2 ilginç tatlı tarifi

Hayatınızda duymadığınız tatlı tariflerinden sizlere bahsetmek isterim. Belki duyup da yemeyenler vardır. Şayet kısa bir süre önce tecrübe ettiğim limon tatlısının tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Limonu tatlısı mı olur demeyin, çünkü Karadenizliler hamsinin bile tatlısını yapıyorlar.

Limon tatlısı için malzeme:

  1. 2 yumurta
  2. 1 su bardağı şekerimizLİMONLU TATLI
  3. 2 çorba kaşığı da nişastamız var.
  4. 1 limonun suyunu iyice çıkarın
  5. 2 su bardağı su
  6. 1 paket bisküvi
  7. Limon kabuklarının rendelenmiş hali

Evet malzemelerimizin fazla fahiş fiyatlarda olmayan evlerimizde bulunan malzemeler olduğunun farkındayız. Bunları şimdi nasıl limon tatlısı yapmak için kullanacağız. Öğrenelim.

Yapılışı: Orta boy bir tencerede yumurta ve şekeri beraberce çırpalım. Üzerine de nişasta, limonumuzun  suyu, rendelenen limonun kabuklarını  ve iki su bardağı suyumuzu ilave edelim. Bunu kısık ateşte pişiriyoruz.  Bor bir cama bisküvileri üst üste dizelim ve sonrasında kremayı üzerlerine dökelim. Olay sadece bu.

İkinci olarak yapımı ve lezzeti çok güzel bir tatlıdan size bahsedeceğim. İsmi kozalak tatlısı.

Malzemeler:

  1. 3 yemek kaşığı susam
  2. 3 yemek kaşığı bal
  3. 1 peket bitter çikolata
  4. 3 yemek kaşığı kakaokozalaktatlısı
  5. 1 su bardağı corn flakes
  6. 50gr margarin

Yapılışı: Susamlarımızı bir tavanın içerisine alıyoruz ve kavurmaya başlıyoruz. Ayrı bir ocakta çikolataları eritelim. Çikolatayı erittiğimiz kabın içerisine susam, bal, margarin ve corn flakesleri atalım. Daha sonra hazırlamış olduğumuz bu karışımı şekilde alıp kozalağa benzemesi için limon kabuğunun içerisine koyalım. Daha sonra hemen buzdolabına. Burada bir iki saat bekledikten sonra çıkarın ve üzerine Hindistan cevizi serpin. Daha sonra tadını çıkartmaya bakın.

Kolay ve hızlıca yapabileceğiniz bu tarifleri mutlaka uygulayın.

 

Mantı nedir, nasıl yapılır?

Türk mmantiutfağının en sevilen ve en gösterişli yemeklerinden biri de mantıdır. Özellikle, “bir kaşığa 40 tane sığar” esprisi ile ünlenmiş olan Kayseri mantısı, uluslararası bir üne sahiptir. Kayseri mantısı, normal mantıdan daha küçük ebatlarda yapılan bir mantıdır.

Mantı, her ne kadar bir miktar meşakkkatli de olsa, yapımı eğlenceli ve el oyalayıcıdır. Birçok evde mantı, bir seremoni ve iş birliği içinde yapılarak; bu suretle, hem yapımı, hem yemesi şölene çevirilmektedir.

Mantı yapmak için gerekli malzemeler şu şekildedir:

Mantı hamuru yapımı için gerekli malzemeler:

  • 4 su bardağı un
  • 4 yumurta
  • 1 çay bardağı su
  • Tuz.

Mantının harcı için gerekli iç malzemeler şu şekildedir;

  • 500 gr kıyma (kıyma iki kere çekilmiş olmalıdır.)
  • 2 soğan
  • Tuz.

Mantının sosu için gerekli malzemeler şu şekildedir;

  • Tercihe göre sarımsaklı ya da sarımsaksız süzme yoğurt
  • 4 çorba kaşığı tereyağ
  • Sumak
  • Nane
  • Pul biber.

Yoğurma kabına unu alın, ortasını açın, bu kısma yumurtaları kırın, suyu ve tuzu da ekleyip yoğurmaya başlayın. Sert kıvamlı bir hamur oluşturun. Oluşan hamuru yumruk büyüklüğünde bezelere ayırın. Bezelerin üstüne nemli bir bez örtüp, 15-20 dakika kadar dinlendirin.

Mantının harcı için soğanları incecik doğrayın, diğer harç malzemeleri ile birlikte yoğurun.

Dinlenmiş hamuru, incecik şekilde oklava ile açın. Küçük kareler oluşacak şekilde keserek parçalara ayırın. Her parçanın içine bir nohut büyüklüğünde kapanmasını engelemeyecek kadar harç koyun ve uçlarını bir araya getirerek hamur parçalarını kapatın. Bu şekilde tüm hamuru ve harcı bitirdikten sonra oluşan mantıları haşlayın. Mantıları haşlamak için geniş bir tencereye su ve bir tutam tuz koyun. Su kaynadıktan sonra mantıları atıp, mantılar yumuşayıp suyun üstüne çıkıncaya kadar pişirin. Hemen kullanmak istemediğiniz kapanmış mantıları fırında hafifçe pişirip, hava almaz kaplarda muhafaza edebilirsiniz. Mantıları fırınlamak için ise fırın tepsisine yağlı kağıt serin, mantıları birbirine değmeyecek şekilde tepsiye yerleştirin. Hafifçe pişmelerini bekleyin.

Suda pişen mantıları iyice süzüp ayrı bir kaba alın. Servis yapacağınız tabağa önce bir miktar haşlanmış mantı koyun. Üzerine mantıları örtecek kadar yoğurt koyun. En üste de tereyağ, sumak, pul biber ve nane ile oluşturulan sostan bir kaşık kadar ilave edin.

Mantınız hazırdır. Afiyet olsun!

Hafif bir yaz tatlısı

Yaz akşamlarında serin ve hafif güzel bir tatlı yapmak arzusunda iseniz, tam size göre bir tarifi bu satırlarda bulmanız mümkün olacaktır. Yapımı ve malzeme temini oldukça kolay olan tatlınız, albenili görüntüsü, eşsiz lezzeti ile davetlerinizin de kurtarıcısı olmaya adaydır.

Öncelikle tatlınızın malzemelerini hazırlamanız gerekecektir. Arzu ettiğiniz bir mevsim meyvesini tercih edebilirsiniz, biz size şefatliyi önereceğiz.

  • İki adet çok olgunlaşmamış, ancak çok da sert olmayan şeftali,
  • Bir paket jöle,
  • Bir paket krem şanti,
  • Bir paket potibör bisküvi (sade),
  • İsteğe göre bir avuç dövülmüş fındık ya da ceviz.

Dikdörtgen şeklindeki bir borcamın alt yüzeyine iki sıra pötibör bisküvi diziniz. Dizimin düzgün olmasına, bisküvileri kırmadan kullanmaya özen göstermeniz, sonuçta oluşacak görsel ziyafet için önemlidir.

Bisküvilerin üzerine temizlenmiş ve ince dilimlere ayrılmış şeftalileri yaratıcılıkta sınır tanımadan estetik bir biçimde diziniz. Üst katın şeftaliler ile tamamen kaplanmasını sağlayınız.

Ayrı bir kapta eritip hazırlamış olduğunuz jöleyi bisküvilerin ve meyvelerin üzerine dökünüz. Bu aşamada tatlınızı önce oda sıcaklığında ılıtıp, sonra buzdolabına kaldırıp donmasını sağlayınız. Bu arada ayrı bir kapta krem şantinizi hazırlayın. Buzdolabındaki tatlınızı, jölesi donup kıvam alınca dolaptan çıkarıp, krem şanti ile en üst katı tamamen kaplayınız. Sonra tekrar dolapta hafifçe dondurduğunuz tatlınızı servis yaparken dövülmüş fındık ya da cevizle süsleyebilirsiniz.

Tatlının ana katlarını yaparken borcamınızın müsaitliğine göre tatlı katlarını iki sıra bisküvi bir sıra meyve dilimleri olacak şekilde bir kat daha artırabilirsiniz. Meyve seçimlerinde şeftaliyi ilk tercih olarak belirlemenizi tavsiye etmekle birlikte; kayısı, muz, ananas gibi değişik meyveleri de tercih etmeniz mümkündür. Meyve ve jöle seçimlerinizin lezzet açısından uyum göstermesine dikkat etmeniz lezzetin maksimize edilmesi açısından önemlidir.

Serin ve hafif yaz tatlınız hazır; afiyet olsun!

Limonlu Cheesecake tarifi

limonlu cheesecake tarifiİlk defa yapacak olanların dahi zorlamayacağı bir tarih olan limonlu cheesecake, birkaç püf noktasına dikkat edilmesi halinde herkesin beğeneceği ve hatta tutkunu olacağı bir lezzet olacaktır. Limonlu cheesecake tarifinde temel olarak üç ayrı bölüm için hazırlık yapılır: taban, limon peltesi ve dolgu. Limonlu cheesecake ile istenen sonucu almak için kullandığını kek kalıbının da çok önemli olduğunu unutmayın ve yapışmadığından emin olduğunuz kalitede bir kalıp kullanmaya çalışın. Ayrıca tarifte kullanacağınız bisküvinin mümkün olduğunca fazla lifli olması gerekir. Bu nedenle buğday oranı yüksek olan Burçak tipinde bisküviler kullanmak daha hacimli ve sert bir kıvam elde etmenizi sağlayacaktır.

Malzemeler;limonlu cheesecake

  • 1 paket (150 gram) bisküvi
  • 1 çorba kaşığı tereyağı
  • 1/2 paket hazır pasta kreması
  • 100 gram labne peyniri
  • 1 çorba kaşığı un
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 2 adet yumurta
  • 1/2 paket vanilya
  • 1 adet limon
  • 1 tatlı kaşığı nişasta
  • 1 su bardağı içme suyu

Hazırlanışı;

cheesecake tarifiÖncelikle cheesecake’in tabanını hazırlayarak işe koyulun. Bunun için bir paket bisküviyi Rondo ya da benzer bir mutfak gereci kullanarak küçük parçalar halinde çekin. Mutfak robotunuz yoksa elinizle mümkün olduğunca ufalasanız da iş görür. 1 çorba kaşığı tereyağını cezvede erittikten sonra ufalanmış bisküvilerin üzerine gezdirin ve karıştırarak tüm yağın emilmesini sağlayın. Kek kalıbını yağlamadan kullanacağınız için kalıba yağlı kağıt serin ve üzerine de hazırladığınız bu tabanı avuç içinizle sıkıştırarak yayın. Tabanın hazırlanması esnasında tereyağlı bisküvilerin iyice sıkıştığından emin olun, aksi halde dilimleme esnasında cheesecake dağılabilir. Bu aşamanın ardından dolgu malzemesinin hazırlanmasına geçebilirsiniz.

cheesecake resimliDerince bir kabın içinde; kremayı, labne peyniri, 1 çorba kaşığı unu, yarım su bardağı şekeri, “1 adet” yumurtayı, vanilyayı ve “yarım limonun” suyunu karıştırın. Dolgu malzemesinin sulanmaması için mikserle değil, malzeme homojen bir kıvam alıncaya dek metal bir çatalla hafifçe karıştırın. Bu şekilde hazırladığınız dolgu malzemesini cheesecake tabanının üzerine dökün ve “önceden 180 dereceye” ayarladığınız fırında yaklaşık olarak 14-15 dakika kadar pişirin. 15 dakikalık süre sonunda dolgu malzemesi tam olarak katılaşmamış cıvık bir kıvamda görünse de, daha sonra sertleşerek sertleşecektir. Limon peltesini hazırlamak için derince bir tencerenin içine; kalan yarım limonun suyunu, nişastayı, içme suyunu, 1 adet yumurtayı ve vanilyayı katın. Pelte kaynamaya başlayınca içine 1 çorba kaşığı kadar toz şeker ilave edin ve ocağın altını kısarak pelteyi 4-5 dakika kaynatın. Limon peltesini oda sıcaklığına gelen cheesecake’in üzerine sıcak olarak dökün ve kekin yeniden oda sıcaklığına gelmesini bekleyin.

