Muta nikahı haramdır

İslam pek çok yoruma tabi tutularak, parçalara bölümmüş ve sahih olan mecrasından uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu durumu bildiren hadisi ile Müslümanların 72 fırkaya bölüneceğini, bu 72 fırkadan yalnızca bir fırkanın ehl-i hak olduğunu beyan etmiştir. Bu hak olan fırka dışındakiler, İslamiyetin toplumların şeref ve muta nikahınamusunu, aklını ve malını koruması için vaz ettiği kanunlara iftirada bulunarak, İslami düzenin asıl hedeflediği cemiyete ulaşmasında, tezad oluşturacak kanunları kabul etmekle gaflete düşmüşlerdir. Bu gaflete düşülen uygulamalardan biriside Şia’nın kabul ettiği muta nikahı olmaktadır. Muta lügat olarak, bir şeyden faydalanmak manasınadır. Muta nikahı ise belli bir müddet içerisinde, para veya başka bir değer karşılığında erkeğin, kadından faydalanması durumudur. Kayıtlı olarak gerçekleştirilen bu iş, erkeğin cinsel duygularını, birkaç gün için kiralamış olduğu kadın üzerinde, karşılıklı bir antlaşmayla gidermesidir.

Halbuki bu durum, İslamiyetin hedeflemiş olduğu, şerefli ve namuslu bir düzene aykırıdır. Çünkü İslam, sahih bir nikahla ömür boyu bir birlikteliği helal saymış, boşanmayı da, kötü görmüştür. Eşlerin boşanmasına sebep olacak durumları azami şekilde kapatmak için, küfüv müessesiyle evlenecek olan kişilere, daha iyi bir birlikteliğin sırlarını açıklamış ve bu sırları Müslüman erkek ve kadın için şiar kılmıştır. Ancak muta denilen nikah Şia’nın bazı kolları tarafından,  Kuran-ı Kerimden ayete ve hadisi şeriflere isnat edilerek, helal olduğu savunulmuştur. Halbuki kendi nefis ve arzuları gereğince Kuran-ı Kerimi yorumlayarak, helal olmayan ve İslamiyetin kabul edemeyeceği bir düzene sebep olacak bu uygulamayı, kabul etmişleridir.

İslamiyetin kesinlikle kaçınılması için haram kıldığı, ona götürecek yolların dahi yasaklandığı zinanın, İslam adını kullanarak güya meşru bir zemine oturtulmasından başka bir anlam ifade etmeyen muta nikahı, batılı toplumlarda ki serbest cinsel hayatın, başka kılıflarla uygulanmasından farklı bir durum değildir. Burada dikkat edilecek husus, İslamiyetin kadınlardan süreli bir faydalanmaya, onları ticari bir meta gibi görerek, herhangi bir değer karşılığında satın almaya, ihtiyaçların karşılanmasından sonra bırakılmasına müsaadesi kat’i olarak yoktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir