Ülkemizde oldukça kolay bir şekilde yetişen dereotu özellikle Ege insanımız tarafından gerek salatalarda ve mezelerde gerekse zeytinyağlı yemeklerde bolca kullanılmaktadır. Doğu bölgelerinde yaşayan insanlarımız tarafından halen pek bilinmeyen dereotu, tiroid bezi sorunlarına bağlı hastalıkların önlenmesinde faydalı bir bitkidir. Tiroid bezi ise; insanın ne kadar kilo alacağından bir dakikada kalbinin kaç defa çarpacağına kadar çok önemli vücut sistemleri kontrol ettiğinden, dereotu gibi troid bezinin bir numaralı dostu olan bitkinin düzenli olarak tüketilmesi çok faydalıdır.
Vücudunuzdaki fazla kilolardan kurtulmak için diyet yapmak kadar egzersiz yapmanız gerektiğini biliyor ama yine de yapamıyorsanız üzülmeyin. Çoğu insan kilo vermek için; aldığı kalori miktarında kısıtlamaya gitmesi gerektiğinin yanı sıra, bu diyet programını egzersiz yaparak desteklemesi gerektiğini bilir. Ancak yoğun iş temposu, yorucu ev işleri, okul hayatının zorluğu ya da bir spor merkezine yazılacak maddi gücü olmadığından egzersiz yapma imkanı ya da zamanı bulamaz.
Kadınların hamilelik döneminde kilo alması çok doğaldır ve hekimler anne adaylarının gebelik döneminde asla diyet yapmaması gerektiğinin de altını çizmektedir. Ancak doğum esnasında alınan kiloları doğum sonrası vermek, birçok annenin en büyük sıkıntısıdır. Bilimsel olarak sağlıklı bir gebelik dönemi geçiren bir annenin, gebelik döneminde 8-12 kilo alması normal olarak kabul edilmektedir. Ancak bu oran her kadının metabolizması farklı çalıştığından değişiklik gösterebilmektedir. Sağlıklı bir gebelikte zayıf annelerin 8 kilodan az, kilolu annelerinse 12 kilodan fazla alması tıbbi olarak gebeliğin sorunlu olduğunu göstermektedir.
Tüm dünyada obezite ve obeziteye bağlı hastalıkların her geçen gün artmaktadır. Birçok insanın fazla kilolarından şikayetçi olduğu ülkemizde de, tablo pek farklı değildir. Hareketsiz yaşam, dengesiz beslenme, günlük tüketilen yağ ve şeker miktarının fazlalığı gibi birçok etken yüzünden insanlar kilo alır ve yaş ilerledikçe de her on yılda bir %10 yavaşlayan metabolizma nedeniyle alınan bu fazla kiloların verilmesi her geçen gün daha da zorlaşır.
Çağımızda her beş kişiden birinde görülen obezite, bilim adamları tarafından artık ciddi bir hastalık olarak adlandırılıyor. Stres, dengesiz beslenme, fast-food kültürü, hareketsiz yaşam, uyku bozukluğu gibi sebeplerden ötürü hepimiz kilo alıyoruz. Ayna karşına geçip kendi vücudumuza bakınca da hoşnutsuzluğumuz umutsuzluğa ve hatta depresyona kadar varabiliyor. Kış mevsiminde kapalı alanlarda yaşayarak metabolizmamızı kilo almaya daha müsait hale getiriyoruz. Böylece alınan kalorileri soğuktan korunmak için yağ olarak depolayan metabolizmamız, yağ tabakası ile soğuğa karşı izolasyon sağlamaya çalışıyor. Baharın gelmesiyle birlikte insanlarda “eyvah yaz geliyor” sendromu görünmeye başlıyor.
Tüm dünyada aşırı kilolu insanların sayısı oldukça fazladır. İnsanların tüm gün hareketsiz kalması ve hamburger gibi fastfood yiyeceklerini tüketmesi obeziteye yol açıyor. Toplam ağırlığınızın yüz kilogramı geçmemesi için hızlı zayıflama yöntemlerini uygulayabilirsiniz. Ayrıca bu hızlı zayıflama yöntemleri sayesinde de formda harika bir vücuda sahip olabilirsiniz. Erkekler için de hızlı zayıflama yöntemleri pozitif sonuçlar doğuracaktır. Örneğin iş yaşamında ve sosyal hayatta daha çok aktif olabilecekler. Halk arasında konuşulan zayıflama yöntemlerini kesinlikle uygulamayınız. Çünkü insanlar sağlık konusunda bilgisiz olunca verilen fikirler de sağlık nedenlerine yol açabiliyor. Sizlere açıklayacağımız hızlı zayıflama yöntemleri sayesinde geç yaşlanacak ve kesinlikle sağlık problemleri yaşamayacaksınız.
Yurtdışında ve ülkemizde zayıflama hapları üretilip satılıyor. Bu hapların neredeyse büyük bir bölümü en fazla bir sene içerisinde piyasadan sağlık bakanlığı tarafından toplanıp imha ediliyor. Çünkü bu zayıflama hapları insanların vücudunda çeşitli yan etkileri oluşturuyor. İnsanlar da hızlı ve zahmetsizce zayıflamak uğruna bu zayıflama ilaçlarına ilgi gösteriyor. Fiyatları oldukça pahalı olan bu ürünleri kesinlikle tüketmemenizi tavsiye etmiyoruz. Çünkü sağlık problemleri yaşamasanız bile bu ilaçlar sizin tekrar kilo almanızı sağlayabilir.
Anoreksiya’da kişi olağan kilosunun altında olmasına rağmen hala kendisinin şişman olduğuna dair bir algıya sahiptir.
Bu nedenle sürekli olarak kişi rejim yapmakta, yemek yememekte ve fazla yemek yediğini düşünürse kusmakta ve kendisine sorulduğunda kilolu olduğunu söylemektedir.. Biz bu yemek yeme bozukluğuna daha doğrusu beden algısı çarpıklığına anoreksiya diyoruz.
Fiziksel aktivite, fiziksel ve psiko-sosyal sağlığı olumlu yönde etkilemekte, çocukluktan yaşlılığın en son dönemine kadar yaşamın tüm aşamalarında büyük önem taşımaktadır.
Türkiye’de satılan zayıflama haplarının çok azının sağlık bakanlığından onaylı olduğunu düşünürsek kullanılan ve genellikle doğal diye tabir edilen bu haplar ne kadar sağlıklı olabilir?
Kilo vermek isteyenlere basitçe şunlar tavsiye edilebilir:
Kilo almanın sebepleri ve mekanları belirlendi. Ne yediğimiz değil, nerede ve nasıl yediğimiz de önemli. Newsweek dergisi sağlık editörü, “Bu mekanlarda yemek yemek şişmanlatır” diyerek 7 maddelik bir liste yayınladı. İşte kilo aldıran mekanlar ve nedenleri:
