Neden kıskanırız?

Kıskkiskanclikanmak, başkalarının sahip olduğu herhangi bir varlığın, durumun veya özelliğin sadece kendinde olmasını isteme halidir. Başkalarında olanın kendisinde de olmasını istemek ise “imrenme” olarak isimlendirilir ve kıskanma olayına kıyasla daha makul karşılanır. Kıskanmakta kötü niyet de yer alır. “Hiç kimsede olmasın bende olsun” düşüncesi sağlıklı bir düşünce olmadığı için kıskanmak da sağlıklı bir durum değildir. Durumu makul göstermek adına “azı karar çoğu zarar” tabirlerinin kullanılması söz konusu olan durum kıskanmak ise kesinlikle uygun değildir.

“İnsanlar neden kıskanır?” sorusunun cevabı oldukça derindir. Genelde kıskanmanın sebebi, daha önce başkalarını özendirici hiçbirşey sahip olamamış kişilerin, bu durumun intikamını almak istercesine, birçok şeye ya da en azında o kişi için değerli olan birşeye sahip olan kişinin o varlıktan, durumdan, vb. mahrum kalmasını gönülden istemesi söz konusu olabilmektedir. Böylesi bir duruma düşülmemesi için kişilerin çocukluktan itibaren sağlıklı bir ruh hali ile kanaatkar olarak yetiştirilmesi önemlidir. Herkesin herşeye aynı anda sahip olmasının mümkün olmadığı, ancak herkesin kendine göre değerli bir özelliği, varlığı olduğu, önemli olanın bu farkındalığa sahip olunmasının olduğu öğretilmelidir. Öyle insanlar vardır ki maddi olarak birçok şeye sahiptir ancak mutlu değildir. Zira, var olması farkında olunması anlamına gelmemektedir. Bu farkındalığın oluşması, şükür duygusunun yürekten yaşanması bir terbiyedir, bir öğretidir ve bu öğretinin temeli ailedir. Aile içinde sürekli başkalarının sahip olduklarından bahsedilmesi, üstelik bu konuşmaların rahatsızlık duygusu içinde yapılması çocuğa bir mesaj olacaktır “başkalarında olması kötüdür”.

Kıskanmak, paylaşma duygusundan mahrumiyet de içerir. Küçüklüklerinden itibaren hiçbirşeyini paylaşmamış, kendisi ile hiçbirşey paylaşılmamış kişiler yetişkinlik döneminde paylaşılacak birşeyi yoksa veya var da farkında değilse, paylaşılacak birşeylere sahip olarak gördüğü diğer kişilerden rahatsızlık duyacaktır. Bu rahatsızlığın oluşmaması için çocuklara paylaşımın güzellikleri, paylaşmanın insana verdiği haz muhakkak öğretilmelidir. Özgüvenli kişilikler paylaşır, başkasında olandan da mutluluk duyar, asla kıskanmazlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir