Feminizm

feminizmKadın hakları 1960’lı yılların sonralarına doğru sıkça gündeme gelmeye başlamıştır. Kadınların; psikolojik, ekonomik, politik sorunları üzerine çalışmalar yapmaya başlayan bireyler “Feminizm” adında bir akım ortaya çıkardılar. Feminizm genel olarak kadın ve erkek eşitsizliğine dur demek adına; toplumsal, ekonomik, psikolojik ve politik olarak eşit olduğuna inanırlar. Feminizm bir ideolojidir. Feminizm, Kelimenin kökeni Latince “femina” ve onun Fransızca türevi olan ‘Feminizme’den gelir.

Feminizm; Kadınların hak eşitliği ve kadınların söz hakkı olmasını sağlar. Kadın ve erkek arasındaki toplumsal eşitsizliği bozmak adına çalışmaları vardır. Feminizmin en büyük amacı kadınların toplumdaki konumlarının ekonomik, siyasal ve toplumsal olarak daha iyi yerlere gelmesini sağlamaktır. Mesleki, politik ve ekonomik ayrımcılığa maruz kalmalarını engellemeye çalışır. Kadının adı yok değil, kadının adı var demeyi amaçlar.

Kadın ve erkek arasındaki toplumsal eşitsizliğin ortadan kaldırılması ile ilgili çalışmaların yanı sıra; yaşam koşullarındaki, erkek egemenliğinin ortadan kalkması için, ataerkil toplumlarda çalışmalarını sürdürürler.

Cinsiyet eşitliğinde kadın ve erkeklerin aynı haklara ve özgürlüklere sahip olduğu vurgularlar. Fakat erkek egemen, ataerkil toplumlarda bu kural geçerli değildir. Cinsiyet eşitliğinin olması adına çalışan feministlerin gün geçtikçe sayıları artıyor. Feminizme gönül vermiş insanlara “feminist” denir. Birçok insan, cinsiyet eşitsizliği ve kadın sorunlarını araştırmak için gönüllü olmuştur.

Ataerkil toplumsal düzeni sorgulayan feminizm görüşü, 1968 yılından sonra daha geniş bir kitleye ulaşmıştır. Sadece kadınların feminist olacağına dair yanlış bir bilgi vardır. Eşitlik isteyen herkes: kadınların, erkeklerden daha aşağı olmalarını kabullenemeyen, kadınların “eksik etek” diye adlandırılmalarından rahatsız olan herkes feminist olabilir.

Kısaca, feminizm “kadın hakları savunuculuğu” diye tanımlanması yanlıştır. Çünkü, feminizm “erkekler ağlamaz”, “sen erkeksin, hiçbir şeyden korkmazsın” şeklinde yetiştirilen erkeklerin de haklarını aramaktadır. Bir erkeğin duyguları vardır ve istediği zaman ağlayabilir. Kadınların, erkeklerden sadece biyolojik olarak farklı olduğunu, aslında önemli olanın bir birey olduğu, sırf bakire olmadığı için töre tarafından öldürülmemesi gerektiğini, kız doğduğu için, diri diri gömülmemesi gerektiğini, küçük kız çocuklarının sünnet edilmediği, babası yaşındaki adamlarla evlendirilmek zorunda bırakılmadığı, bir dünya herkesin eşit, herkesin özgürce yaşama isteğidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir