Dünyanın en büyük gölü

Yeryüzünde birçok su alanı bulunmasına rağmen oluşum ve kapladıkları yer bakımından bazı göller devasa büyüklüklere ulaşabilir ki, dünyanın en büyük gölü de bu nedenle bir “deniz” olarak adlandırılır. Yüzölçüm büyüklüğüne göre dünyanın en büyük bölge olan “Hazar Denizi” aslında bir iç göl olsa da, kapladığı inanılmaz alan nedeniyle Orta Asya’da bir deniz olarak kabul edilmiştir. Dünyanın en büyük gölü listesi için yapılan yüzölçüm hesaplarına göl havzaları dahil edilmediği gibi, tuz göllerinin de kurak mevsimde kapladığı alan da hesaplanmamaktadır.

Son derece tuzlu bir göl olan Hazar Denizi, yaklaşık olarak %1,2 tuz yoğunluğuna sahiptir. Bu denli yüksek bir tuz oranına sahip olması nedeniyle suyun kaldırma kuvveti oldukça fazla olduğundan, bilinen insanlık tarihi boyunca tıpkı günümüzde de olduğu gibi, insanlar tarafından denizcilik açısından önemli bir yer olmuştur. İran, Azerbaycan, Rusya, Türkmenistan ve Kazakistan ile çevrelenmiş bir göl olan Hazar Denizi, ismini tarihteki meşhur Hazarlardan almaktadır.

Kuzey-Güney uzunluğu yaklaşık olarak 1200 kilometre olan Hazar Denizi’nin genişliği de mevsime ve coğrafi konumuna göre değişerek 210-430 kilometre arasında değişir. Hazar Denizi herhangi bir dış deniz ile bağlantılı olmadığından, her yıl gölün su seviyesi değişerek hesaplamalarda farklılıklar oluşturur ve bu nedenle de verilen hesaplar ortalama olarak kabul edilir. Kapladığı alan günümüzde 370 bin km² olsa da, yüzyıl öncesinde gölün boyutları daha da büyüktü. Geçtiğimiz yüzyıl içerisinde deniz seviyesinde 26 metre alçalan Hazar Denizi, büyük oranda su kaybetti ve bu nedenle de kapladığı alanda da azalma oldu.

Hazar Denizi’nin kapladığı alanın azalmasındaki en büyük neden, şüphesiz çağımızın sorunu olan “küresel ısınma” olarak karşımıza çıkmaktadır. Son yüzyılda göldeki buharlaşma oranı sürekli olarak artarken, yağışların azalması sonucu Hazar Denizi’nin su kaynakları da büyük oranda azaldı. Ayrıca Hazar Denizi’nin en önemli su kaynağı olan ve suyunun %80’ine yakını taşıyan Volga Nehri’nin birçok çiftçi tarafından sulama için kullanılması da, gölün su seviyesinin azalmasının sebeplerinden biridir. Son 10 yıl içerisinde göle komşu olan ülkelerin su seviyesini yükseltmek için içerisine girdiği çalışmalarsa, sonuçsuz kalarak Hazar Denizi’ndeki su kaybı ne yazık ki önlenememiştir ve günümüzde gölün seviyesi her geçen gün azalmaktadır.