Borca Dayalı Para Sistemi

borca dayalı para sistemiÜlkemizin de dahil olduğu Borca Dayalı Para Sistemi dünya genelinde kapitalist ekonomilerin tamamında hakim olmasına karşın pek çok insan içinde bulunduğu bir sistem hakkında yeterli miktarda bilgi sahibi değildir. Cebindeki paranın sistem dahilinde nasıl üretildiğini bilmeyen insanların ülke ekonomilerinin gidişatı hakkında yorum yapması ilginç bir durum olmakla birlikte, yaygın olarak bilinen 180 derece aksine devletler kullanılan parayı üretmezler. Ülkemizde birçok insan paranın “devlete ait olan” Merkez Bankası tarafından üretildiğini düşünmesine karşın öncelikle parayı devlet üretmez ve ayrıca Merkez Bankası da devlete ait değildir. Borca Dayalı Para Sistemi bünyesinde yer alan tüm ülkelerde para, bankalar tarafından müşterilerin borçlanmasıyla üretilen bir araçtır. Bir başka değişke bu sistemde borç ile para eşanlamlı yani borç, para demektir.

Nakit paranın altın yahut döviz rezervleri ile değişiminin mümkün olmadığı olduğu Borca Dayalı Para Sisteminde, ulusal ve uluslararası piyasalarda bulunan paranın neredeyse tamamı itibari paradır. İtibari para; devletleri yöneten hükümetler tarafından alınan kararlar doğrultusunda altın ya da gümüş karşılığı olmadan çıkarılan, ilgili merci tarafından taklit edilemeyeceği garanti altına alınmış, mal ve hizmet takasını gerçekleştirmek için kullanılan banka kağıdıdır. Günümüzde dünyanın dört bir yanında kullanılan paranın tamamına yakını, bu şekilde banka müşterilerinin borçlanması neticesinde bankalar tarafından üretilen itibari paradır. Bu parayı basma yetkisi ise teoride “ticari”, pratikte kamuya ait bir işletme olan ve Borca Dayalı Para Sistemi içinde yer alan her ülkede bulunan merkez banklarındadır. Bu merkez bankaları devlet bünyesinde kullanılacak nakit paranın basımı kontrol ettiği gibi, “miktarını da kontrol eder”.

Borca Dayalı Para Sisteminde nakit parayı üreten ve miktarını belirleyen teoride “ticari” bir işletme olan merkez bankaları iken bu paraların piyasaya sürülmesi görevini ise ticari işletmeler olan diğer bankalar tarafından yapılır. Bu bankalara sistemde “ticari” bankalar dense de, merkez bankalarının da ticari bir kimlik taşıdığında dair görüşler bulunmaktadır. Ancak karşıt görüştekiler, merkez bankalarının ancak teori de “ticari” bir kimliğe sahip olabileceğini, zira bankanın elde ettiği karın “tamamına yakınını” hükümete vergi olarak ödediğini ifade etmektedir. Bu ifadede yer alan “tamamına yakını” ibaresinden de anlaşıldığı üzere yine de tüm gelir vergi olarak ödenmediği, bunun da merkez bankalarının “belirli bir miktarda” kar elde ettiği yani ticari bir işletme olabileceği gibi çeşitli iddialar da bulunmaktadır. İlgili Vikipedia makalesinde de merkez bankalarının pratikte kamu mülkiyeti olduğuna dair “görüş” bildirilmiş olsa da, bu makalede de “tamamına yakını” ibaresi kullanılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir