E-ticaret mağazası açmaya ne dersin?

Uzun zamandır e-ticaret hakkında kendimi geliştiriyor ve bu işin ne kadar güzel ve karlı bir girişim olduğunu etrafımdakilere anlatıyorum. Gençler üniversiteden sonra sadece KPSS imtihanına bel bağlamış olmaları veya özel bir sektörde aç karnına da olsa çalışmaya başlamayı düşünmekten başka bir alternatif üretemiyorlar. Bunun sebebi, üniversite img28yıllarında gelişen dünyanın vizyonuna dair belki bir makale belki de bir kitap bile okumaktan kendilerini mahrum bırakmış olmalardır. Tabi hiçbir şey için geç değil ve hayatınızı değiştirmek istiyorsanız, yükselen e-ticaret ağı içerisinde siz de yerinizi ayırtabilirsiniz.

Neden e-ticaret?

Rızkın onda dokuzu ticarettedir. Efendimiz bize ticareti güzel rızık kapısı olarak göstermiş. Maslahata uygun ticaret girişimi ise, e-ticarettir. ETİD, 2014 senesinde internet üzerinden alışveriş yapanları sayısını 12 milyon olarak açıkladı. Toplam ticaret içerisinde e-ticaretin payı ise 30 milyar. 2013 rakamlarına göre hayli fazla olan bu rakam, giderek ülkemizde büyüyor. Sizde hissenize düşeni almak için ve kendinize ilk olarak ek bir gelir, daha sonrasında ise aktif iş olarak e-ticareti seçebilirsiniz.

Ama param yok ki…

Dananın kuyruğunun koptuğu yerde burası zaten. Paranızın olmadığını bende biliyorum. Sıfırdan bir e-ticaret sitesi kurmanız için 50 bin liradan daha fazla paranızın olması gerekir. Artı firma kurma durumundasınız. Ama bilgi ekonomisi yeni girişimleri ortaya çıkardığından dolayı ne firma kurmaya ihtiyacınız var, ne de 50 bin liraya… Evet, incir.com ticaret ağı sayesinde sizin belirlediğiniz bir alan ismi, -www.siteadınız.com şeklinde- kurulacak olan e-ticaret sitenizle, yeni bir işi kendiniz için başlatmış olursunuz.

Nasıl yani?

Sadece sitenin sosyal çevrenize tanıtımı ve internetten müşterilere ulaştırılmasıyla meşgul olacağınız e-ticaret sitenizde,  kargo, vergiler, ürün iade, müşteri hizmetleri, depo masrafları, elektrik, su giderler, personel masrafları gibi kalemlerle uğraşmanıza gerek kalmıyor.

Peki ne kadar kazanabilirsiniz?

E-ticarette her hangi bir kazanç sınırlaması yapmak doğru değil. Çünkü her geçen zaman müşteri hacminizi arttırma şansınız var. Benden önce bu işe başlayan kişiler şuanda 5 milyarın üzerinde kazançlar elde edebiliyorlar. Büyük e-ticaret sitelerinin kazandığı miktarlara göre hayli düşük olan bu rakam, e-ticarette yeni olan ve tüm operasyonlarıyla e-ticaret işini yapmayan kişi için çok iyi bir kazanç miktarı.

Nasıl katılabilirim?

Makaleyi fazla uzatmamak adına nasıl e-ticarete dahil olacağınızı anlatmak isterim. İncir.com e-ticaret ağına dahil olmak için referansınızın olması lazım. Referans kazanmak için benimle facebook üzerinden irtibata geçebilir, daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Facebook link: https://www.facebook.com/emin.sozuer

Kredini erken ödeme cezası!

Mayıs 2014’de yaşanan bir olay, bu kadarda olmaz dedirten cinsten. Hatırlarsanız, kredi borcunu erkenden kapatmak isteyen bir vatandaş, bankasına müracaat etmiş ve erkenden kredisini ödemek için talimat vermişti. Banka bu talimatı üzerine kendisine erkenden ödeme cezası uygulayarak, herkesin hayretler içerisinde kalacağı bir uygulamaya imza nakite-ihtiyaci-olanlar-icin-sonbahar-kredi-kampanyalari-58635atmıştı. Bankada çalışan kişilerin bile anlamlandıramadığı bu olay medyada da yankı buldu. Aslında bankanın erken ödeme cezası uygulaması, keyfi bir durumu ifade etmiyor. Yani bankaların mevzuatta bu tür bir hakkı var. Ancak, hukukçular bu olaydan sonra bunun ne kadar mantıksız ve adaletsizlik olduğunu açıklayınca, duruma müdahale için BDDK devreye girdi. İlgili mevzuatta ki düzenlemeyi kaldırarak, bankaların erken ödeme cezası uygulamasını sonlandırdı. Daha sonra da, erken ödeme cezasının değil, erken ödeme indiriminin söz konusu olduğu bir kanun meclisten geçirilerek, tersine bir uygulama başlatılmış oldu.

Gerçektende ülkemizde bankalar müşterilerinin ümüğünü sıkma babında güzel çalışıyorlar. Faizler bir yana, kredi almak için ödenen masraflar ve kredi kartlarından alınan komisyonlar, bankaları zengin etti. Geriye ise, sürekli harcandığını bilmeden kredi kartı veya kredi ödeyen tüketiciler var. Efendiler, bence kendinize gelin ve ilk fırsatta kredi almak için bankanın kapısını aşındırmayın. Kredi kartı meselesine de ödeme yöntemi olarak bakın. Yoksa, faizler cebinizdekini almak için uyarlanmış bir meşru hırsızlıktan başka bir anlam ifade etmiyor. Çoluk çocuğunuzu rızkını düşünüyorsanız, faizin olduğu işe bulaşmayacaksınız.

Peki erkenden ödeyene bankalar neden ceza kesiyorlar. Normalde alacaklınıza erkenden ödeme yapsanız, sizi takdir eder ve ikramda bulunur. Ancak bankalar için bu durum karsızlığa neden olduğundan, yani faizle cebinizdekini daha az almış olduklarından, kar elde etmelerine engel olduğunuzdan, bu tür bir ceza söz konusuydu. Allah’tan bu durum düzeltildi.

İnternetten hayatınızı kazanmaya ne dersiniz?

Herkes hayatının rahat bir şekilde gitmesini ve sonlanmasını ister. Eziyet çekmeden bu dünyada bize sunulan hayatı tamamlamak için çok çaba harcıyoruz. Ama kimimiz rahat bir şekilde hayatını sonlandırırken, kimimiz ise çile, keder ve öfke içerisinde hayata gözlerimizi yumuyoruz. Kısa bir hayat için kederlenme veya kaygılanmaya gerek yok aslında. Dünyaya geldiyseniz, yapmanız gereken sizi en mutlu edecek olan işi yapıp, para internetten-para-kazankazanmaya bakmak ve hayatınızı kurtarmaktır. İnsanlar genelde işçi olmayı, memur olmayı kendilerini adarlar. Kendi işlerini kurabilmek için çok fazla paraya ihtiyaç olunması kanısındaki yanlış kanaatler, hep birilerinin emri altında yaşamak zorunda bırakıyor insanları. Halbuki, sadece internet ve yeni ekonomik fırsatların neler olduğunu değerlendirerek, kendi kendinize kazanmanın yolunu inşa etmeye başlarsınız.

Nasıl mı?

Aslında bu konunun çok basite indirgenmesi benim canımı sıkıyor. Çünkü bilgi çağında, kazanmak için bilgili ve deneyimli olmak gerekiyor. İnsanlar ise, bir işte çalışmak için fazla deneyime gerek duymuyorlar. Vasıfsız işlere girmek ve ay sonunda patronundan aldığı ile geçinmek, daha kolay geliyor. Bilgi ekonomisinin imkanlarından faydalanmak için bir araştırma ve inceleme içerisine girmiyor. Birisinden internetten para kazanmak kavramını duyuyor ve hemen bu işe soyunmaya başlıyor. Sonuç ise, hüsran… Çünkü işin hafife alınması, ilgilenilmemesiyle sonuçlanıyor. Halbuki internet imkanlarından faydalanmak için iyi bir dijital pazarlama uzmanı olmayı hedeflemek gerekiyor. Bugün birçok firmanın aradığı vasıflı eleman da dijital pazarlama uzmanı. Yani hem kendi işinizi kurarken para kazanıyorsunuz, hem de bu süreçte iş telifleri alıyorsunuz.

İnternetin imkanlarını değerlendirmek istiyorsanız, ilk olarak satış ortaklığı ve sonrasında e-ticareti denemeye kalkışın. Korkmayın, zarar edeceksiniz elbette… Ama bu zarar size çok şey öğretecek ve bir sonraki adımınızda başarılı olmanıza neden olacak.

Girişimciler için özgüven geliştirme

Normal bir insandan eminim daha çok özgüvene ihtiyacı olan insan varsa, oda kendisini bir girişime adamış olan kişidir. Bu nedenle bilgi, deneyim ve tecrübe bakımından sürekli kendini geliştirmek, sürekli bilginin peşinde koşarak, kendisini yenilemek durumundadır. Ama ne kadar bilgi dağarcığınız büyük olursa olsun, adım atma konusunda özgüven n7lcueksikliğini ve irade disiplinini sağlayamıyorsanız, yanlış giden bir şeyler vardır. İradenizi geliştirme ve özgüven kazanma konusunda da kendinizi yetiştirmeniz gerekir. Bunları yapmak için 3 dikkat etmeniz gereken unsur var. Bunları alışkanlık haline getirdiğiniz zaman, melek yatırımcılara sunum yapmak için renkten renge girmenize gerek kalmaz.

Her insan normal hayat programında meydana gelen büyük değişiklikler karşısında heyecana kapılabilir. Mesela büyük bir konferansta sunum yapmak gibi. Ya sunumu yapacaksınız, ya da hayallerinizi erteleyeceksiniz. Çünkü girişimcilerin işlerini kalabalıklara anlatırken deneyimli ve tecrübeli olmaları gerekir. Bu görünümü bozan en büyük sorun da, kalabalıklar karşısında konuşma yeteneğini kendinize hiç reva görmemiş olmanız. Bunu atlatmak zamana bağlıdır ve normal, herkesin yaşadığı ve çözmüş olduğu bir problem olduğunu bilmeniz gerekir. İlk olarak bu durumu aşmanıza yardımcı olacak iş, kendinizle konuşmanızdır.