Oda sıcaklığına gelen cheesecake’i en az 6 saat buzdolabında beklettin. Buzdolabında beklerken sert bir kıvam alan cheesecake servis için hazırdır. Afiyet olsun…

Evde erişte yapımı

ev yapımı erişteEv yapımı erişte aslında çok basit bir tarif olmakla birlikte işin zor yanı, erişte hamurunun açılmasıdır. Klasik hamur işlerinde veya ekmek yapımında kullanılan hamurdan farklı olarak yumurta kullanılarak hazırlanan erişte hamuru, aslında İtalyan mutfağının meşhur makarnalarının hazırlandığı hamurla aynı elastik yapıya sahiptir. Erişte hamurunun yumurtayla hazırlanması klasik hamurdan farklı olarak çok daha yoğun kıvamlı bir hamur elde edilmesine ve bu hamurun açılmasının da “biraz” daha zor olmasına neden olur. Bu hamur yoğun kıvamı sebebiyle yapışmaya çok müsait olduğundan açmak için bolca un kullanılması gerekiyor. Bu nedenle tarifte malzemeler arasında açmak için gerekli olan un ayrıca belirtilmiştir.

Malzemeler;

  • 4 su bardağı un
  • 1 su bardağı içme suyu
  • 3 adet orta boy yumurta
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çorba kaşığı Ayçiçek yağı
  • Açmak için 1 su bardağı un

Hazırlanışı;erişte makarna hamuru

Derince bir kabın içine 4 su bardağı unu, toplanma olmaması için “eleyerek” koyun. Elenmiş 4 su bardağı ununun ortasında elinizle bir çukur açın ve bu çukurun içine 3 adet yumurtayı kırın. Hamuru yoğurmaya başlayın ve yumurtalar hamura karışmaya başlayınca 1 su bardağı içme suyunu azar azar katın. Suyun tamamını ekledikten sonra hamura Ayçiçek yağını ve tuzu da ilave edin. Ele yapışmayacak ancak oldukça sert bir hamur elde edinceye kadar yaklaşık olarak 10  dakika boyunca yoğurmaya devam edin. Hamur kıvam alınca hamuru dört eşit parçaya ayırın ve ayırdığınız bu parçaları avcunuzla yuvarlayarak beze haline getiri. Hamur bezelerinin üzerini streçle örtün ve hamurunuzu bu şekilde yarım saat kadar dinlendirin.

evde erişte yapımıHamurun dinlenmesinden sonra belki de evde erişte yapımının en zor kısmı olan açma işine başlayın. Temiz bir tülbendin üzerini bolca unlayın ve hamuru 1 santim inceliğe sahip olacak şekilde açın. Açma işlemi esnasında bolca un kullanmanız gerekebilir. Bu şekilde açtığınız 4 hamur bezesinin üzerini hafif unlayın ve erişte yufkalarını kuruması için “doğrudan güneş görmeyen serin bir yerde” 3-4 saat bekletin. Kuruyarak sertleşen hamurları ince uzun şekilde kesin ve kestiğiniz şeritleri de üst üste koyarak keskin bir bıçak yardımı ile kesin. Hamur 3-4 saat kadar beklerken iyice kuruyacağından, kesim esnasında metal bıçak yüzeyine yapılmayacaktır ancak yine de yapışma olması halinde arada bıçağınızı hafifçe unlayabilirsiniz.

Hazırladığınız erişteleri serin ve doğrudan güneş almayan bir odada kurutabileceğiniz gibi, 100 derece gibi düşük bir sıcaklığa ayarladığınız fırında 15-20 dakika tutarak hızlı bir şekilde de kurutabilirsiniz. Hazır hale gelen eriştelerinizi ağzını sıkıca kapattığınız bir cam kavanozda saklayabilirsiniz.

Evde hamburger yapımı

evde hamburger yapımıHamburger için her zaman çocukların favorisi dense de, yetişkinlerin de bu ekmek arası Fastfood lezzeti çok sevdiği ortada. Kent yaşamının hızlı akışına beslenme alışkanlıklarının da ayak uydurması sonucu ortaya çıkan Fastfood kültürünün yegane temsilcisi olan hamburger, evde oldukça kolay bir şekilde hazırlanabilir ve bu şekilde hazırlanan bir hamburgerin lezzeti bilinen dünya markanın menülerinden kat ve kat fazla olabilir. Evde hamburger yapımının en güzel yanı, bizzat hazırlandığı için hamburgerin içinde ne olduğunun bilinmesidir. Hamburgerin en önemli malzemesi olan köftenin lezzetli olması için muhakkak doğal beslenmiş bir hayvanın eti kullanılmalıdır. Köfte yapımında kullanılan etin ve hamburger ekmeğinin kalitesi, büyük oranda hamburgerin de lezzetini belirleyecektir.

Malzemeler;

  • 400 gram dana kıyma (tercihen döş ve yarım yağlı)
  • 100 gram kuzu kıyma
  • 2 adet orta boy kuru soğan
  • 1 tatlı kaşığı dijon hardal
  • 2 dilim bayat ekmek içi ya da galeta unu
  • 1 adet büyük boy domates
  • 3-4 yaprak marul
  • 4-5 adet kornişon turşu
  • 1 çay kaşığı tuz, kimyon, kırmızıbiber
  • 2 çay kaşığı karabiber, kekik
  • Hamburger ekmeği

Hazırlanışı;

hamburger köftesiRendenin kalın kısmını kullanarak soğanlarınızı rendeleyin ve sularının süzülmeleri için bir kenarda bekletin. Bu esnada bayat ekmek içi kullanılıyorsa içme suyu kullanarak ekmek içini ıslatın ve elinizle iyice sıkarak suyunu süzdürün. Dana ile kuzu kıymayı derince bir kabın içinde karıştırın ve suyu süzülen soğanı ekleyerek hamburger köftesini yoğurmaya başlayın. Suyunu sıkarak aldığını bayat ekmek içini yahut 2 çorba kaşığı galeta ununu eklediğiniz köfteye; dijon hardalını ve baharatları da katın. Hamburger köftesini iyice yoğurarak tüm baharatın kıymaya işlemesini ve homojen bir şekilde dağılmasını sağlayın.

