki ölçüm ise 0-275 olan aralıkda maksimum seviyesi 242VSC çıktı.Nidazol Murat Bey tarafından mı önerldi size bunun yanında hangi ilaçları daha kullandınız?
nidazol’u ne kadar süre ile kullandınız*
murat bey teşhis koymak için denedi sanırım nidazol isimli ilacı sadece 3 gün kullsndım…
ama ilk gün çok rahattım.biraz fazla kullanınca ağız tadını bozuyor…
yerg;
benim şuan kafam taktığım şey antifungaller.oral süspansiyonlar var.su ile karıştırılıp ağız boğaz bölgesine gün içinde damla damla verilen.mesela mikostatin…deneyen var mı hiç???
uğur 8051,
mikostatini inceledim bebeklerde ağız pamukçuklarında uygulanıyormuş bu durumda pek zararlı gibi görünmüyor ama ben yeni duydum araştırmak lazım aslında murat bey ile mailleşmeye devam ediyor musun, kendisine sorabilirmisin?
MİKOSTATİN (NİSTATİN,MYCOSTATİN, MYCELEX)
Ağızda, boğazda veya bağırsaklarda büyüyen maya ve mantarları öldürür. Sıvı formu veya pastil şekli vardır. Genellikle yemeklerden sonra ve yatarken, toplam dört doz alınır. Sıvı formunu kullanıyorsanız ilacın ölçeğiyle önerilen miktar olan 5 cc’yi yutmadan önce 2 dakika ağzınızda çalkalayarak alın. Pastil kullanıyorsanız da emin veya çiğneyerek yutun. Mikostatini oda sıcaklığında saklayınız. Deltacortril dozunuz 20 mg altına düşene kadar mantar enfeksiyonlarını önlemeye yönelik, mikostatin ağız gargarası kullanınız. Mikostatinle günde 4 kez yemeklerden sonra ve yatarken ağzınızı 2-3 dakika gargara yaptıktan sonra yutunuz. İlaç alışını takiben 30 dakika bir şey yiyip içmeyiniz
Yan etkiler: Bilinen yan etkileri hafif ishal, bulantı, mide rahatsızlığıdır.
Not;Hacettepe Üniversitesi tarfından organ nakli yapılmış hastalara yapılan önerilerde; yukarıda ki açıklama yapılmış.
ne yazık ki artık murat beyle mailleşmiyorum.ama bu bahsettiğimiz ilaç 6,5 lira.oldukça cüzzi fiyatı var.denenebilir diyorum.yan etkilerini yine de bir eczacıya sormakta fayda var.
ugur8051
dr murat aydın’a maille mi tedavi oluyorsun?
melis;
daha önce de yazdığım gibi önce mailleştik sonra Murat Bey İstanbul a geldiğinde yanına giderek muayene oldum…
Arkadaşlar,
Üç dört gündür kefir kullanıyorum Ağzımda ki acı tat geçti ve ağız kokusunun da şiddeti azaldı.
http://www.kadinmagazin.com/genel
Kefirin faydaları cok güzel açıklanmış.Gerçekten denemeye değer.
Ayrıca solgarın 22mg lik çinko kapsüllerinden aldım.aydın bey’in tedavi önerilerinde vardı.
Bencede arkadaslar Kefir icin kefir icelim ben hergun iciyorum sabah aksam…ve etrafimdaki herkeze soyluyorum cunki faydalari saymakla bitmior kanseri tumoru onluyor bagarsak mantari mide mikroplarina birebir zaten hatta saci uzatip parlattigina kadar faydalari var…Herseye yani iyi gelior yeterki sebat edin 2 gunde ise yaramior deyip atmayin bir kenara istikrarli olun bana cok ii geldi masallah ben iyilestim artik inaniyorum ve cok mutluyum…Benim kokum tamamen gitti:) allah sizede nasip etsin…
Yerg,
şimdiye kadar gittiğim hiç bir doktor (özellikle ilgilensinler diye hep özele gittim)videolarengoskopi ile bakmadı ve en son ameliyat eden KBB Doktoru da beni Gastrolojiye gönderdi, bunu benim mi söylememem gerekiyor? inan artık doktorlardan nefret eder oldum, hiç birine güvenmiyorum artık.
Mide ameliyatında da yama yapıldı , ama o zamanda ağzımda ki acılık ve geniz akıntım geçmemişti, en son endoskopi yaptırdığımda da midemde sadece Gastrit olduğunu söylediler, ilaç bile vermediler ,bilmiyorum başka ne yapabilirim ama bende kefire başladım bakalım faydasını görecekmiyim? sabah akşam içmek yeterlimi acaba?
selamlar http://beyindoktoru.blogcu.com/sarhos-hasta-sendromu/4644700 bu linki okuduktan sonra dilimdeki pasın ve göz yanmalarımın ve baş ağrılarımın sebebini onca doktor ve tahlilden sonra kendim bulmuş oldum burada ki basit testi yapın …sonra kefir için özellikle aç karnına yemeklerden yarım saat önce ve gün içi ve yatarken içim en az 2-3 ay devam edin ..kefir biraz litre olarak pahalı bunu için ben şunu yaptım 3 adet 1 litrelik kefir aldım herdefasında farklı kefiri içiyorum ve içer içmez üstünü yağlı özellikle y ile başlayan sütle tamamlıyorum o kendini tekrar oluşturuyor
zaten netten kefir yapımı hakkında bilgi var bulabilirsiniz .cerrahi müdahale ile iyileşemeyenler mutlaka kefiri ve balık yağını kullansınlar ve yukarıdaki linkte yazanları iyice okusunlar herkese geçmiş olsun
sevda,
kefirin içimi ilk başta zor geldi ama orman meyveli olan türünü severek içiyorum.250 ml’lik olanı aldım zira tadı değişiyor.Ben aç karnına içiyorum yarım çay bardağı kadar bu nedenle sıkıntım her başladığında içiyorum midemi de oldukça rahtlattı diyebilirim.Zaten probiyotik tedavisi bizim gibi belirli bir sebep bulunamayan kişilere özellikle öneriliyor.Ben yurt dışından symbioflor getirtmiştim onu kullanıyordum. ki onun içimi daha kötü ve etkinliği kefire göre daha az .
Maalesf her doktora güvenilmiyor.Bu mesleği severek yapan geçen zaman ayak uyduran kendini güncelleyen dr çok az.bir çoğu rant peşinde.Bu yüzden akıllı hasta olmayı ve haklarımızı öğrenmeyi öneriyorum.Bu yüzden her şeyi arştırmaya meyilliyim.
yavuz
Bilgi paylaşımın için teşekkür ederim.
yeni, kefiri kaç gün kullandıktan sonra koku tamamen geçti? aç karnına yarım çay bardağı mı içiyosunuz?
yerg, kokuda azalma var mı son drumun ne?
yeni, belirtilerin sadece boğazdan gelen küçük parçacıklar mıydı? dil kökünde kuruluk var mıydı? birde sendeki koku nası bişeydi?
Sevgili Dery,
Benim bogazimdan kucuk sari seyler geliordu ve onlari ezince cok kotu koku cikiordu..Bogazimda kurulukta vardi…Hatta ben yemek yerken bile koku burnumdan cikardi… mesela su icerdim yutkunurken koku burnumdan cikardi ve hemen hissedilirdi insanlar tarafindan…
Daha oncede yazdim ben siteye gitmedigim kbb kalmadi benim kullanmadigim ilac kalmadi sinuzit yok tomografi temiz, midede bisi yok mantar yok vs vs vs hic bisey yok 20 yas dislerinide cektirdim hersey tamamdi ama gitmeyen bir koku allahim ne zordu caresiz olmasi…burnumdan cikiordu surekli koku…Ben en guzeli dedim kendim teshis koyayim doktorlar teshisi koyamiyordu cunki… ve belliki bu durum bakterilerin yol actigi bir koku…Kefiri duydum sonra hatta icinde probiyotik oldugunu okudum mantikli geldi denemeye degerdi cokda faydali zaten… ve gittim kefir aldim Eker marka kefir buldum baska markalarin da vardir ama bizim burda yok…bir ictim arkadaslar yemek yedim sora ve koku yok allahim inanamadim ablamlara sordum hic kokmuyor dediler..
Simdi ben sabah ac karnina iciyorum sora oglende de bikere icersem iciyorum aksam yemekten once de iciyorum…Ama sole bisi varmis yemekten once icince tokluk hissi veriormus ve kilo verdiriormus yemekten sora icersende kilo aldiriyormus benim aslinda kilo almam lazim zayifim ama ben bos midede daha etkili oldugunu dusunuyorum…Hiiccc kokum kalmadiiii allahima rabbime bin kez sukurler olsun safi ismiyle bana sifami yolladi… allah sizlerede yardim etsin insallah…
Bu arada arkadaslar yazmayi unuttum ben birde okudum sizler yarim cay bardagi filan demissiniz..
Ben bir cay bardagi dolu iciyorum hatta hamurlu urunler yediysem yada kola ictiysem bir bardak iciyorum ama hani kucuk su bardaklari varya ondan dolu iciyorum… ilk ictigim gun gecti benim kokum ama ilk gun koca bir su bardagi icmistim:)
rica ederim sayın yerg ben su bardağıyla içiyorum aç içince kötü bakterilerle bire bir temasa geçiyor herkese geçmiş olsun
Dery,
Kefiri yarım çay bardağı olarak içmemde ki sebep, etkinliğini uzun süre devam ettirebilmek.Ben çok sık acıkıyorum kefiri içtiğimde midede ki asitin de azaldığını hissediyorum.Gastrointestinal hastalıklarda önerilmesinin sebebi bu herhalde.
Güne dil diş temizliği,arkasından ılık limonlu su ve kahvaltı ile başlıyorum.yemekten bir saat sonra kefiri içiyorum. biraz soğuk içtiğim için tam olarak aç karnına alamıyorum.Ne tok ne aç.
İçtiğim anda etkisini gösterdiği için,ağız kokusu devam ediyor ama en azında içim sonrası şiddetinde azalma oluyor.Biraz daha kabul edilebilir boyuta getiriyor
Sevgili Arkadaslar,
birde ben sunu kesfettim (daha once bunun sorun oldugunu bilmiyordum herkezde ayni saniyordum) ama kefir icince oda bitince hastalik oldugunu anladim…ben yemek yedikten 2 dk sora hemen agzimda eksi tat baslardi…hep agzimda eksi bir tat olurdu..tukruklerim eski olurdu…sora dislerimi fircaladiktan sora agzim kuru tukurugum sivi ollmazdi ve yine tukrugum eksi olurdu…
birde tukrugumu degdirdigim yerde eksi eksi kokardi…simdi inanirmisiniz tukrugum su gibi ve hicc kokmuyor..
mesela elimi ustunu azcik yaliyorum islatiorum ve kokluyorum hiccc eksimsi bir koku yok hatta hic koku yok…
Yani bu da beni soke etti megerse benim onceden tukrugumdede sorun varmis allaha sukur oda gecti…
arkadaslar kefiri ne kadar süre kullanmayı tavsıye edıyorsunuz?? faydasını goren arkadaslar cevap yazabılır mı?
ŞİKAYETLER ÖNERİLEN MİKTAR AÇIKLAMA
Sinirsel depresyon Her gün 1litre 2-3 defa alınabilir
Bronşit-astım Her gün 1litre Ağır vakalarda 1 yıl süreyle
Kabızlık Her gün 1litre Ağır vakalarda büyüklere 2 litre
Kan bozuklukları Her gün 1litre Ağır vakalarda büyüklere 2 litre
Çıbanlar Her gün 1litre Hastalık süresince
Ekzama Her gün 1litre Hastalık süresince
Yüksek tansiyon Her gün 1litre –
Enfeksiyonlar Her gün 1litre –
Safra bozuklukları Her gün 1litre –
İshal Her gün ½ litre Düzelinceye kadar
Tablo1: Kefirin kullanılmasıyla ilgili öneriler
Ülkemizde de kefirin tedavi edici özelliği üzerine Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından yapılan bir araştırma sonucunda 25-65 yaşları arasında 100 kişide 6-9 aylık kullanım sonucunda bağırsak bozukluklarında %100, uykusuzlukta %60-70, sinirsel depresyonlarda %50-80, yüksek tansiyonda %30-50 oranında düzelme saptanmıştır. Kefir kullananların %70’inin kullandıkları diğer ilaçları bıraktıkları açıklanmıştır.
Sağlamış olduğu sağlık faydalarının yanı sıra kefir aynı zamanda beğeniyle tüketilen bir gıda maddesidir ve çeşitli şekillerde tüketilmektedir. Ekşi krem şanti yerine salataların hazırlanmasında ve sosların koyulaştırılmasında kullanılır. Kefirden peynir ve yoğurt yapılabildiği gibi pizza, börek ve çörek tariflerinde de adı geçmektedir.
NOT:Probiyotik tedavisi genellikle üç ay olarak verilir.Yukarıda ki yazıda bağırsak florasını düzeltmek için 6-9 aylık tedaviden sonra düzelma saptandığı belirtiliyor.Bu durumda üç ay kullanmakta bir sakıncası olduğunu düşünmüyorum.
Sevgili Yerg,
Emegine saglik tesekkurler…
Yerg,
akıllı hasta olma fikrine bende katılıyorum ama doktorlar sana ameliyat sonrası %90 başarı şansı veriyorsa ve başka da çaren olmadığını düşünüyorsan herşeyi göze alıp bu zor ve acı veren yöntemlere katlanmak zorunda kalıyorsun, inanın tek umudum artık sizlersiniz, burda önerilen herşeyi deniyorum, şimidi de düzenli olarak kefir içiyorum , bakalım faydasını görebilecekmiyim.