Evet, bu durumu yaşayıp da, aşan kişilerin yaptığı çalışmaların birincisini, kendileriyle konuşmaları oluşturuyor. Programa çıkmadan önce, “Ahmet, sen bu işi yapacaksın. Şimdi güzel bir sunum yapmanın tam sırası” gibi üçüncü şahıs ağzından konuşma yapmanız gerekiyor. İkinci olarak, rol yapacaksınız. İstediğiniz bir kişi olana kadar, rol yapmanız, sizi bulunduğunuz durumdan kurtaracak en iyi ilaç olarak söyleniyor. Kendinizi güçlü göstermek ve bilgili olduğunuz havasını yaratmak adına rol yapın… Üçüncü olarak giyinişinizi de karizmatik kılmayı unutmayın. Uyumlu kıyafetler giyerseniz, kendinizi daha iyi hissedebilir ve iyi bir konuşma yapabilirsiniz.

Pazarlamanın girişimci açısından önemi

Genellikle ilk girişimlerin hepsi, iyi bir tanıtım ve pazarlama stratejisine sahip olmadıklarından dolayı sönerler. Sakin pazarlamanın iyi bir şekilde yerine getirilmesi noktasından iyi bir reklam bütçesine sahip olmak gerektiğini düşünmeyin. Kendi çapınızda kurmuş olduğunuz girişiminin reklam ve tanıtım işlerini yapmak için ya kendiniz doğru ve10171419_pazarlama besleyici kaynakları seçeceksiniz, ya da gerçekten para harcayıp bu işi profesyonellere bırakacaksınız. Ben ilk tercihin sizin için uygun olduğunu düşünüyorum. Kendinizde internetten pazarlama işini kolay bir şekilde öğrenebilir ve hedef kitlenize ulaşabilirsiniz.

Ürün veya fikrinizin ne kadar iyi olduğu, başarılı olmanız için yeterli değil. Eğer bu ürün veya fikri hedef kitleye tanıtamıyorsanız, en iyi olduğunu sadece siz bilebilirsiniz. Aklınızda buluna tanıtım fikirlerini ürününüze katacağı ivmeyi hesaplayabiliyorsanız, doğru yoldasınız demek. Reklam ve tanıtım çalışmalarını internet üzerine odaklamak, hem maliyetleri düşürür, hem de hedef kitlenize ulaşmanızı kısa sürede imkanlı kılar.

Peki nasıl bir pazarlama?

İlk girişiminizin çerçevesini dar tutmanız, başarı şansınızı arttıracağından, niş bir pazarı hedeflemiş olmanız, sizi başarıya götürecek temel durumlardan birisini ifade eder. Bu bakımdan, dar ve doymamış pazarlara ulaşmanız için yapacağınız dijital pazarlama çalışmalarına daha az para ve zaman ayırabilirsiniz. SEO sayesinde, niş pazarınızı ifade eden kelimelerde rekabete fazla bulaşmadan yükselmenin ve müşterilerin ayağına gitmenin faydasını kısa zamanda görmüş olursunuz.

Bunun yanında, niş pazarınıza daha kısa sürede ulaşmak adına, Adwords reklamlarını kullanmak suretiyle çalışmalar yapabilirsiniz. Aylık 200 kadar maliyetle, hangi niş kelimelerin size daha fazla yarar sağladığını görebilir, onlar üzerine odaklanabilirsiniz. Yani işinizin kısa sürede başarıya ulaşması için niş bir Pazar, artı reklam ve pazarlama faaliyeti olmazsa, olmazınız olmalıdır.

Rekabetten kaçın!

Rekabetten kaçılabilir mi diye eleştiride bulunabilirsiniz. Rekabetin insanı geliştiren bir yarış olduğunu söyleyebilirsiniz. Bunların hepsine katılıyoruz tabi ki, kendinizle rekabet yapmanız her günün dünden daha iyi olmasını sağlar. Sizi sürekli geliştirir ve istikbalinizin daha refah içinde olmasını sağlar. Ama nasıl ve kimle rekabet edileceğini bilmiyorsanız, Business competitionzararlara muttali olmaya hazır olmalısınız. Neden insanlar başkalarını geçmek ve yenmek için mücadele ediyorlar anlamıyorum. Bilgili ve başarılı olmanın kıyası, karşıdakini yenmek ve geçmekle olmamalı. Bu sürükleyici bir başarının önünde duracak olan en büyük engel olur. Ama çocukluktan bu yana sürekli yarış içerisinde olduğumuzdan bu durumdan kurtulmakta zor olur.

Eğer, girişimciyseniz bulunduğunuz sektör içerisinde sizden senelerce önce yer alan firmalarla yarışmak ve onların her geçen zaman büyümesine rağmen sizin büyüyememeniz işinize olan sevginizi ve motivasyonunuzu düşürüyor.  Elbette onların neler yaptıklarını ve işlerini nasıl büyüttüklerini incelemeniz gerekir. Ama onların yükselişinden rahatsız olarak “ben bu işi yapamayacağım” diyorsanız, rekabet sizin için tatlı değil, acı bir gerçek olur. Bunun yanında ben girişimcilere rekabetin en az olduğu alanlara açılmalarını ve işlerini en ufaktan en yükseğe getirmelerini tavsiye ederim.

Küçük pazarların müşterisi de küçüktür ama ilk girişimlerin başarılı olması adına küçük rekabetli pazarı hedeflemek, başarmak ve bilgi, tecrübe edinmek açısından verimlidir. Bu bilgi, tecrübe ve deneyimler sayesinde ise daha büyük rekabetli alanlarda yarışabilme gücü ve enerjisine sahip olursunuz. Niş Pazar araştırması yaparak, küçük pazarları keşif edebilirsiniz. Niş pazarlama günümüzde en çok yeni girişimciler tarafından tercih ediliyor. Facebook da bu şekilde büyümüş ve uluslar arası bir firma olmayı başarmıştır. Sizde rekabetten kaçın ve en küçük pazarları hedef alın!

Girişimci olmak mı istiyorsunuz?

girişimci-olmakSon zamanlarda en çok konuşulan konular arasında girişimcilik var. Bu nedenle burada girişimcilik konusu hakkında bazı paylaşımlarda bulunuyorum. Eğer sizinde aklınızda bir fikriniz varsa, bunu girişime çevirme noktasında yapmanız gereken çok önemli işler var demektir. Tabi aklınızdaki fikrin yeni bir ürün veya hizmet olması şart değil. Karlılığı iyi olan sektörlere girebilir, fark meydana getirerek kısa zamanda büyümeyi düşünebilirsiniz. İşin en kolay tarafı belki de ne yapacağınızı tespit etmektir. Ancak neyin ne olduğunu belirledikten sonra en zor aşamaya geçersiniz. Uygulama…

Bu aşamada sıkıntılar başlar. İhtiyacınız olan para, yetenekli insanların çevrenizde olması gerekiyor. Tabi bunlardan en önemlisi öncelikle bilgi. Eğer yapacağınız işi nasıl büyüteceğinizi veya müşterilere nasıl ulaştıracağınızı bilmiyorsanız, sanıyorum uygulamanın büyük bir ayağı eksik kalmış olur. En zor aşamalardan birisi de etrafınızda yetenekli insanların veya sizin gibi işini sahiplenecek kişilerin olmamasıdır. Herkes, ilk girişimin ne kadar zorlu olduğunu bilir ve kendisini kısa yoldan garantiye almak varken, -birinin yanında işe girmek, memur olmak gibi- sizinle riski bir yola çıkmaz. İkna etmeye çalıştıklarınızın da size dudak altından evet dediğini ama, gönüllerinin hiçte tasdik etmediğini kısa zaman sonra anlarsınız. O zaman yapmanız gereken, bir süre işinizi tek başınıza yürütme becerisini göstermek olacak. Daha sonra ise, meyve vermeye başladığınızda somut verilerle işin kazanç planını ortaya koyabilirsiniz.

İşin ilk meyvelerini aldığınızda, kendi enerjinizin ilk zamanlardan daha fazla olacağını görebilirsiniz. Bu enerjiyi doğru kullanabilirseniz, iyi bir network kurabilir ve kısa sürede girişimin olgunlaşmasını sağlayabilirsiniz. Bu anlamda uzun bir süre gerekiyor tabi. En azından işin 3 sene kendisini götürmesi zor olabilir. Ama pes etmezseniz, elbette bir çıkış yolu bulunacaktır.

Varlıklı olmak istemiyor musunuz?

Eminim herkes gibi sizde varlıklı olmak istersiniz ancak bunun elinizde bulunan imkanlarla mümkünsb10069894e-001 olmadığını bilirsiniz. Yapacağınız mesleğin size kazandıracağı zengin bir hayatın olmadığını bilirsiniz. Ayrıca herkes gibi sadece memur olmayı düşünebilir, o olmazsa özel şirketlere girmek için torpil aramaya koyulabilirsiniz. Bu alternatifsizlik içerisinde, zengin olmayı veya ondan daha farklı olan varlıklı olmayı sadece hayal edebilir, “böyle geldim, böyle gider bu hayat” pozisyonunda, günü kurtarıcı veya hayatı garantiye alıcı bir iş peşinde koşarsınız. Sizi kısıtlayıcı bu yaşam felsefesi içerisinde zengin olmak veya varlıklı olmak asla mümkün değil.

Bugün zengin olanlar, rahatlı peşinde değil, özgürlük peşinde koşan insanlara nasip oluyor. Varlıklı olanlar ise, zenginlerden daha fazla paraya ve yaşama önem vererek, büyük bir varlık biriktirmeyi başarabildiler. Sizde hayatınızda başaranların icraatlarına dikkat eder ve hayatınıza alışkanlık olarak söz konusu alışkanlıkları katarsanız, muhakkak zengin veya varlıklı bir kimse olabilirsiniz. Aslında kesin konuşmak doğru değil ama, en azından bilgi hazineniz ve hayat felsefeniz zengin olmuş olur.

Bunlardan kaçının…

  1.  Eğer hayatınız için rahat bir yaşam planı yapıyorsanız, konfor alanınıza çok düşkün birisiniz ve oradan çıkma riskini asla göstermek istemiyorsunuz. Tüm bildikleriniz veya bilmek istedikleriniz, sadece rahat bir hayatı veya sakin bir yaşamı kazanmaya yönelik. Mesele nerede, kim, kaç puana devlet memuru alıyor haberlerini çok yakından takip ederek, yüzünüze gülecek bir bilgiyi öğrenmek istiyor olabilirsiniz. Ancak bu şekilde her sene devlet memuru alımı yapılan 72 bin –belki de daha az- kişinin arasına girebilme şansınız çok zor olabilir. En iyisi, başka bir plan yaparak, daha özgür bir planla neler yapabileceğinizi ve nasıl varlıklı biri olacağınızı araştırmak daha akıllıca olurdu.
  2. Hayatınızda neyi en iyi yapıyorsanız, onun üzerine yoğunlaşarak deha olmayı seçmeniz gerekiyor. Birçok şey arasında kalmış ve ne olacağı belirsiz bir tohum gibi kendinizi yok etmeyin. Kuracağınız iş, en iyi bildiğiniz ve üzerinde çalışmaktan zevk alacağınız dal olsun. Çeşitlendirme yaparak, her şeyden bir pay kapma yarışında olmanız, enerjinizi bir noktada toplayamamanıza sebep olur.
  3. Diyelim ki bir iş kurdunuz, oradan elde edeceğiniz gelire ana gelir diyebilirsiniz. Bu gelirin daha da güçlenmesi için farklı gelir kaynakları yaratmanız, çeşitlilik değil, varlığınızın kuvvetlenmesi ve zengin olmanız için dikkat etmeniz gereken hususlar olacak. Mevcut işinizde başarılı olduktan sonra sürprizleri düşünerek, farklı finansman kaynakları aramanız, ticari hayatınızın sağlıklı yürümesi için bir kuraldır.
  4. Kendinizi veya işinizi başkalarıyla karşılaştırmayı bırakın. Etrafınızda başaran insanları rakip olarak değil, bir öğretmen olarak algılayın. Kendinizi, kendinizle karşılaştırın. Dün ne idim, bu gün ne oldum, yarın ne olman gerekiyor meselesi çok önemli.
  5. Arkadaşlarınızla yapacağınız işlerde dikkatli olun. Çok sevdiğiniz ve güvendiğiniz arkadaşlardan yapacağınız işle alakalı somut veriler istemek, bazen size gereksiz gelebilir. Ama iş başka, arkadaşlık başka kuralını asla unutmamanız gerekiyor. Somut olarak uygulanabilirliğini görmediğiniz hiçbir işe girmeyin. Duygusal olmayın yani, profesyonel takılın.
  6. Şimdi yapılan en büyü hatadan bahsetmek isterim. Savurganlık ve israf… Parayı gören çıldırıyor. Halbu ki varlıklı olan insanlar asla, lüks hayatı ilk zamanlarda hedef haline getirmemişlerdir. Birilerine gösteriş yapmak için ne bir araba, ne bir ev almışlardır. Kendileri özgürlük anlayışı bakımından farklı bir tasavvura sahip olduklarından, tüketim kültürünün insanı değil, kendi iradelerinin patronu olmayı bilmişlerdir. Sizde ilk paranızı, lükse değil, işinize yatırmayı tercih edin.

Girişiminizi tanıtmak için ne yapabilirsiniz?

Kendi çapınızda kurduğunuz bir firmanız varsa, onun tanıtımına da özenli bir şekilde çalışmalısınız. Sadık müşteriler kazanmanızın yolunu bulmanız ve keşfetmeniz gerekiyor. Bu yönde ilk atacağınız adımın site kurmak olduğunu unutmayın. Bugün birçok kişi site seolu-sayfasayesinde müşteri kitlesini arttırıyor ve sadık müşteriler kazanıyor. Ama sitenize de önem vermeniz gerekir. Bazıları bu işi biraz daha küçümsediklerinden siteleri de bir şeye benzemiyor. İyi bir site için ücretli bir hosting ve domain ismi almanız gerekir. WordPress sisteminde mükemmel bir siteyi meydana getirebilirsiniz. Tabi ücretsiz temalar kullanmamak şartıyla. Sadece 100 lira vererek profesyonel bir tema satın alabilirsiniz.

İkinci olarak hakkımızda sayfası oluşturmanız gerekir. Burada ne işle meşgul olduğunuzu ve neler yaptığınızı etkileyici bir dille anlatmanız gerekir. Hikayeleştirerek bu işi yaparsanız, daha okunaklı ve güzel bir hakkımızda yazısına sahip olursunuz. Sitenizi ilk ziyaret edecek kişilerin hakkımızda yazısını çok önemsediklerini asla unutmayın. Bu nedenle bu sayfaya dikkat etmeniz gerekir. Eğer işinizle alakalı bir ekibe sahipseniz, bu ekibi tanıtacağınız bir sayfada oluşturabilirsiniz. Etkileyici bir site oluşturduktan sonra bu sitenin hedef kitleye ulaştırılması ikinci planlanılması gereken kısım.

Sosyal medyayı iyi kullanın

Tanıtım noktasında sosyal medya kanallarını kullanmaktan çekinmeyin. İlk zamanlar doğal takipçileriniz az olacağından dolayı, fazla etkili olmadığını düşünebilirsiniz ancak, zamanla takipçileriniz arttığında hedef kitleye ulaşmış olacağınızdan etkili bir sosyal medya kanalına sahip olmuş olacaksınız.