Hamburger köftelerinin lezzeti, büyük oranda nasıl piştiğine bağlıdır ve bunun için odun kömürü ile yakılmış bir ızgara biçilmiş kaftandır. Ancak evde bu şekilde bir imkan olmaması halinde kaliteli bir teflon tava da “nispeten” iş görecektir. Hazırlanan hamburger köftelerinin “yağ kullanılmadan” da yapışma sorunu yaşanmadan pişirilmesini sağlayacak bir teflon tava yoksa, çok az sıvı yağ da kullanılabilir. Teflon tavada yağ eklemeden her iki yüzü de kızartılan hamburger köfteleri, yine de aynı tavada iç kısımları hafif kızartılan hamburger ekmeklerinin içine alın. Köftenin üzerine ince bir dilim domates, bir parça marul ve birkaç ince kornişon turşu dilimi yerleştirin. İsteğe bağlı olarak halka şeklinde kesilmiş soğan, ketçap, hardal mayonez gibi malzemeler de eklenebilir.

Evde simit yapımı

evde simit yapımıİzmirlilerin ısrarla “gevrek” dediği simit, çayla birlikte tartışmasız ülkemizin en yaygın tüketilen milli lezzetlerinden biridir. Evde simit yapımı fikri ilk bakışta oldukça zor bir uğraşa kalkışmak gibi görünse de, aslında birkaç püf noktasına dikkat ederek fırından yeni çıkmış sıcacık ve gevrek ev yapımı simitlerle kahvaltı sofraları şenlendirilebilir. Simit yapımının olmaz olmazlarından olan pekmezin ve susamın kalitesi ise evde yapılan simidin de lezzetini önemli oranda değiştirecektir. Bu sebeple kaliteli bir üzüm pekmezi ve mümkün olduğunca organik susam kullanmaya çalışılması tavsiye edilir.

Malzemeler;

  • 1 paket yaş maya
  • 2 su bardağı ılık içme suyu
  • 1/2 çay bardağı Ayçiçek yağı
  • 1 çay kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Aldığı kadar un
  • 2 yemek kaşığı üzüm pekmezi
  • Susam

Hazırlanışı;

ev yapımı simitHamur yapımına mayayı hazır hale getirerek başlayın. Yaş mayanın daha fazla verim vermesi için doğrudan hamura değil, öncesinde suda eritilerek kullanılması gerekir. Ayrıca kullanılan suyun ılık olması da mayanın daha hızlı bir şekilde hamura işleyerek mayalanma yani hamurun kabarmasını sağlayacaktır. Maya bakterilerinin ihtiyacı olan enerjiyi bulabilmesi için 2 su bardağı ılık içme suyun içine 1 çay kaşığı şeker de atılması gerekir. Bu şekilde ılık suyun içine mayayı ve şekeri ilave ettikten sonra parmaklarınızla mayayı ezin ve suyun içine eritin. 2 su bardağı ılık içme suyunda eriyen mayayı derince bir kabın içine boşaltın ve aldığı kadar un ekleyin. Klasik olarak kulak memesi kıvamında bir hamur elde ettiğinizde tuzu da ilave edin.

Hamura ilk aşamadan tuz elmeniz halinde tuz mayalanmayı geciktirecektir. Bu sebeple hamuru dinlendirmeye almadan son yoğurmadan önce tuz eklemeniz, hamurun daha hızlı kabarmasını sağlayacaktır. Tuzun da eklenmesinin ardından azar azar Ayçiçek yağını ekleyerek son yoğurmaya geçin. Yarım çay bardağı sıvı yağı hamura azar azar ekleyerek tamamen yedirdikten sonra kabın ağzını streç ile kapayın ve hamuru kabarması için en az 40-45 dakika dinlendirin. Hamur kabardıktan sonra küçük toplar kopartarak avuç içinizle bu küçük hamur toplarını ince uzun şeritler haline getirin. Hamura simit şekli vermek belki de evde simit yapımının en zor kısmıdır ancak birkaç denemeden sonra şerit haldeki iki hamuru birbirine dolayarak kolayca simit formu elde edebilirsiniz.

Simit hamurlarının sığabileceği bir tabağın içine üzüm pekmezi dökün ve çok az su ekleyerek pekmezi sulandırın. Ayrı bir tabağın içine susamları döktükten sonra hamurları önce pekmeze sonra susama batırın. Simitlerinizi önceden yağladığınız fırın tepsisine dizin ve 200 dereceye ayarladığınız fırına verin. Her fırının pişirme alışkanlığı farklı olduğundan simitlerinizi arada kontrol edin. Yaklaşık olarak 8-10 dakika içinde gevrek ve sıcak simitlerinizi afiyetle yemek için hazır olacaktır.

Evde kaymak yapımı

evde kaymak yapımıKahvaltıların balla birleşerek damak çatlatan lezzetlerinden birini oluşturan kaymak, evde pratik bir şekilde yapılabilir ve bu şekilde içinde hiçbir katkı maddesi olmadığından emin olunan kaymağın keyfine doyasıya varılabilir. Evde kaymak yapımı sadece kahvaltı sofralarının şenlenmesini sağlamayacaktır. Evde hazırlanan kaymak ile pasta ve hamur işlerinde kullanılmak üzere krema da yapılabilir. Evde kaymak yapmak için dışardan açık süt almak ve sütünü evde kaynatıyor olmak gerekir. Açık olarak aldığınız sütü her kaynattığınızda üzerine biriken kaymağı alınarak soğutun ve soğuyan kaymak da derin dondurucuda saklayın. Evde krema yapmak için aslında teferruatlı bir hazırlık gerekmez. Bu işin en zor yanı, yarım saatten bir saate kadar varan sürelerde kaymağın çırpılmasıdır.

ev yapımı kaymakSüt kaynatırken yüzeyde biriken kaymak yapı olarak tatlılarda ve kahvaltıda tüketilen sert kaymaktan farklıdır. Yoğun kıvamlı bir kaymak elde etmek için yarım kilo kadar süt kaymağının biriktirilmesi gerekir. Her süt kaynattığınızda üst kısımdaki kaymakları toplayarak biriktirebilir, bu şekilde birkaç hafta sonra yarım kiloya yakın kaynamış süt kaymağı elde edebilirsiniz. Blender kullanarak dahi 35-40 dakika boyunca kaymağın karıştırılması oldukça zor bir iş olabilir. Derin dondurucan çıkarttığınız kaymakların çözünmesinin ardından blenderı “düşük devirde” çalıştırarak çırpma işlemine başlayın. Blenderın bu kadar uzun süre çalışması sorun yaratabileceğinden 5’er dakikalık periyotlar ile küçük aralar vererek kaymağı karıştırmaya devam edin. Yarım saatin ardından süt kaymağının koyu bir kıvam aldığını ve kahvaltılarda ya da tatlılarda tüketilen koyu kıvamlı kaymağa dönüşmeye başladığını göreceksiniz.

Bu şekilde 35-40 dakika kadar blender yardımı ile karıştırarak hazırladığınız kaymağınızı, buzdolabında bir hafta kadar saklayabilirsiniz. Ayrıca hazırladığınız kaymağı küçük parçalara ayırarak derin dondurucuya koyabilir, ihtiyacınız oldukça çıkararak daha uzun süre boyunca da kullanabilirsiniz. Böylece elinizin altında her zaman ev yapımı kaymağınız olacaktır.

Kırmızı mercimek köftesi tarifi

kırmızı mercimek köftesiHerkes tarafından sevilen lezzetlerden biri olan kırmızı mercimek köftesi çok uzun süren ve ustalık gerektiren bir yemek gibi görünse de, aslında işin tüm püf noktası kırmızı mercimek, ince bulgur ve su oranını doğru ayarlamaktır. Anadolu’nun binlerce yıllık kültüründen günümüze miras kalan birçok farklı kırmızı mercimek köftesi tarifi bulunmakta ve yöreye göre tariflerde kullanılan kırmızı mercimek ile ince bulgur oranı değişmektedir. Farklı tariflerde mercimek ile bulgur oranı farklı olduğu gibi su oranı da farklı olduğu için aynı kıvamı tutturmak mümkün olmaktadır. Tarifte verilen oranlara uyulduğu halde sertleşmemiş, kolay şekil verilebilen, dişe yapışmayan ve lezzetli bir kırmızı mercimek köftesi pratik bir biçimde yapılabilir.

Malzemeler;

  • 2 su bardağı ince bulgur (köftelik bulgur)
  • 1 su bardağı kırmızı mercimek
  • 2 adet orta boy kuru soğan
  • 1 litre içme suyu
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı biber salçası (tercihe göre acı)
  • 1/4 demet maydanoz, taze nane, dereotu
  • 5 sap yeşil soğan
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Karabiber, pul biber,
  • Marul

Hazırlanışı;

Zor olmaktan öte el oyalayan bir tarif olan kırmızı mercimek köftesinin yapımına, mercimekleri haşlayarak başlayın. Önceden soğuk su ile yıkayarak süzülmeye bıraktığınız mercimekleri derince bir tencerenin içine 1 litre içme suyu ile birlikte koyun ve su kaynamaya başlayınca “taş maması için kapağını aralık bırakarak” haşlayın. Tüm suyunu çekmemesi gereken mercimeğin yumuşaması yeterlidir. Mercimeğin içinde kalan öz suyu ince bulgurun kabarmasını sağlayacak. Ocağın altını kapattıktan sonra 2 su bardağı köftelik bulguru tencerenin içine boşaltın ve kuru bulgur tanesi kalmayıncaya dek iyice karıştırın. Tencerenin kapağını kapatın ve bulgurun iyice şişmesi için 30 dakika kadar bekleyin.

Ayrıca bir tavanın içine ince doğradığınız kuru soğanları atın ve zeytinyağı ile kavurun. Soğanlar ölünce salçayı, tuzu, karabiberi ve arzu ettiğiniz kadar pul biberi de ilave ederek kavurmaya devam edin. Kırmızı mercimek köftenizde yoğun bir salça kokusu oluşmaması için salçayı iyice kavurun. 5 dakika kadar salçayı da kavurduktan sonra tüm karışımı 30 dakikadır dinlenen mercimek bulgur karışımına ilave edin. Açık renk bulgur tanesi kalmayıncaya dek tüm malzemeyi iyice karıştırın. Yetiş soğanları ve saplarından ayırdığınız tüm taze baharatı ince çekin. Derince bir kabın içine önce bulgur mercimek karışımını ve sonrasında da ince kıydığınız taze baharatları katın.

Mercimek köftenizi elinizde 8-10 dakika kadar iyice yoğurun ve bu esnada köftenin tuzuna bakın. Servis tabağına önceden yıkadığınız ve iyice süzülen marul yapraklarını dizin ve üzerine avuş içinizle şekil verdiğiniz köfteleri dizin. Afiyet olsun.

Ev yapımı acı biber sosu

acı biber sosuAcısso olarak da bilinen ve ızgaralardan kızartmalara pek çok farklı yemek çeşidiyle birlikte tüketilen acı biber sosu, kırmızıbiber kullanılarak hazırlanan ve yemeklere hoş bir lezzet katan uzun ömürlü bir yemek sosudur. Evde herkes tarafından hazırlanabilecek bir tarif olan acı biber sosu; kızartma ve ızgara etlerden çorbalara, makarnalardan hamur işlerine, kahvaltılardan köftelere birçok farklı yemekle birlikte keyifle yenebilir. Zor bir tarif olmamakla birlikte hazırlanması biraz meşakkatli olan acı biber sosu, buzdolabında ağzı sıkı kapatılmış cam kavanozlarda uzun süre boyunca da saklanabilmektedir. Evde kendiniz yaptığınız için katkı maddesi olmadığından emin olduğunuz acı biber sosunu, cam kavanozlar dışında meşrubat şişelerine de koyarak aylarca buzdolabında saklayabilirsiniz.

Malzemeler;

  • 5 adet dolmalık ince kabuklu kırmızıbiber
  • 1/2 kilogram kırmızı acı biber
  • 1 çorba kaşığı (15-20 gram) toz şeker
  • 4 çorba kaşığı (20 ml) elma sirkesi
  • 1 çay bardağı içme suyu
  • 1 çay kaşığı sofra tuzu

Hazırlanışı;

İlk olarak dolmalık kırmızıbiberlerin saplarını ve tüm çekirdeklerini ayıklayın. Seçtiğiniz dolmalık biberin etli olması ve mümkün olduğunca ince kabuklu olması gerekir ki, tercih edilen biber cinsi lezzeti de büyük oranda etkileyecektir. Temiz suyla yıkadığınız ve tamamen kuruyan biberlerinizi, küçük acı biberlerle birlikte iri parçalar halinde keserek tencereye alın. 1 çay bardağı temiz su ile kısık ateşte 5-6 dakika kadar kaynattığınız biberleri, “suyu ile birlikte” mikser kullanarak püre haline getirin. Püre haline getirdiğiniz biberlerinizi ince bir tel süzgeçten, kaşığın tersini kullanarak geçirin. Bu şekilde tel süzgeçten geçirdiğiniz biberlere; tuz, şeker ve sirke ekleyerek malzemeyi iyice karıştırın.
Evde hazırladığınız acı biber sosu için birçok farklı acı biber türü kullanabileceğiniz için karışıma ekleyeceğini şeker, tuz ve sirke oranını kendi damak tadına göre değiştirebilirsiniz. Karışımı hazırlarken tuz ve şekeri azar azar ekleyerek sosun kıvamına bakmanız ve bu doğrultuda kendi zevkinize göre uygun miktarı belirlemeniz mümkündür. Hazırladığınız acı biber sosunu kapağını açmadan cam kavanoz ve şişelerde aylar boyunca  buzdolabında saklayabilirsiniz.

Pratik poğaça tarifi

pratik poğaça tarifiKahvaltıların vazgeçilmezi olan poğaçalar akşam çaylarından misafirlerle bir araya gelinen özel günlere kadar her yerde yenen ve herkes tarafından da beğenilen hamur işleridir. Pratik bir şekilde hazırlanan bu poğaça tarifi, ilk denemenin ardından da kolay kolay vazgeçemeyeceğiniz lezzetlerden biri olacaktır. Tarifte birçok ev kadınının şaşıracağı üzere sirke kullanılmış olsa da aslında bu poğaçanın daha “gevrek” bir kıvam almasını sağlayan ve lezzete de yansımayan küçük bir püf noktasıdır. Tarifte kullanılan peynir lor ile karıştırılmış inek peyniri olsa da, sizler farklı peynirler ya da malzemeler kullanarak kendinize ait değişik lezzetler de yaratabilirsiniz. Tarifin pratik olmasının en büyük nedenlerinden biri de, hamur içinde maya olmaması ve bu sebeple de kabarma için beklemeye gerek kalmamasıdır.

Malzemeler;

  • 100 gram tercihen doğal tereyağı
  • 1 çay bardağı (100 ml) ayçiçek yağı
  • 1 çay bardağı tam yağlı inek yoğurdu
  • 2 orta boy yumurta
  • 1 çorba kaşığı sirke
  • 1 paket hazır (instant) kabartma tozu
  • 100 gram süt loru, 100 gram tam yağlı inek peyniri
  • 1/4 demek maydanoz
  • Tuz ve un

Hazırlanışı;

Derince bir yoğurma kabı içine; “oda sıcaklığındaki” tereyağı, ayçiçek yağı, bir çay bardağı yoğurdu, 1 yumurtayı ve 1 çorba kaşığı sirkeyi katın. Tüm malzeme homojen bir karışım olacak şekilde karıştırdıktan sonra hamur harcına “aldığı” kadar un ekleyin. Hamurun istediğiniz kıvamı alması için ekleyeceğiniz unu önceden elemeniz, hamur topağı oluşumunu engelleyecektir. Hazırladığınız hamurun içine son olarak kabartma tozunu da ilave ettikten sonra 4-5 dakika kadar elinizle hamur iyice gevşeyinceye kadar iyice yoğurun. Yumuşak bir kıvam elde edeceğiniz hamurundan ceviz büyüklüğünde topaklar koparın ve avuç içinizle bu hamur topaklarını açın.

Oklava kullanmanıza gerek olmadan hamur çok yumuşak olduğu için avuç içinizle hafifçe bastırarak hamurun düzleştirebilirsiniz. Hamurun içine lor, tam yağlı inek peyniri ve saplarından ayrılarak ince doğranan maydanoz yapraklarından oluşan harçtan ilave edin. Bu şekilde doldurduğunuz hamurları arzu ettiğiniz şekilde kapatarak, önceden “çok hafif” yağladığınız fırın tepsisine dizin. Kalan tek bir yumurtanın beyazını ayırın ve hazırladığınız poğaçaların üzerini yumurta sarısıyla renklendirin. Tercihe bağlı olarak hazırladığınız pratik poğaçaların üzerine susam ya da çörekotu serpebilirsiniz. Önceden 200 dereceye ayarladığınız fırınınız poğaçalarınızı üzerleri nar gibi kızana dek 20-25 dakika pişirin. Her fırının pişirme biçimi diğerinden farklı olduğundan, pişirme süresi de kullandığınız fırına bağlı olarak değişebilir. Bu sebeple 15 dakikadan sonra arada poğaçalarınızı kürdan ya da çöp şiş batırarak kontrol etmeniz en akıllıcası olacaktır. Afiyet olsun…

Salamura zeytin yapımı

salamura zeytin yapımıSele zeytinden farklı bir şekilde yapılan salamura zeytinin yemeğe daha kısa bir süre içinde hazır hale gelmesi ve acı suyunun da değiştirilmemesi halinde aslında hazırlık aşaması yönünden seleden çok büyük bir farkı bulunmamaktadır. Teneke, plastik kap ya da cam kavanoz kullanarak, zeytinlerin “damak tadınıza göre” 15-20 gün içinde tüketilebilir hale gelmesini sağlayabilirsiniz. Salamura zeytin yapımında kullanılacak yağın zeytinyağı olmaması gerektiği ve zeytinyağı kullanılması halinde zeytinlerin kısa süre küfleneceğine dair internet sitelerinde bazı bilgiler verilse de, aslında küflenme salamura süresince kabın kapağının tam kapatılmaması ya da hijyenik şartlarda hazırlık yapılmamasından kaynaklanır. Zira salamura yapımında kullanılan yağın zeytinyağı, ay çiçek ya da mısırözü yağı olmasının zeytinlerin küflenmesi ile bir alakası bulunmamaktadır.

Malzemeler;

  • 3-4 Kiloluk plastik/cam/teneke kap
  • 1 Kg. siyah zeytin
  • 2 tepeleme yemek kaşığı (50-60 gram) kaya tuzu
  • 1 çay bardağı (100 ml) sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı (5-10 gram) toz şeker

Hazırlanışı;

Salamura zeytin yapımının belki de en önemli aşaması, kullanılacak zeytinlerin ve salamura kabının iyi temizlenmesidir. Küflenme gibi sorunlar yaşanmaması ve zeytinin de daha uzun süre dayanması için salamuraya yatırmadan önce zeytinlerin mümkünse içme suyu ile iyice yıkanması ve “nemli kalmayacak şekilde” iyice kurutulması gerekir. Aynı şekilde salamura için kullanılacak kabın da iyi şekilde yıkanmasının ardından temizlenmiş zeytinler kaba aktarılır. Kaba aktarılan zeytinlerin üzerinde tuz, şeker ve yağ ilave edilir. Salamura kabın ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra iyice çalkalanır ve bu şekilde karışımın tüm zeytinlere işlemesi sağlanır.

Doğrudan güneş ışığı almayan nispeten serin bir yerde saklanan zeytinler her gün çalkalanır ve kabın sabit durduğu pozisyon değiştirilir. Bu şekilde gün geçtikçe kabın dibine doğru süzülen acı zeytin suyu, yağ, tuz ve şeker karışımı da sadece alttaki zeytinlere değil, kap içindeki tüm zeytinlere işler. Sele zeytin yapımından farklı olarak salamuraya yatırılan zeytinlerin suyunun alınması gerekmez ve bu sebeple de kabın ağzının 15-20 günden önce açılması gerekmez. Sürekli olarak salamura kabının ağzının açılması kap içine bakteri ve mantarların girmesine neden olarak zeytinlerin kısa sürede bozulmasına neden olabilir.

Her gün çalkalanarak ve pozisyonu değiştirilerek muhafaza edilen zeytinler 15 gün gibi bir sürede tüketime hazır hale gelmektedir. Ancak damak tadı kişiden kişiye değiştiği için 20 gün kadar beklemek ve sonrasında kabın ağzını açarak zeytinin tadına bakmak daha doğru olacaktır. Şayet zeytinin hala acı olduğunu düşünüyorsanız bu şekilde devam ederek zeytinlerin birkaç hafta daha salamura kalmasını sağlayabilirsiniz.

Evde kumpir yapımı

ev yapımı kumpirSöz konusu patates olduğunda Akdeniz ya da Doğu mutfağı fark etmeden lezzetler herkesin damak tadına uyduğundan, kumpir de yediden yetmişe ülkemizdeki herkesin severek yediği yiyeceklerden biridir. Genel olarak kumpir dendiğinde insanların aklına dışarda özel olarak bu işi yapan yerlerde yemek yemek geçse de, aslında oldukça pratik bir biçimde evde kendi kumpirinizi yapabilir ve ortaya çıkan lezzetten de gayet memnun olabilirsiniz. Evde kumpir yapımının en önemli noktası malzeme kalitesidir ki, bu da seçtiğiniz patatesin hangi tür olduğu ile ilişkilidir. Ülkemizde birçok farklı patates türü bulunmasına karşın son yıllarda dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de besin türlerinin çeşitliliği azalmakta ve tek tip patates tüketimine gidilmektedir. Bu nedenle tamamen organik tarım ürünü olan yerli bir patates türüyle hazırlayacağınız kumpirin lezzetinin de farkı olacağını unutmayın.

  • Hazırlanışı

Kumpir tarifi için herhangi bir malzeme listesi yazılmasına gerek yoktur çünkü patatesin üzerine istenen hemen her şey konarak kendi damak tadınıza uygun bir kumpir hazırlamanız mümkündür. Evde hazırlayacağınız kumpir için ince kabuklu patates kullanmanız çok daha lezzetli bir sonuç almanızı sağlayacaktır. Fırında hazırlayacağınız patatesleri alüminyum folyo ile sararak dış kısmın yanmamasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca patatesin üzerinde çatal yardımı ile birkaç küçük delik açmak, patatesin içinin aynı oranda pişmesine de yardımcı olacaktır. İyice yıkadığınız ve “kabuklarını soymadan” alüminyum folyo ile iyice sardığınız patatesleri, önceden 250 dereceye getirdiğiniz fırınınıza yerleştirin ve 25-30 dakika kadar patatesler iyice pişinceye dek arada kontrol ederek pişirin.

Evlerde kullanılan her fırının pişirme biçimi birbirinden farklı olduğundan her fırın ve kullanılan her patates türü için geçerli olacak kesin bir süre verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle 25 dakikadan sonra bir çatal yardımı ile patatesleri folyodan çıkartmadan kontrol edin ve çatalın kolayca patatesin içine girmesi halinde patateslerinizi fırından çıkarın. Dışı közlenmiş sevenler folyo kullanmadan patatesleri doğrudan fırın tepsisi ya da ızgarası üzerine dizebilir. Alüminyum folyosunu çıkarttığınız patatesleri ayrı ayrı yeterli derinliğe sahip servis tabaklarına alın ve üzerini bir bıçak yardımıyla çizin. Tuz, tereyağı ve taze kaşar rendesinden oluşan karışımı patatesin içine bıçak yardımıyla iyice yedirin.

Kumpir hazırlarken patatese karıştıracağınız tereyağı, taze kaşar rendesi ve tuz miktarı tamamen damak tadınıza bağlı olduğundan arada kumpirin tadına bakarak ekleme yapabilirsiniz. Bıçakla patatesi iyice karıştırarak tüm harcı yedirdikten sonra “sade” olarak ifade edilen kumpiriniz hazır hale gelmiştir. Buradan sonra kumpirin üzerine dilediğiniz her şeyi koyabilir ve tamamen sizin damak zevkinize hitap eden bir ev kumpiri hazırlayabilirsiniz.

Kebabın tarihçesi ve özellikleri

kebabın tarihçesiTürk mutfağı olarak nitelendirilen ve aslında Mezopotamya gibi medeniyetin beşiği olan bir coğrafyadaki çok çeşitli toplumlardan günümüze miras kalan bir mutfağın en önemli bölümü olan kebaplar, basit birer et yemeği olmanın çok daha ötesindedir. Sami kökenli dillerin büyük bir bölümünde bir kelime olarak “pişirilmiş, kızartılmış” manasına gelen kebap, farklı sulu yemekler için de kullanılan bir isimdir. İnsanoğlunun en temel besin maddelerinden biri et olduğu için kebabın da kesin olarak ne zaman bulunduğu bilinmemektedir ancak yine de bilinen medeniyet tarihinin en eski lezzetlerinden birinin kebap olduğu söylenebilir. Dana ve koyun eti dışında farklı av etleri ya da kümes hayvanlarının etleriyle yapılan onlarca farklı kebap çeşidi de bulunmaktadır.

Günümüz itibarıyla ülkemizde hala düzenli olarak pişirilen 100’den fazla kebap çeşidi bulunmaktadır. Ülkemizin kurulu olduğu coğrafyanın insanoğlu kadar eski olması kültürümüzün de onlarca farklı kavimin etkisiyle gelişmesini sağlamıştır ki, bu da mutfak kültürünü de etkilemiştir. Anadolu’nun her iline has farklı kebap çeşitleri bulunduğu gibi, İskender ya da Beyti gibi ünü dünya çapında yayılmış ve hemen her ilimizde rahatça bulunabilen kebaplar da bulunmaktadır. Genel olarak mangalda ya da özel meşe kömürü fırınlarda pişirilen kebaplar arasında farklı türler odun kömürü kullanılan ocak ya da fırınlarda da pişirilmektedir. Ayrıca yukarıda da değinildiği gibi sulu yemek şeklinde tencerede pişirilen farklı kebap türleri de mevcuttur.

Kebap denince akla ilk olarak ızgara et çeşitleri gelmektedir. Ülkemiz coğrafyasında onlarca farklı kebap çeşidi arasında en çok bilinen türlerin büyük bölümü ızgara şeklinde pişirilir. Tas kebabı gibi tencerede sulu bir yemek olarak tüketilen ve en az ızgara çeşitleri kadar meşhur olan kebaplar da bulunmaktadır. Döner gibi artık dünya çapında efsaneleşen kebap çeşitlerinin büyük bir bölümünde hayvan boşlukları ve iç yağlar da lezzet sağlaması açısından kullanılır. İç yağlarla birlikte yapılan kebaplar daha lezzetli olduğu gibi ayrıca bu şekilde hazırlanan kebapların daha yumuşak olduğu da söylenmektedir. Ayrıca ülkemizdeki organik şekilde yetiştirilen hayvanların parmakla aranır hale gelmesinin de kebapların lezzetini olumsuz yönde etkilediği de söylenmektedir.

Tortilla ekmeği tarifi

Karayipler’den Meksika’ya, Latin Amerika’dan ABD’ye oldukça geniş bir coğrafyada çok yoğun bir biçimde tüketilen tortilla, İspanyolca bir kelimedir ve “turtacık” manasına gelir. Yassı bir ekmek türü olan tortilla beyaz undan yapıldığı gibi mısır unundan yapılan türü de oldukça beğeni toplamaktadır. Mayasız bir hamurdan yapılan ve bu özelliği ile daha sıkı bir dokuya sahip olan tortilla ekmeği, ekmek türü olduğu için her öğünde ve her şeyle birlikte yenilebilir. Avrupalı toplumların Amerika Kıtası’nın tüm kaynaklarını sömürmeye başlamasından çok öncelerinde dahi Amerikan yerlileri tarafından yapılan tortilla, İspanyol istilasında fark edilmiş ve İspanyollar tarafından bu ismi almıştır. Günümüzde en çok tüketilen türleri; Torilla Cips, Buğday Unu Tortillası, Diz Tortillası (oklava ile değil diz üzerinde elle açılır) ve Karidesli Tortilla’dır. Tarif ABD’de de en çok kullanılan “mısır unlu tortilla” tarifidir.

Malzemeler;

  • 1 su bardağı mısır unu
  • 1 çorba kaşığı Ayçiçek yağı
  • 1 su bardağı elenmiş beyaz un
  • 1 su bardağı içme suyu
  • 2 çay kaşığı pul biber (tercihen acı)
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • Açmak için yağlı kağıt

Hazırlanışı;

Geleneksel olarak hamur yoğrularak yapılabilse de, orijinal yöntemle tortilla hazırlamak biraz daha farklıdır. Derince bir tencerenin içine 1 su bardağı içme suyu konur ve su kaynamaya başlayınca içinde Ayçiçek yağı, tuz, pul biber ve elenmiş mısır unu atılır. Tel yardımı ile hamur topakları tamamen dağılıncaya kadar tüm malzeme çırpılır ve ocağın altı kısılır. Mısır unu koyu bir bulamaç haline gelinceye dek 4-5 dakika karıştırılarak kaynatılır. Mutfak tezgahının üzerine elenmiş beyaz un serpilir ve kaynadıktan sonra ılımaya bırakılan mısır unlu karışım bu unun üzerine dökülür. 5-10 dakika kadar elle yoğurabilecek kadar soğan mısır unu bulamacının üzerine de beyaz un serpilir ve yoğurma işlemine geçilir.

Tortilla hamuru klasik hamurdan farklı olarak içine sürekli su ilave edilerek yoğrulmaz. Başlangıçta konan su, 1 su bardağı mısır unu için yeterlidir. Ülkemizde hamurun kıvamını tutturmak için su eklenirken, tortilla yapımında farklı olarak bulamaç haldeki hamurun kıvam alması için un eklenir. Un eklendikçe hamurlaşan karışım, klasik olarak “kulak memesi” kıvamına geldiğinde hazır demektir. Ceviz büyüklüğünde topaklar koparılır ve yağlı kağıdın arasına konarak oklava yardımıyla tortilla hamuru açılır. Daire şeklinde ince bir biçimde açılan hamur, yağsız kaliteli bir teflon tavada pişirilir. Tıpkı gözleme pişirilir gibi tortilla ekmeğinin her iki tarafı da nokta nokta karardığında tavadan alınır. Afiyet olsun…