Ev almadan önce biraz düşünün!

Herkesin en büyük hayallerinden birisi ev sahibi olmak. Bu hayalinize kavuşabilmek için yıllar boyunca çalışmak durumunda kalacağınızı asla düşünmeyin. Düşük faizli konut kredisi alarak, hayallerinize daha çabuk ulaşabilir, paranızı iyi bir yere yatırım yapabilirsiniz. Ancak ev almadan önce düşünmeniz gereken bazı noktalar var. Bu noktalar ev alıp, almamanız konusunda sizlere yol gösterici bir niteliği ifade ediyorlar.ev-almak-isteyene-kidem-tazminati-odenecek

Dikkat edeceklerimiz…

  1. Ev almaya hemen karar vermemeniz lazım. Dikkat etmeniz gereken nokta, bulunduğunuz şehirde her zaman yaşayıp, yaşamayacağınızı tespit etmeniz. Eğer memursanız tayininizin çıma ihtimali var. Bunun gibi kendi durumunuzu  kontrol edip, değerlendirmeniz lazım.
  2. Evi satın alacağınız bölgeye dikkat etmeniz gerekir. Yani gelişen bir nokta mı? Kentsel dönüşüm durumu nedir? Bu gibi noktalara dikkat etmeniz gerekir. Yeni gelişen noktalardan ev almak, kazançlı ve karlı çıkmanızı sağlar.
  3. Ev alayım ve sonra hemen satayım gibi bir düşünce içerisinde kesinlikle olmayın. Bunun sebebi, alacağınız evin hemen kar getirecek bir fiyattan satılmasının mümkün olmaması. Gayrimenkul yatırımcısı olmaya karar vermediyseniz, bu durum iyi bir şey değildir.
  4. Bölgenizde kiraların fiyatlarını değerlendirin. Bazen ev satın almakta daha iyi sonuçlar verebilir kirada durmak…
  5. Rayiç bedelini hesaplamadan ev satın alma kararınızı vermeyin. Rayiç bedelinin çok üzerinde olan bir evin satın alınması ekonomik bakımdan doğru olmayacaktır. Bunu hesaplamak için fiyat/kira ortalamasını baz almak gerekiyor. Bu ortalama genelde 17’dir. Bu durumda bir evin rayiç bedelini hesaplamak için yapılması gereken hesap şu şekilde: Evin kirasını 1000 lira baz alırsak. 12*17*1000=204.000 rayiç bedelimiz oluyor. Evin satılık fiyatı rayiç bedelinin altındaysa, o zaman ekonomik bir alışveriş yapmış olacaksınız. Ama çok üzerinde rakamlar bütçenize uygun olmayacaktır.

Fikrin var ama paran mı yok?

Girişimcilik hayatındaki önemli bir yeri kaplıyor ama, cebindeki paranın kapladığı alana bakarak, hayallerinin asla gerçekleşmeyeceğini düşünebilirsin. Halbuki bu şekilde düşünüp, kolay bir şekilde pes etmen, doğru bir girişimcilik anlayışı değil elbet. Yapman gereken bilgiBankasiIcon-69842_500x295paran yoksa, fikrin varsa, elindeki kaynakları çok iyi bir şekilde kullanarak, hayallerinin peşinden koşman!

Asıl önemli olan para mı?

Eğer bir girişimin başarıya ulaşması için paranın önemli olduğunu düşünüyorsanız, arkasında büyük sermayelerin olduğu başarısız olan girişimleri araştırmanızı isterim. Asıl önemli olan, inanç ve doğru bir ekiple çalışmaktır. Ekip dediysek, ilk zamanlar kimse sizin yanınızda çalışmak istemeyecektir. Paranızda olmadığından para tutup, işçi çalıştıramazsınız. Ekip siz olacaksınız. Fikrinizi geliştirebilir, yanınızda olacak dostlarınız var, bunun yanında hedef kitleye nasıl ulaşabileceğinizi biliyorsunuz. İşte bunlar önemli olan bilgi sermayesi. Eğer nasıl iş yapacağınızı bilmiyorsanız, paranız olsa da iş yapamazsınız. Ama biliyorsanız, nasıl para kazanıp, kendi işinizi kurmanın yollarını keşif edebilirsiniz. Bu anlamda pek çok girişim örneğini örnek göstermek mümkün.

Groupon firmasının hikayesini okudunuz mu bilmiyorum. Şuan ki piyasa değerinin 7 milyar dolar olduğu söyleniyor. Arkasında ki kurucusu ise işe ilk başladığında sıfır parasının olduğunu söylüyor. Fikrini gelişmesini sağlamak amacıyla ilk olarak blog kurmuş. Bu blog üzerinde makale yazarak, fikrinin ne kadar potansiyel taşıdığını ve müşterilerin neler isteyeceğini öğrenmeye çalışmış. Daha sonra, fikrini hizmet veren firmalara açmış. Onlardan almış olduğu indirimleri sitesinden yayınlamaya ve müşteri kazandırmaya başlamış. Büyüdükçe, yatırım almaya ve daha da profesyonel bir şekilde iş yapmaya başlamış.

Demek ki sizin de bir yerden başlamanız ve fikrinizin potansiyelini ölçmeniz gerekiyor. Bunun için para bir bahane değil. Blog açmak ücretsiz ve çok kolay.

 

İnternette güvenlik sorunu

İnternetin güveliği konusunda yapılan araştırmalar bizlere Türkiye’de yaşayanların internete daha az güvendiklerini gösteriyor. Bunu aslında internetten yapılan alışveriş oranlarında da görebiliyoruz. Milletimize neden internetten alışveriş yapmıyorsunuz sorusunu sorulduğunda, tek nedenleri olarak güvenlik kaygılarının oldukları öne çıkıyor. internet-guvenlikBaşka kaygılarda var tabi ancak, en çok söylenen durum bu. Güvenlik… Avrupa ülkeleri bu durumu aşmışken, internetin sunmuş oldukları faydaları daha fazla kullanıyorlar. Ama Apple uygulaması olan iCloud sisteminde bazı ünlülerin fotoğrafları ele geçirildikten sonra, oralarda da bir kaygın oluşturduğunu söylemek mümkün.

Bugün her ne kadar Apple firması yaşanan fotoğraf çalıntısının sebebinin kendisi olmadığını söylemiş olsa da, aslında tek yanlış ve hata kullanıcı da değil. Kaliteli bir firmanın kendi güvenliğini zedelememek adına topu taca atarak, kullanıcıları suçlaması, güvenlik gibi önemli bir sorun üzerine fazla yüklenmediğini gösteriyor. Yoksa kullanıcıların da hataya düşmemesi için gerekli olan önlemleri alırdı. Bugün iPhone veya Apple firmasının diğer ürünlerini kullanıyorsanız, her fotoğraf ve veri yüklemeleriniz otomatik olarak iCloud tarafından yedeklenir. Bunun sebebi olası bir telefon arızasında ve veri kayıplarında, önemli bilgi ve belgelerinize iCloud aracılığıyla ulaşılmasını sağlamak. Buraya kadar her şeyin güzel ve uygun bir durum olduğunu anlıyoruz ancak, başkaları tarafından özel veri ve fotoğraflarınızın çalınması, çok da memnun olacağınız bir durum değil.

Ünlülerin çıplak fotoğraflarının sızdırılması gibi durumlar, internete ve bu tip yedekleme programlarına olan güveni azaltıyor. Peki bu durumu nasıl engelleriz. İPhone kullananlar için çözüm iCloud ayarlarında otomatik etkin olan fotoğraf yedekle, verileri yedekle gibi ikonları pasif kılmak ve uygulamanın verilerinizi yedeklemesini engellemek. Verilerinizin güvenliği düşünüyorsanız, en önemli veri ve fotoğraflarınızı ayrı bir diske yedeklemeniz daha akıllıca ve güvenli olanıdır.

 

Serbest çalışan girişimcinin yapması gerekenler

Eğer serbest çalışan bir kişiyseniz, işlerinizi yönetmek, sabah 9 akşam 5 çalışan bir memurdan daha zor ve problemlidir. Çünkü sizi bağlayan bir iş süreci yoktur. Ne zaman yatacağınızı veya kalkacağınızı, nereye gideceğiniz ve ne zaman çalışacağınızı söyleyen birileri yoktur. Bu anlamda işlerin daha iyi yönetilmesi, serbest çalışanın karakteri ve freelance-design-worth-ithayalleriyle doğru orantılıdır. Eğer çok fazla idealist değilse, serbest çalışma sürecini standartlara bağlamamakta ısrarcı olur. Ama idealistseniz, o zaman yapmanız gerekenler aşağıda yer alıyor.

  1. Belirli bir saatte kalkmanız gerekir. Eğer kalkış saatinizi her zaman geç saatlere atarsanız, bu tembelliğe sebep olabilir. İşlerinizin büyümesi içinse bu durum olumsuzluk yaratır.
  2. Sağlıklı bir şekilde işerinize odaklamanız için kahvaltının atlanmaması lazım. Karnınız açken çalışmalara odaklanmanız mümkün değil. Bunun yapabiliyor olsanız bile, kahvaltı günün en önemli öğünü olmaktadır.
  3. Serbest çalışan için gün içerisinde bir plan hazırlamak gerekir. Eğer plansız çalışma yapılırsa, işlerin üst üste gelmesi ve buda durumun zorlaşmasına sebep olur. Aşam yatmadan önce yarın ki iş planının yapılması, her yapılan işten sonra listenin üzerinin çizilmesi motivasyon açısından da önemli bir verim sağlar.
  4. Günlük hedeflerin her zaman belirlendiği bir durumdan daha öteye geçip, kısa ve uzun vadede hedeflerin yapılması gerekir. Bu anlamda kişi ayrı bir zaman ayırarak, kısa vadede (6 aylık süreçte) nelerin yapılması gerektiğini belirlemelidir. Uzun vadede (12 ayın sonunda) yapılacakları da kendi ideallerine göre ortaya koymaktadır. Kısa ve uzun vadenin zamanını siz kendinize göre belirleyebilirsiniz.
  5. Yapacağınız iş planına uyun ama bazı durumlarda esnek davranmayı da aklınızdan çıkarmayın. Her seferinde bir işe odaklanın. İşlerin teker teker yapılması hataların en aza inmesi için gereklidir.
  6. Kesinlikle kendinize teneffüs ayarlayın. Sürekli çalışmak performansı düşürür. Belli bir zamanda çalışmayı bırakarak, mahallenizde dolaşabilir, ya da arkadaşınızı arayabilirsiniz.

Girişimcilere verilen desteklerin anlamı nedir?

Ülkemiz eski kara çarşambalardan daha aydınlık günlere, haftalara, aylara ve yıllara doğru ilerleyerek, her geçen zaman biraz daha dünya sahnesinde ha ettiği tarihi mizacını kazanmakta. Özellikle bunun gerçekleşmesi adına ekonominin gelişmesi ve ülkenin 19549bağımsız bir ekonomik değere sahip olması gerekir. Bu anlamda ülkemiz eskisinden çok daha büyük mesafe kat etmiş bir durumda. Bunun somut bir şekilde misalini verecek olursak, 2008 resesyonundan sonra IMF ile sona eren Stand-by anlaşmasının yeniden yapılması baskılarına rağmen –gerek TÜSİAD gibi kurumlar, gerek bazı bakanlar, gerekse dış güçler- IMF’ye hayır denmesi ve bunun sanıldığı gibi ülke ekonomisinin gerilemesine değil, tam tersine zincirlerinden kurtulan bir yapıda hareket etmesine vesile olmasını söyleyebiliriz.

Destekler…

Devlet tarafından yatırımcılara verilen destekler sayesinde, bugün yüzde 6,5 ithalatta azalmalar yaşanıyor. Dikkat ederseniz, bu ithalatta azalma rakamları istikrarlı bir şekilde devam ediyor. İhracat ise artıyor. Bunun sebebi yatırımcıya ve girişimciye verilen desteklerin hayat bulması ve meyvelerini vermeye erkenden başlaması. Ülkemizin 2023 hedeflerini biliyorsunuz. İlk 10 ekonomi içerisine girmek. Bunun yanında 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefimiz var. Bunların gerçekleşmesi adına ithalat edilen ürünlerin yerli girişimciler tarafından üretilmesi adına destekler veriliyor. Siz de bir girişimciyseniz ve fikirlerinize finansman arıyorsanız, desteklerden yararlanabilirsiniz. İlla da ithal edilen bir ürünün yerli ikamesini ortaya koymanıza gerek yok.

Profesyonel destek alın!

Fikirlerinizin projelendirilmesi hususunda profesyonel bir destek almanızda yarar var. Çünkü mevzuata uygun olmayan bir projelendirilme söz konusu olursa, destek alamayabilirsiniz. Fikirlerinizin veya mevcut durumunu büyütmek istediğiniz firmanıza destek almak için tek yapmanız gereken, hedeflerinizi ve ülkemize kazandırabileceklerinizi güzel bir şekilde projelendirmek.

 

Çocuklarınızı uyuşturucudan koruyun!

Her anne ve baba benim çocuğum sigara bile içmez diyerek, çocuklarını kollamakta ve korumaktan kendilerini alı koyarlar. Halbuki hiçbir zaman çocuklar korunaksız bırakılmalıdır. Sigaraya bile başlamaz deyip de, uyuşturucu başlayan nice çocuklar anne ve babaların güvenlerini yıkmıştır. Sorun anne ve babada, ne de çocuklarda. Dışarıdaki ortam ve arkadaş çevresi her şeyin, her sorunun birincil nedeni. Ama şunu da unutmamak 196869gerekir ki, çocuklarına kontrolsüz beslenen güvende, çocukların başına buyruk yetişmesine sebep oluyor. Halbuki çocuk yetiştirme, lafta değil, uygulama da kendisini gösterir. Bu nedenle anne ve babaların çocuklarını takip etmeleri, güvenseler bile, kontrol etmeleri gerekir. Unutulmamalıdır ki, güven ve itimat kontrole mani değildir.

Çocuklar batağa sürükleniyor…

Siz çocuklarınıza güvenirken ve elleriniz bağlı otururken, çocuklarınızı kazanmak ve uyuşturucuya alıştırmak için dışarı da bir tim var. bu tim çocuklarınızın arkadaşı oluyor ve çocukları uyuşturucuya alıştırıyor. Bonzai konusunda son zamanlarda yaşanan ölümlerin herkes farkındadır. Benim çocuğum yapmaz diyenlerinde kendilerini kandırmamaları gerektiğini söylerim. Çünkü çocuklarınızın girdikleri ortamdan haberiniz yoksa, bonzai, tehlikesiyle karşı karşıya kalıp, kalmayacaklarını da bilemezsiniz.

Peki ne yapmalıyız?