Email pazarlama…

İkinci olarak e-mail pazarlamaya odaklanın. Bunun için ziyaretçilerinizin e-posta adreslerini alabileceğiniz kampanya veya e-kitaplar hazırlayıp vermeniz gerekli. Daha farklı yollarla da e-posta listesi oluşturabilirsiniz. Bu kişilere hafta bir defa makale veya kendinizi hatırlatacağınız materyaller gönderebilirsiniz.

 

En çok sevdiğiniz şey, başarılı girişiminiz olabilir!

İnsanların hayatta neden başarılı olmadıklarını inceleyen bir araştırma, sonuç kısmına sadece “Sevdiğiniz işi yapmayın. Yoksa başarısız olursunuz” diye not düşmeyi uygun görmüş. Peki ama kişi olarak hangi işi daha çok sevdiğinizi nasıl tespit etmelisiniz? Bu resimler-haber-Başarılı-Kobi-ve-Girişimciler-Belirleniyor-112020124-49-01 PMkonuda kafanız karışık olabilir. Ama kendinizi tanımaya çalıştığınızda, göreceksiniz ki bazı şeyleri daha fazla severek ve isteyerek yapıyorsunuzdur. Mesela siyaset ile ilgili haberleri çok dikkatli dinleyen ve yorum yapabilen birisi, kendisini bu alanda geliştirmek ister ve bu alanda başarılı çalışmalar yapabilir. Aynı şekilde, matematik konusunda yetenekli olan kişi de, Türkçe dersinden daha fazla matematiğe önem verebilir.

Öncelikle neyle ilgili olduğunuzu tespit etmeniz gerekir. İlgili olduğunuz alanda girişim ortaya koymak veya bir girişim fikri bulmak için çalışmayı seçmeniz başarılı girişim oyacağınız anlamına gelmiyor. İlgili olduğunuz alanda çalışmak, bu işi tamamen sevgi, yani çıkarsız olarak yapmanız anlamına geliyor. Örnekle açıklamaya çalışırsam, üniversite yıllarında Lary Page, arama algoritmalarıyla ilgilenmeyi çok seviyordu ve Yahoo firmasının bu konuda yanlışlarını hobi olarak yazıyordu. Bu uğraşı daha sonra hiç aklında yokken Google firmasının doğmasına ve Yahoo arama motorunu geride bırakarak, dünya markası olmasına neden oldu.

Sizde hobi olarak yaptığınız işler üzerinde daha kapsamlı eğilimler ve çalışmalar yapın. Bugün başarısız olan girişimlerin ardında ki sebep, girişimcilerin bilgisiz, alanlarında deneyimsiz ve tecrübesiz olmasından kaynaklanıyor. Başarılı girişimlerin arkasında ise, yıllarca hobi olarak uğraşılmış ve bilgi bakımından tekamüle erişilmiş kişiler var. Eğer hala neyden hoşlandığınızı ve hayatta meşgul olacağınız bir konu yoksa, iyi bir girişimci adayı olmadığınızı düşünebilirsiniz.

Girişimcilerin kendi yoluna bakması gerekiyor!

Eğer hayatınızı işleyen sistemin çarklarına monte etmiş bir şekilde yaşamaya kendinizi adadıysanız, güzel bir işe beli sahip olabilirsiniz ama, size artı sağlayacak bir hayatın tam olarak temin edilmesi konusunda zayıf kalabilirsiniz. Çünkü deneyimleriniz ve tecrübeleriniz çerçevesinde iş kariyerinizde terfi almış olsanız da, işleyen sistemin girisimciçarklarına takılı kalmış olmanız, sürekli harcama ve lüks hayat sürmeye çalışma isteğiniz yüzünde iki yakanız bir araya gelmeyebilir. Buda sürekli birilerinin altında çalışmak durumunda kalmanıza sebep olur. Yoksa edindiğiniz mortgage gibi kredi borçlarını ödeyebilecek bir yol bulamazsınız.

Üniversite mezunları içinde durum aynı. Alternatif üretemeyen birçok kişi önlerinde sadece KPSS imtihanı ve memurluğu görürler. Çünkü sistemin kendilerine sunduklarıyla yaşamayı her zaman hedef edilmişler. Bu gibi durumlar kendinizi geliştirmek için gerekli olan zamanı ortaya çıkaramamanıza sebep olur. Kendi hayatınızın gelişmesini sağlamak için yapmanız gereken, bu işleyişin farkında olarak işleyişinizi değiştirmeniz ve monotonluğu bir kenara koymanız.

Önce kendinize yatırım yapın

Parayı nereye harcayacağınız çok önemli. Eğer ilk kazandığınız parayla, gider iPhone 6 Plus alırsanız, tüketim kültürünün ipine takılmış olursunuz. Halbuki söz konusu telefonun sizin hayatınıza katacağı faydalar çok fazla değildir. Kendi eğitiminiz için bu parayı harcayarak, daha iyi şeyler yapmak ve üreterek için eğitim programlarına katılabilirsiniz. Bu yatırım sizin kendinizi geliştirmenize ve kalitenizi arttırmanıza sebep olur.

Çalışma temponuzu değiştirin. Spor yapın ve ufuk dünyanızı açacak kitaplar okumaya başlayın. Belki edebiyatla ilgilenmeye başlayabilirsiniz. Yeni ve kendinizi geliştireceğiniz alışkanlıklar üretin. Zihin açıcı egzersizler yapın. Haftanın bir gününü sadece kendinize ayırın.

