Hertürlü

Konuşlanmış bilgi öbeği
Sanal Tur
_

Hastanelerde ve doktor çevrelerinde sıkça duyulan “Hipokrat Yemini” birçok insanın merak ettiği bir konudur. İnsanlar zannettiği gibi bu yemin gizli kapaklı bir konu değil aksine, oldukça açık ve her hekim tarafından edilen bir yemindir. Hipokrat yemini okulunu bitiren her hekimin, diplomasını aldıktan sonra ettiği sembolik bir yemindir. Hipokrat yemini her ne kadar sembolik bir durum olsa da, her şeyin ötesinde hekimini vicdanen bağlayan bir yemindir. Bu yeminin tarihsel açıdan incelenmesi sonucu; M.Ö. 1. yüzyılda yaşayan, tıp bilimi ile ilgilenmiş bir düşünür olan Hipokrat tarafından kaleme alındığı tespit edilmiş ve bu nedenden dolayı “Hipokrat Yemini” olarak anılmıştır.

Yazının devamını oku..

Ülkemizde genel olarak her insanın sağlık hizmetleri ile sorunu vardır ve çoğu zaman haklarını tam olarak gözetilmediğinden şikayet ederler. Hasta hakları; her insanın doğumundan itibaren sahip olduğu, karşılanması insanlık hakları çerçevesinde zorunlu olan haklar ve ihtiyaçlardır. İnsanların öncelikle kendi haklarının ne olduğunu tam olarak bilmesi, hastanelerden ve hekimlerden beklenen hizmetin doğru şekilde sağlanabilmesi açısında oldukça önemlidir.

Yazının devamını oku..

Saçkıran hastalığı her ne kadar saç ile anılsa da, bir cilt hastalığı olduğu için vücudun tüm bölgelerinde görülebilir. Saçlarda meydana geldiğinde estetik görünüm üzerinde olumsuz bir etki doğurduğundan, saçkıran olarak adlandırılmıştır. Saçkıran hastalığı üzerinde yapılan araştırmalar, bağışıklık sisteminde meydana gelen bazı işlevsel bozuklukların saç ve kıl dökülmelerine neden olduğunu göstermiştir. Saçkıran hastalığı kesin tedavisi olan ve hastaların neredeyse tamamının iyileşebildiği bir cilt rahatsızlığıdır.

Yazının devamını oku..

Mide kanseri hastalıkları, son yıllarda tüm dünya genelinde oldukça büyük bir artış göstermiştir. Modern tıbbın tüm gelişmiş imkanlarına rağmen mide kanseri, hala ölümcül kategoride sayılan ve oldukça tehlikeli bir kanser türüdür. Mide kanseri üzerine yapılan araştırmalar, bu hastalığın buzdolabı kullanımının yaygın olduğu ülkelerde daha az görüldüğünü ortaya çıkartmıştır. Bu nedenle oda sıcaklığında kalmış yiyecekleri tüketmenin, mide kanserine yakalanma ihtimalini arttırdığı düşünülmektedir.

Yazının devamını oku..

Horlama sorunu; horlayan kişinin uyku esnasında bilinçsiz olması nedeni ile horyalanı değil, daha ziyade horlayan kişinin çevresindekilerin rahatsız olduğu bir sorundur. Horlamanın nedenleri ile ilgili uzun zamandır yapılan araştırmalar, horlamaya birçok farklı durumun neden olabildiğini ortaya çıkartmıştır. Bu nedenden ötürü horlama sorunu yaşayan kişilerin çözüm arayışlarına, öncelikle uzman bir hekime başvurarak başlamaları gerekir. Hekim endoskopik muayene yaparak horlamanın kesin nedenini belirleyerek, tedavinin doğru şekilde yapılmasını sağlayacaktır.

Yazının devamını oku..

Prostat hastalığı tüm erkeklerin korkulu rüyası hale gelen ve ilerleyen yaşlarda oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır. Prostat hastalığı ile ilgili halk arasından yaygın bir inanış olan; ayakta tuvalet ihtiyacını gidermek prostat hastalıklarına yakalanma ihtimalini arttırır, şeklindeki düşünceler tamamen yanlıştır. Bilimsel olarak ayakta tuvalet yapmak ile prostat bezinin büyümesi arasında hiçbir bağlantı yoktur çünkü prostat bezinin büyümesi apayrı bir sistemdir. Ancak ayakta tuvalet ihtiyacını gidermek idrarın bir kısmının idrar yolunda kalması nedeni ile daha farklı sorunlara yol açabilmektedir.

Yazının devamını oku..

Evlerde görülen yanık vakaları elektrik çarpması, kaynar su, aşırı derecede ısınan cisimler ve kimyasal maddeler gibi birçok farklı sebepten olabilir. Deride küçük kaşıntı ve kızarıklıklar şeklinde görülen birinci derece yanıklar, en hafif sayılabilecek yanık türüdür. Yaz aylarında güneş ışığına fazla maruz kalınması sonucu oluşan yanıklar, birinci derece yanıklar kategorisine girmektedir. Birinci derece yanıklar; herhangi bir tıbbi müdahale gerekmeden, birkaç gün içinde kendiliğinden iyileşir.

Yazının devamını oku..

Çoğu insan bitkisel yağların mı, yoksa hayvansal içerikli yağların mı daha yararlı olduğunu merak eder. Yararlı yağlar olarak adlandırılan yağ çeşitleri, tamamen bitkisel içeriğe sahip besinlerde bulunur. Bitkisel besinlere örnek olarak; ayçiçeği, fındık, zeytin ve mısırı gösterebiliriz. Bu besinlerden elde edilen doğal yağlar, vücudumuzda sindirime uğradığı zaman yağ olarak depolanırak saklanır. Ülkemizde bu tür doğal besinlerin tamamından yağ üretimi yapılan, geniş bir sanayi oluşmuştur. Özellikle ayçiçeği yağı ve zeytinyağı kullanımı alışkanlığımız, uzun yıllardan beri oldukça yüksek orandadır.

Yazının devamını oku..

Kolesterol; her insanın bebekliğinden itibaren ürettiği ve bazı hormonların yapısında kullanılan yağ yapıda bir maddedir. Karaciğerde üretilen kolesterol, vücut sistemlerinin çalışmasını kontrol eden hormonların üretildiği bezlere iletilir. Ancak kanda bulunan kolesterolün vücutta ihtiyaç olan yere ulaşması için protein bazlı yapılar gereklidir. Lipoproiten denen bu yapılar, kandaki kolesterol maddesini taşımak ile görevlidir. Birçok farklı türde lipoprotein olmasına rağmen en önemlileri, ldl ve hdl lipoproteinlerdir.

Yazının devamını oku..

Balı tüketilen diğer besinlerdeki şekerden ayıran en önemli fark, sindirime gereksinim duymadan doğrudan kana karışabilme özelliğinde olmasıdır. İnsanlar balı, milattan önceki dönemden beri tedavi amaçlı kullanmaktadırlar. Yapılan son araştırmalar; balın antiseptik özellikte olduğunu ve düzenli tüketildiği takdirde virüs, bakteri ve mantar kaynaklı hastalıkları önlediğini kanıtlamıştır. Bala bu antimikrobiyal özelliğini verense, yapısındaki aşırı miktardaki yüksek şeker oranından kaynaklanmaktadır.

Yazının devamını oku..

Çoğu insanın fazla kilo problemlerinin sebeplerinden birisi de dışarıda yenen fastfood ürünler. Büyük şehirde yaşayan insanlar gün içinde koşuşturmaktan akşam saatlerinde, evlerinde yemek hazırlamaya vakit bulamıyor. İşten yorgun gelen baba yemeğin hazırlanmasını bekleyemiyor. Çalışan anneler günün yorgunluğunun üzerine, yemek pişirmeyi ve sonrasında bulaşık yıkama derdini eklemek istemiyor. Böylece fastfood türü hazır yiyecekler ile beslenmek bir alışkanlık haline geliyor. Çocuklu ailelerde ise durum, çocuğun evden gelmesi ile yemek pişirilmesini bekleyememesinden kaynaklanıyor.

Yazının devamını oku..

Yüzünüzde gün içerisinde sık bir şekilde kızarma oluşuyorsa ve aynı zamanda yüzünüzde yanma da hissediyorsanı, bu yanma hissinin kimyasal sebepleri olabileceği gibi sorun psikolojikte olabilir. Kimyasal nedenler olarak baktığımızda sorun; yüz bölgesinden beynimize ulaşan sinirlerin düzgün çalışmamasından kaynaklanmaktadır. Çene, gözaltı, alın bölgesi ve göz çukurlarına ulaşan sinirler bazı sebeplerden ötürü sıkışarak ısınırlar. Halk arasında hararet ya da sıcak basması olarak bilinen bu durum, sıkışan sinir hücrelerinin sıcaklığındaki artıştan kaynaklanır ve yüzün kızarmasına neden olur.

Yazının devamını oku..

Göğüs ağrısı çeken insanların büyük bir bölümü, meme ağrısı ile göğüs ağrısını birbirine karıştırır. Göğüs ağrısı, göğüs kafesinin içerisinde bulunan; kas, kemik ve iç organlardan kaynaklanan ağrılardır. Akciğer, yemek borusu, kalp, nefes borusu ve diyafram gibi organlardan kaynaklanan şikayetler göğüs ağrısına sebep olur. Son derece mühim olan ve ertelenmemesi gereken bir sağlık sorunu olan göğüs ağrılarınız için en kısa sürede doktora başvurmanız yararınıza olacaktır. Çok farklı rahatsızlıklardan kaynaklanabilen göğüs ağrıları, büyük bir ihtimalle vücudunuzun size gönderdiği bir uyarı sinyalidir.

Yazının devamını oku..

Ülkemizde oldukça kolay bir şekilde yetişen dereotu özellikle Ege insanımız tarafından gerek salatalarda ve mezelerde gerekse zeytinyağlı yemeklerde bolca kullanılmaktadır. Doğu bölgelerinde yaşayan insanlarımız tarafından halen pek bilinmeyen dereotu, tiroid bezi sorunlarına bağlı hastalıkların önlenmesinde faydalı bir bitkidir. Tiroid bezi ise; insanın ne kadar kilo alacağından bir dakikada kalbinin kaç defa çarpacağına kadar çok önemli vücut sistemleri kontrol ettiğinden, dereotu gibi troid bezinin bir numaralı dostu olan bitkinin düzenli olarak tüketilmesi çok faydalıdır.

Yazının devamını oku..

Bazı egzama hastaları; uzun yıllar boyunca birçok farklı tedavi yöntemi denedikten sonra bu hastalığı kabullenerek, tedavi olmayacaklarını düşünmeye başlar. Oysa ağır yan etkileri olan ve daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabilecek kimyasal içerikli ilaçları kullanmadan, beyaz dut gibi doğal bir meyve ile egzamaya bağlı gelişen sorunlardan büyük ölçüde kurtulmak mümkündür. Taze beyaz dut içinde barındırdığı kimyasallarla doğal antibiyotik etkisi olan bir meyvedir. Gerek bitkinin meyvesinde gerekse yapraklarında Albanin ve Olinik Asit etkisi yüksek kimyasallardır.

Yazının devamını oku..