Çocuklarınızla her zaman bir arada olamıyorsunuz. Çalışma saatleriniz birbirinizi kontrol etmenizi de engelleyebilir. Bu durumda teknolojiden yararlanmanız ve çocuklarınızı bahanelere teslim etmemeniz gerekir. Cep casus uygulamaları çocuklarınızı her zaman takip etmek ve onların kimlerle dolaştığını, kimlerle ne konuştuğunu öğrenmek mümkün. Ayrıca çocuklarınızın nerelerde takıldıklarını da görebilirsiniz. Çocuklarınızın bulundukları yerleri kendilerine sorarak, yalan söyleyip, söylemediklerini hemen anlayabilirsiniz. Akıllı telefonlara kolay bir şekilde eklenen uygulama, online olarak çocuklarınızın takip edilmesini sağlıyor. Çocuklarınızın başkaları tarafından kaybedilmesine asla göz yummayın. Tedbirinizi alın!

 

Erteleme hastalığının asıl nedeni nedir?

Sürekli yapacaklarınızı ertelemeye meyilli bir karaktere sahipseniz, bu işi çözmeden hayat sahnesinde kalıcı bir başarıya sahip olamazsınız. Erteleyenlerin çoğu hayatlarında başarılı olmamışlardır. Ertelemeyi kendilerine alışkanlık yapan kişilerin de fazla sevildiklerini ve güvenilir olduklarını söylemek güç. Çünkü sürekli yapacağım dediğiniz bir iş konusunda, erteleme-aliskanligi-300x199sürekli tehirlerde bulunmak, sanıyorum sizin kendinize olan güveninizi sarstığı gibi, insanların da doğal olarak size olan güvenini sarsar.

Bu durumdan kurtulmak için birçok kez belki de adımlar attınız ancak, gerekli sonucu alamadınız. Bunun sebebi de doğru bir tanımlamayı ortaya koymamanızdır. Eğer hastalığın tespitini yanlış yaparsanız, reçetenin de yanlış olmasını dolayısıyla, şifanın gerçekleşmemesini sağlarsınız. Yapılan araştırmalar bizlere gösteriyor ki, insanlarda var olan erteleme alışkanlığının öz güven eksikliğinden kaynaklı olduğudur. Korkular, insan beyninin işleyiş şekli tarafından kapatılarak, işi tembelliğe veya yapmak istememeye vuruyor. Misal olarak, bir makale çalışması yapmak istiyorsunuz ancak, bunu her yapacağınız zaman bir isteksizlik duygusu içerisinde olduğunuzdan sonra yaparım diyorsunuz. Bu ertelemenin asıl sebebi, isteksizlik değil, makale yazmaya karşı kendinizde bir güvensizlik söz konusu olması, korkmanızdır.

Makale yazamayacağınızı düşündüğünüzden bununla alakalı streslere katlanmamak adına, beyin isteksizlik olarak durumu değerlendiriyor. Ancak durumun adını iyi koymak gerekirse durum isteksizlik değil, korkaklık. Bu durumda yapmanız gereken işin adını iyi koymak. Sorunu gerçekten çözmek istiyorsanız da yapmanız gereken planlı çalışmalar yaparak, korkularınızın üzerine gitmek. Sonucunu düşünmeden şimdiye odaklanarak yapacağınız işler sonrasında kendinizi ödüllendirmeniz de, erteleme hastalığını ortadan kaldırır. Yani her başardığınız işten sonra kendinize bir kahve ısmarlayın. Bir işi başarmanın ve zamanında bitirebilmenin zevkini çıkarın. Bu şekilde iş yapma korkusunu üzerinizden atabilir, erteleme sorunlarıyla boğuşmazsınız. Başarılı olmak adına ataleti yenmeniz gerekiyor!

Sanal santral nedir? Ne işe yarar?

İletişim çağında yaşadığımız bir gerçek. İnternet büyük bir iletişim devrimini bizlere yaşattı. Sosyal medyalar da internet içerisindeki iletişim devriminin tekamüle ermesini sağladı. Bugün internet cebimizde olduğu sürece, her şeyin yanımızda olduğunu netgsm-santral-nedirhissedebiliyoruz. Sanal santral de işinizin yanınızda olmasını sağlayan bir sistem. İnterneti olduğu her yerde, işinizi yönetebileceğinizi bir düşünün. Bir kafe olabilir, veya siz tatildeyken olabilir. Bunu sanal santral sistemi sağlıyor. İş telefonunuzu sabit bir yerden yönetmeyi değil de, daha işlevsel bir şekilde her yerden yönetmenizi ve müşterilerinizle, mesajlaşma, e-posta gönderme gibi işlemleri yapmanızı sağlıyor. Üstelik daha ucuz ve tasarruflu bir şekilde…

Kurumsal kimlik için sanal santral…

İyi bir firma görüntüsü sağlamak istiyorsanız, her yerde işinizin başında olmanız gerekir. Ancak girişimci oturduğu yerde değil, bulunduğu yerde de işine hakim olmalıdır. Bunun yanında kurumsal bir kimlik için gerekli olan 0850 gibi numaralar kullanılmalıdır. Bu imkanları sanal santral sağlıyor işte. Tek bir kişi olabilir ve şahıs şirketine sahip olabilirsiniz. Hiçbir anlamı yok. Eğer müşterilerinize özel hattınızı veriyor ya da sabit bit numara veriyorsanız, kurumsal kimlik konusunda sorunlar var demektir. Halbuki sanal santral sayesinde, hem kurumsal bir hatta sahip olmuş olacaksınız, hem de daha işlevsel bir santraliniz olmuş olacak.