Arkadaşınızın işinize yatırım yapmadan iyi düşünün!

Arkadaşınız size bir iş teklifiyle geldi ve sizden sermaye ortaya koymanızı istedi. Hayallerinize dokunacak şekilde konuşmalar yaptı. İşi anlattı, duygularınıza dokun ve sizi ikna etti. Burada idkkatli olmanız gerekir. Çünkü karşınızdaki girişimci bir ruha sahipse, duygularınızı etkilemeyi kısmen de olsa biliyordur ve sizi ikna edebilir. Ama kendi girisimcisermayenizi çöpe atmamak adına kendinize gelip, iyice tatmin olmak için sormanız gereken bazı sorular var.

  1. Arkadaşınız daha önce hiç iş kurdu mu? Eğer arkadaşınız daha önce bir iş kurup, başarı elde ettikten sonra onu sattıysa, arkasından gidebilirsiniz. Daha önce iş kurmadıysa ve ilk girişimi olacaksa, o zaman kumar oynamaya ve risk almaya çok yakınsınız demektir.
  2. Nasıl bir gelişim öngörüyor? Eğer arkadaşınız dersine iyi çalıştıysa, bu sorunuza tatmin edici cevaplar verebilir ve işin nasıl büyüyeceğini size anlatabilir. Sizin vereceğiniz paranın nasıl kullanılacağını ve nerelere gideceğini, ne gibi faydaları olacağını hemen size tatmin edici şekilde anlatabilir. Dinlerken yeni beliren soruları da arkadaşınıza yöneltmeyi unutmayın.
  3. Risk nedir? Her girişiminin bir riski vardır. En iyi girişimcilerin bile yanıldıklarını ve yanlış yaptıklarını unutmayın. Paranızı kaybetmemek için her şeyin konuşulması gerekir. Riskleri ortaya koyarak, nasıl aşılması gerektiği hususunda bir cevabın var olduğundan emin olun.
  4. Başka yatırım yapan var mı? muhtemelen arkadaşınız ya sizi çok sevdiğinden ilk teklifi size yapıyordur, ya da çevresinde yatırım yapacak başka kimse olmadığından sizin kapınızı çalmıştır. Burada duygusal değil de, rasyonel bir tavır sergilemeniz gerekir.
  5. Daha önce hiç iş yaptın mı? arkadaşınla daha önce herhangi bir alışveriş veya iş yaptın mı konusuna kendin cevap vermen gerekiyor. Arkadaşının ne kadar yetenekli ve girişimcilik işleri takip eden biri olduğunu düşünüyor musun?

Girişimciler nasıl iş bağlar?

Herkes bir işletme sahibi olmayı ister. Ticaret yaparak, hizmet vererek kendi işini yapmak ve üretmek ister. Ancak bu hayalin duraklamasına sebep olan bazı durumlar söz konusu olur. Bunların başında nasıl iş satacağım? Müşteri nasıl ve nereden kazanacağım? gibi d996caa9f7b25c2sorular yer alır. Her şey biranda kararır ve heyecanınız, aşkınız bir anda sönmeye başlar. Bu durum sizlere başkalarının altında çalışmaya iter. Hayallerinizi her zaman ertelersiniz.

Ama girişimciler bunu aşarak işletme kurma gücüne ve ruhuna sahip olurlar. Bu bakımdan kendilerinin nasıl müşteri kazandıklarına dair bazı tüyoları sizlere vermek istiyorum. Bunlara dikkat eder ve kendi yorumunuzla hayatınızın bir parçası haline getirirseniz, emin olun sizde sağlam müşteriler kazanabilirsiniz.

Seçici olun

Müşteri bulduk da bir müşteri mi seçelim demeyin. Eğer size gelen iki müşteriden hangisinin firmanız için daha önemli olduğunu fark edemezseniz, çok iş kaybedersiniz. Çünkü bazı müşteriler hizmetinizden çok büyük işler beklerler. Her sorunu sizden bilirler. Başarısızlıklarını sizden aldıkları hizmete yüklerler. Buda olumsuz yorum ve bildirim almanıza sebep olur. Motivasyonuz düşmeye başlar.

İlişkiye odaklanın

Firmanızın iş bölümü konusunda ne kadar profesyonel olduğunu müşterilerinize benimsetmek durumundasınız. Bu durum arkada birbirini destekleye iyi bir ekibin olduğu kanısını müşterilerde meydana getirir. Bundan yararlanmanızı öneririm.

Teknolojik olun

Eğer otomatik yapılacak olan işleri manüel olarak yapmaya çalışıyorsanız, iş sürecinizde aksamalar ve yanlışlıklar meydana gelebilir. Bunları yaşamamak adına yapmanız gereken, teknolojiye odaklanmak. Google sunmuş olduğu online araçları kullanmak, email marketing çalışmaları yapmak gibi.

Samimi olmalısınız

Müşterilerinizi iyi dinleyin. Neye ihtiyaçları oldukları noktasını anladıktan sonra, onları mutlu edecek açıklamalar yapın. Bildiğinizi ve konuya vakıf olduğunuzu gösterin. Tavsiyelerde bulunun. Güven ortamı yaratın.

 

Başarılı girişimcilerden öğrenilmesi gerekenler

Başarılı bir girişimci olma yolunda yapmanız gerekenlerin ne olduğu başarılı girişimcilerin hayatına bakarak öğrenebilirsiniz. Herkesin test etmiş olduğu yoldan giderek, başarıya kendi imzanızı atanız çok kolay. Nelerin başarılı olmak için yapılacağını bilirken, kucuk-ve-orta-buyuklukteki-girisim-istatistikleri-4027697_1777_ooturduğunuz yerde hayıflanmak ve başarısızlığı çekmek doğru bir durum olarak nitelenmez. Peki başarmak için neler yapmamız gerekiyor?

  1. Erken kalkmayı hayatınızın bir prensibi haline getirmeniz gerekir. Saat 9 veya 8’de kalkınız demiyorum. Sabahın 5’inde ayakta olabiliyor ve çalışabiliyorsanız, mükemmel bir şekilde üretken olabilirsiniz. Akşam geç yatmayı bırakarak, sabahın erken saatlerinde dinç bir şekilde çalışma içerisinde olmak mükemmel bir üretkenlik sağlayacaktır. Bu anlamda ilk yapmanız gereken şeyin erken kalkmaya alışmak olduğunu unutmayın.
  2. Hayatınızda vermiş olduğunuz en ufak sözleri de yerine getirmeniz, kendinize güvenmeniz açısından önemli bir durum ifade eder. Kendi kendinize verdiğiniz sözlerden başkalarına vermiş olduğunuz ufak sözlere kadar hepsini yerine getirmeye çalışın. Bugün gitmek istediğiniz bir yer olduysa, kesinlikle gidin ve kendinize verdiğiniz sözü yerine getirmenin farkını hissedin. Vermiş olduğunuz ufak sözlerin tutulması, iradenizin de gelişmesini ve sağlamlaşmasını sağlar.
  3. Nasıl konuşulması gerektiğini öğrenmek de başarıyı getiren bir şeydir. Duygulara hitap edebiliyor ve karşınızdakini etkileyebiliyorsanız, doğru olanı yapmışsınız demektir. Ancak monoton ve boş konuşmalar meydana getiriyorsanız, yanlış bir yol üzeresiniz demektir. konuşmanızı geliştirmek için siyasilerin nutuklarını dinlemenizi, okumanızı öneririm. Şiirlerle aranızın iyi olması da, başarılı bir konuşma ortaya koymanızı sağlar.
  4. Başarısızlıklar karşısında yılmamak, utanmamak en büyük silahlarınızdan birisi durumunda olacak. Her başarısızlığın ardında yatandan ders almanız ve bir sonraki adımı daha sağlam ve kaliteli atmanız için başarısızlığınızdan yararlanın.
  5. Liderlik yapmayı bilin. Ama asla patron olmayın. İkisi arasında farkı öğrenmenizi tavsiye ederim.

 

Yükselen burçlar meselesi nedir?

Burçlara ne kadar rağbet ettiğinizi bilmiyorum ama, aranızı fazla açmayın bence. Her ne kadar birilerinin uydurma açıklamaları olarak lanse etseniz de, işin aslını farklı değerlendirirseniz, burçların yorumlarının da faydası olduğunu görürsünüz. Bir nevi kişisel gelişim tüyoları olarak nitelendire bileceğiniz açıklamalar sayesinde, hayatınızın nasıl indirşekillenmesi ve kendinizi tanımanız babında öğretileri, şiar edinebilirsiniz. Uzun kişisel gelişim kitaplarını veya makalelerini okumak istemiyorsanız, en iyi şeyin burç yorumlarını okumak olduğunu anlamanız gerekir.

Bugün burçlarının özelliklerine bakarak, nedir bu uydurmalar diye yakınanları varlığından haberdarım. Yani bir hayatlarına bakıyorlar, birde burçlarının özelliklerine bakıyorlar. Ama arada çok fark olunca, burç özeliklerin uydurma bir masaldan ibaret olduğu kanısına varıyorlar. Bu duruma sebep olan mesele, yükselen burçlar dalgasının birçok kişi tarafından bilinmemesi. Burçlar konusunda okuduklarınızdan ibaret kalan birkaç makale dışında, derinlemesine bir analiz gereğini duymamış olmanız, burçların özelikleriyle, sizin hayatınız arasındaki uçurumun nedenine inememenize sebep olur.

Bu duruma sebep olan konu, yükselen burçlar meselesinin astroloji uzmanlarınca kabul görmesidir. Yani insanların doğumuyla belli olan burçları, kişinin yaşamıyla bazen uyuşmaz. Bunun sebebi, kişinin karakteri üzerinde çok farklı tesirlerin söz konusu olmasıdır. Bu tesirler bazen doğumunda yengeç olan kişinin karakteristik özelliklerinin koça benzemesiyle tamamen tezat bir ifade bulur. Eğer bu duruma dikkat ederek, burçlar haritasında durumunuzu daha iyi analiz edebilir, sahip olduğunuz asıl burcunuza paralel bir karakter özelikleri taşımadığınızı, yükselen burcunuzun haritada ne olduğuna bakarak, görebilirisiniz. Hayatınızı daha iyi yaşamanız için burçların sizlere söyleyecekleri bir takım şeyler olabilir. Kulak vermeniz durumunda, her şey dünden daha farklı ve kaliteli olabilir. Buna inanmanız ve değişikliğe karşı cesaretli olmanız yeter.