Bu santral ne sağlar?

Robot operatörler sayesinde, müşterilerinizi yönlendirirsiniz. Mesela ayrıntılı bilgi almak için 3 numaraya basınız. Bunlar kurumsal bir kimlik ifade eder. Firmanızın daha profesyonel olmasını sağlar. Ayrıca müşterilerinizle yaptığınız görüşmeleri rapor niteliğinde kayıt altına alabilirsiniz. Mesai saatleri dışında müşterilerinizle görüşmek istemiyorsanız, mesaj bırakma sistemini kullanabilir, otomatik mesaj sayesinde, kendilerine dönüş yapılacağını bildirebilirsiniz. İyi bir karşılama müziği ya da mesajı yayınlayarak, telefonlara bakabilirsiniz. Santrale dahil edeceğiniz kullanıcılar ile, görüşmeleri ücretsiz bir şekilde yapabilirsiniz.

 

Nasıl daha iyi bir girişimci olursunuz?

Hayatın sadece işe girme mücadelesi olduğunu sanıyorsanız, yanlış bir yol tutuyorsunuz demektir. Eğer deli gibi öz geçmişinizi dolduracak aktiviteler arıyor ve bunu sadece işe beni alsınlar diye yapıyorsanız, neden kendinizi geliştirmeniz gerektiği hususunda bir fikriniz 123726yok, veya lan fikriniz işçi olmaktan öteye gidemiyor. Bunları iyi değerlendirdikten sonra neden girişimci olmalısınız sorusuna, değer yaratmak hayatın bir gayesi olduğu için gibi vecize cevaplar verebilirsiniz. Ancak  verilen bu gibi cevaplar başarılı bir girişimci olmak için yeterli değil. Eğer hayalinizde bir girişimcilik senaryosu varsa, bunu harekete geçirebilmeniz için bir güç lazım. Bu gücü kendinizde hissettiğiniz takdirde, çıkacağınız yolda zorluklarla karşılaşacağınızı bilin.

Bu zorluklarla mücadele etme sanatı, hayat boyu başarılı bir girişimcinin yol defterini oluşturacak. Her türlü badireler karşısında kendi karakter ve girişimcilik anlayışınızla çözümler bulmak, çözüme ve her zaman ilerlemeye çalışmak, başarının anahtarı. Eğer bir işinizin kurulması ve batması halinde girişimcilik serüvenine nokta koyup, kara kara düşünmeye ve ne yapmanız gerektiğiyle hayatınızı perişan etmeye odaklanırsanız, tüm her şeyinizi kaybedersiniz. Halbuki yapılan araştırmlar hayatında ilk defa girişim projesi gerçekleştirenlerin çoğunun başarısız olduğu ama ikinci girişimlerine devam edenlerin başarıyı sağladıklarını gösteriyor.

Yani ilk girişimden ders alıp, ikincisinin  nasıl olması gerektiği hakkında kafa yoralar başarılı olurken, birincisinde başarısız oldum, ne yapacağım, hayatım mahvoldu diye feryat edenler, sürekli bir başarısızlık döngüsü içerisinde kendilerini tekrarlıyorlar. Başarılı bir girişimci olmak için bir kez başarısız olmak veya hata yapmak doğal karşılanmalı ve bunlar fırsata nasıl dönüştürülür bilinmeli. Maden bir serüvenin içerisindesin nefesinin yettiği kadarıyla bu yolda ölmeden serüven bitti dememelisin. Burada başarısızlık diye bir kavram yok. belki hatalar var. Ama telafisi mümkün olan hatalar.

Başarılı girişimcilerin özellikleri neler?

Hayatınıza bir bakın ve girişimci olup, olamayacağınıza karar verin. Eğer hayatta kendiniz kazanmak ve kendiniz yönetmek istiyorsanız, en azından ideal olarak girişimci aklına sahipsiniz diyebiliriz. Ancak insanların bazıları sadece bunu bir hayal olarak görürler ve aslaresimler-haber-Başarılı-Kobi-ve-Girişimciler-Belirleniyor-112020124-49-01 PM ulaşılamaz bir tahayyül olarak addederler. Halbuki bu düşünce, sahip olduğunuz muhtemel girişimci özelliklerinizin yok olmasına sebep olur. Aşağıda başarılı girişimcilerin özellikleri yer alıyor. Sizde isterseniz kendinizi bir kontrol edin.

  1. Korku başarılı girişimcileri korkutmaz, tam tersine motive eder. Evet korkuya karşı bir bakış açınız yoksa, korkunun suyuna gider ve geri çekilirisiniz. Ama buna karşı bir silah ürettiyseniz, o zaman korktuğunuzda da ne yapacağınızı bilir, doğru olanı yaparsınız. Bu bir ülkenin yolladığı füzeyi engelleme ve karşılık verme gibidir.
  2. Kendilerine hayır denilmesinden nefret ederler. Bu nedenle de daha fazla çalışırlar. Eğer siz düşüncelerinize ve fikirlerinize hayır dendiğinde bir köşeye çekiliyorsanız, o zaman yanlış yapıyor demeksiniz. Steven Jobs, her gittiği kapıdan atıldı ama sonrasında sizin de bildiğiniz gibi daha çok çalışarak, hayallerine kavuştu.
  3. Belirsizlik veya bilinmezlikler başarılı girişimcileri kaygılandırmaz. Onlar kendi yollarını her zaman çizmeye ve belirlemeye çalışırlar. Ümitlerini asla satmazlar veya ufak olumsuzluklara bilinmezliklere kurban etmezler.
  4. Sorumluluk konusunda heveslilerdir. Ayrıca son golü atmaya meyillidirler. Sizde ise, tersine bir durum söz konusuysa eğer, girişimci olmak için hazır değilsiniz demek. O zaman yavaş yavaş sorumlulukların yükü altına girin ve kendinizi eğitin. Yanlış yapsanız da, devam edin ve doğru yapmak için diğer bir güne uyanın.
  5. Başarılı girişimciler kendilerini işine vakfetmişlerdir. Tüm ruhları ve bedenleri işleri için çalışır. Siz de kendi işinizle ilgili ve alakalı olurken gerçekten heyecanlanıyor ve en iyisini yapmak için uğraşıyorsanız, o zaman doğru yoldasınız.

Twitter’da fark yaratacak taktikler

Bugün gençlerin en çok kullandığı sosyal ağlardan birisi olan Twiter’ı çok iyi kullanmanız için bazı taktikleri bilmenizde yarar var. Böylece daha fazla kişiyle daha doğru bir şekilde etkileşime geçebileceksiniz.tweet_3

Peki ne yapmalısınız?

Öncelikle en çok etkileşim kurulan tweetlerin kısa karakterli oldukları ortaya çıktı. Bu nedenle 140 karakterin altında mesaj paylaşmaya dikkat edin. Böylece daha çok etkileşime geçilen tweetlere sahip olabilirsiniz. Tabi sadece yapmanız gereken bu değil, bunun yanında vermiş olduğunuz mesajların etkileşimi arttırması için ilgi çekici olması lazım.

Yine yapılan araştırmalar gösteriyor ki, harekete geçirici  mesajlar içeren tweetlerin daha fazla etkileşim aldığıdır. Bu nedenle sizlerde yazdığınız tweetlerde call to action dediğimiz kurala uymak durumundasınız. Diğer bir dikkat edilecek husus tweet atma saatleriniz. En çok tweette aktif olan kullanıcılar sabah 8 akşam 7 arasında oluyor. Akşam yediden sonra atılan tweetlerin etkileşim oranı çok düşük. Bu nedenle tweet atma saatlerinizi doğru olarak ayarlamanız gerekiyor.

Tweetlerin görsel veya videolarla desteklenmesi de ilgi çekici bir durum oluyor. Siz de tweet atarken buna dikkat edebilirsiniz. Bunun yanında bir bloğunuz varsa bloğunuzun linkini paylaşmanız da isabetli bir durum olabilir. Yazdığınız tweetlerde hashtag kullanmayı unutmayın. Ancak fazla hashtag kullanımı da uygun olmayacaktır.

Gün içerisinde çok fazla tweet atmanız takipçilerinizi sıkacaktır. Yani spama maruz kalacağınızdan dolayı başarısız olabilirsiniz. Bu nedenle gün içerisinde en fazla 4 ya da 5 tweet atmanız gerekiyor. Tweetlerinizle etkileşim kuran ve sizlere mesaj atan herkesle etkileşim içerisinde olun ve mesajlarına cevap yazmayı sakın unutmayın.

 

Özel jet kiralamanın faydaları nelerdir?

Ülkemizde son 10 senede havacılık sektörünün gözle görülebilir bir değişim ve gelişim yaşadığını herkes fark etmiş olmalıdır. Daha önceleri hatırlarsanız, THY firmasının tekelinde olan uçuşlar ve havalimanları vardı. Tabi buda fiyatların yüksek olmasını, uçuş yapmak için zengin olunmasını gerekli kılıyordu. Şimdi ise tarifeli uçuş yapan birçok firma var ve her geçen zamanda daha fazla kişi uçuş deneyimini otobüs fiyatlarından daha aşağı hondajet1_0_0_Size918X612bir şekilde bile yaşayabiliyor. Ülkemizde havalimanlarının sayısının 52 olduğunu da hatırlatırsak, büyük bir gelişmenin mükemmel yüzü okunabilir. Tabi burada henüz inşaatı tamamlanmayan deniz üzerine yapılacak en büyük havalimanı  Ordu, Hakkari ve Dünyanın en büyüğü olacak 3.havalimanlarını saymaya lüzum yok sanırım.

Bu bilgileri vermemin sebebi, ülkemizin nereden nereye geldiği konusunda bir fotoğrafın zihninizde canlanmasıdır. Çünkü ülkemizde eskiden tarifeli uçaklarla seyahat etmek bir  lüks iken, şimdi özel jet ve uçak kiralamak, ayrıcalıklı bir hizmet olmaktan çıkıyor. Evet, birçok kişi özel jet imkanlarından yaralanmak için sıraya girmiş durumda. Bu işi yapan firmaların söylediğine göre, tarifeli uçaklara grup halinde bilet alacak kişilerin, yüzde 10 gibi bir farkla özel uçak kiralamaları artık daha mantıklı hale geldi diyor. Hem istenilen zamanda ve vakitte hareket etme imkanı var, hem de daha konforlu ve özel bir hizmeti temin etme imkanı var. Tabi sadece turistlik seyahatler için özel uçaklar tercih edilmiyor. Herhangi bir sebepten dolayı acil gerçekleşmesi gereken seyahatlerde hızlılık ve güvenilirlik bakımından da özel jet kiralama hizmeti temin edilmek isteniyor.

Sadece özel uçak tahsisleri değil, gelişen sağlık sektörüne hizmet veren özel jet ambulans uçaklarından da sigortaya dahil olan kişiler yararlanabiliyor. Evet, hastalarınızın naklinin daha sağlıklı ve hızlı yapılması için gerçekleşen ambulanslı jet hizmetler, gelişen havacılık sektörü ve sağlık sektörünün birer nişanesi durumunda. Daha büyük işlerin gerçekleşmesi ve ülkemizin 2023 hedeflerine istikrarlı bir şekilde ilerlemesi için bağımsızlık göklerdedir karinesini bir laf değil, bir icraat olarak yakalamış olduğunu görmek, 2023 hedeflerine ulaşmakta bizleri daha da emin kılmaktadır.

E-ticarette renklerin anlamı nedir?

Renklerin insanlar üzerindeki etkisi konusunda yapılan araştırmalar, her geçen gün bu konuya daha fazla firmaların yatırım yapmasını sağlıyor. Kurumsal firmalar, logolarını belirlemeden önce geniş çaplı bir araştırma yaparak logolarında kullanmak istedikleri renkleri belirliyorlar. Sizde kendi çapınızda bir e-ticaret sitesi tasarlamak istiyor ve bu konuda hangi renklere odaklanılması gerektiğini düşünüyorsanız, yazı dizimizi okumaya renkler-nasıl-ortaya-cıktıdeva edin.

Renkler ve anlamları…

Gıda konusunda bir e-ticaret sitesi düşünüyorsanız, kırmızı ton renkleri kullanabilirsiniz. İnsanlar üzerinde dikkat çekici, dinamik ve canlılığı sağlayan bu renkler, gıda ve teknoloji gibi alanlarda e-ticaret yapmak isteyenler için önerilen bir renk.

Mazi rengin insanlar üzerinde etkisi, güvenilirlik, odaklanma, sakinlik ve güç olarak beliriyor. Enerji, sağlık, teknoloji, finans gibi alanlar site kurmak isteyenler için odaklanılması gereken bir rengi ifade ediyor. Yeşilin insanlarda bıraktığı intiba, zenginlik, doğallık, prestij. Bu nedenle finans, eğitim, gıda gibi alanlarda site kurmak isteyenler bu renge odaklanabilirler.

Uzmanlar tarafından en çok bilinen 100 marka üzerinde araştırma yapıldı. Bu araştırma üzerinden en çok bilinen markaların renklere verdikleri önem dağılımı şu şekilde: Yüzde 29 kırmızı, yüzde 333 mavi, yüzde 28 gri veya siyah, yüzde 13 ise sarı renk olarak belirlendi. Markalarda dikkat çeken bir özelikse, logolarından sadece yazı kullandıkları.

Sizde kuracağınız sitenin hangi renklerden meydana gelmesini istiyorsanız, öncelikle iyi bir araştırma yapabilirsiniz. Sade ve birbirine kombin renklerle sitenizi dizayn etmeniz ve 3’den fazla renk kullanmamanız önerilir. Gözü yormayacak ve sitenin dağınık olduğunu anımsatmayacak renklerin kullanılması, daha düzgün bir site imajı çizecektir.

Antivirüs neden kullanmalısınız?

Son zamanlarda internet teknolojilerinin daha da geliştiğini sizde hissediyorsunuzdur. Ancak bunun hayatımıza kazandırmış olduğu güzel yanlar olduğu gibi, internette dolaşan kötü niyetli kişiler nedeniyle güvenlik sorunları yaşanıyor. İnternetten alışverişin oldukça antivirus-programlaripopüler olmasına rağmen, hala güvenlik kaygılarını aşamayanlar tarafından tercih edilen bir yöntem değil. Sadece internetten alışveriş konusu değil, aynı zamanda veri alışverişlerinde de yaşanan güvenlik kaygıları insanların bilgisayar kullanımı da kaygılı hale getiriyor. Peki bunun için neler yapılmalı?

Antivirüs yazılımları ne kadar iyi?

Güvenliğin sağlanması adına kullanılan antivirüs programlarının bir dereceye kadar internet güvenliğini sağladığı düşünülebilir. Ancak bilgisayar kullanıcıların antivirüs programlarını lisanslı olarak tedarik etmemeleri, performanslarının düşmesine dolaysısıyla, güvenlik açıklarının yaşanmasına sebep olabilir. Lisanslı ürünlerin bile, internet güvenliğini tam olarak sağlayamadığını düşündüğünüzde, lisansız olanlarınla risk daha da büyük oluyor. Sadece antivirüs değil, aynı zamanda yardımcı programlarla da bilgisayar güvenliğinin kullanılması gerekiyor.

Bilgisayarlardaki güvenlik duvarlarının sürekli açık tutulması gerekiyor. Ayrıca güncellemelerin sürekli takip edilerek, eksiksiz yapılması gerekir. Çünkü gelen güncelleştirmeler sayesinde, ortaya çıkan yeni tehditler ve koruyucu önlemler bilgisayarlara tanımlanır. Eğer güncelleştirmeler eksik kalırsa, o zaman yeni tehditlere karşı daha fazla riskte olabilirsiniz.

İnternet güvenliğinin sağlanması adına yapmanız gerekenler arasında en önemlisi, casus yazılımlar ve kötü niyetli kişilerin bilgisayarınıza sızmak için kullandıkları yöntemlerden haberdar olmanız gerekir. Casus yazılımlar, keylogerlar, solucan virüsler, trojenler ve daha fazlasının bilgisayarlarınıza internet, harici diskler, maillerden gelebileceğini asla unutmayın. Bunlara karşı tedbirli davranmanız ve internette dolaşırken virüs olabilecek içeriklere tıklamamanız gerekir.

En önemlisi antivirüs yazılımınızın sürekli güncel olmasına dikkat edin. Aynı zamanda lisanslı bir ürün kullanmanızda fayda var. verilerinizin güveliği için para harcamaktan asla çekinmeyin.

 

Hanımlar için mükemmel bir girişim

Hanımların ne kadar alışverişe meraklı olduklarını bilmeyen yok. Kendileri de bunun farkında. Tüketim kültürünün araçları tarafından moda ve reklamlarla alışveriş pompalanınca da, her hafta alışveriş çılgınlığının yaşanmadığını söylemek mümkün değil. PlanB2Hanımların gardolaplarında birikmiş yığınca elbiseleri vardır muhakkak. Peki bunları ne yapıyor hanımlar? Çöpe atmamak için çok uğraşıyorlardır ama sonunda yine akıbet, çöp olabiliyor. Ama yeni bir girişim sayesinde, hanımlar hem ticaret yapacaklar hem de ellerinde bulunan ikinci el eşyaların satışını yaparak para kazanmış, elbiselerini değerlendirmiş olacaklar.

Evet, yanlış duymadınız

Giymediğiniz elbiseleri artık atmanıza gerek yok. Onları satarak para kazanmanız mümkün. İnternetten alışverişin giderek daha da artmaya başladığı günümüzde,  herkes ihtiyacını internet üzerinden arıyor, satış yapmak istiyor. İkinci el konusunda da hayli satış yapmak isteyen ve elbise almayı düşünen kişiler var. ama bunları buluşturan doğru bir platform henüz yoktu. Şimdi gardolaptan.com sitesi sayesinde, hem ikinci el elbise almak isteyenler hem de satmak isteyenler bir araya geliyor.

Ne sağlıyor bu site?

Sizlerin kıyıda köşede kalmış elbiselerinizin yeniden hayat bulmasını sağlıyor. Hem de sizi bu işten para kazandırarak. Giyemediğiniz elbiseleri siteye yükleyerek, satışını sağlayabiliyorsunuz. Hem de ücretsiz bir şekilde. Bu sayede elbiselerinizi çöpe atmaktan kurtarıyor, kalabalık olan gardolabınızı rahatlatıyorsunuz.

İsterseniz sitede elbiseleri farklı elbiselerle takas etme şansınızda var. ama bunun için satıcının takasa rıza göstermesi veya istemesi lazım. Bunun yanında sıfır elbiselerinde satışını siteden yapabilirsiniz. Kolay kullanım ara yüzü sayesinde siteye ücretsiz bir şekilde 30 saniyede kayıt olabilir, satmak istediğiniz ürünleri hemen ekleyebilirsiniz.

Güvenlik konusunda da endişeleriniz olmasın. Site sağlam bir e-ticaret alt yapısına sahip olduğundan, güvenlikte o derece kaliteli ve kişilerin alışveriş yapabileceği düzeyde.